Global Ekonomiyle ilgili bilmeniz gereken 4 şey

Global Ekonomiyle ilgili bilmeniz gereken 4 şey
Global Ekonomiyle ilgili bilmeniz gereken 4 şey
ABD, Avrupa Bölgesi, Japonya, Çin, Rusya... Ekonomiyi yönlendiren devlerin geleceği ne durumda? İşte, önümüzdeki birkaç yılı değerlendirmeden önce bilmemiz gereken bazı temel gerçekler...

Amerika’da, Avrupa Bölgesi’nde ve Japonya’da daha fazla insan gücüne katılıyor ve işsizlik oranı düşüyor.

Arjantin’de yaşanan birkaç tatsızlık dışında büyük bir çöküşe dair korkularımızı tetikleyecek herhangi bir durum yok gibi görünmekte. Üretim ve tüketim dengesi normal…

Foreign Policy'nin de yer verdiği bu haberler fırtına öncesi sessizliği çağrıştırmıyor mu? Önümüzdeki birkaç yılı değerlendirmeden önce göz önünde bulundurmamız gereken 4 unsur kısaca şöyle:

1. ABD kredi çekmeye hazır.

Merkez Bankası faiz oranlarını yükseltmek için 2015’i bekleyeceğini söylemişti ve sözünü tutacak. Buna bağlı olarak “mortgage” başta olmak üzere çeşitli kredi sistemlerinden faydalanarak tüketen ABD halkı, 2015 öncesinde emlak piyasasını canlandıracak.

2.Avrupa Bölgesi hala dertli.
İşsizlik AB ülkelerinin birçoğunun en büyük sorunlarından biri. Mali ve finansal krizlerden etkilenen ülkelerde işsizlik oranı son aylarda düşüş trendine girdiyse de İtalya’nın durumu değişmedi. Mali istikrar ve bankacılıkla ilgili kanuni düzenlemeler başta İtalya olmak üzere diğer sorunlu ülkeleri kısa vadede kurtarabilecek düzeyde değil. Özetle, Avrupa Bölgesi 2018’den önce tam anlamıyla kendine gelemeyebilir.

3.Japonya’nın sağı solu belli olmaz.
Japonya Bankası her ay kredi hafifletme programının bir parçası olarak 70 milyar dolar satın alıyor. Bu, Merkez Bankası’nın en hareketli döneminde aldığı miktardan biraz daha az. Merkez Bankası alımlarını yavaş yavaş ve bir sürü uyarıdan sonra düşürmeye başladıysa da Japonya bu yolu seçmeyebilir. Ulusal politikasıyla küresel ekonominin gidişatını değiştirme gücüne sahip nadir bölgelerden biri olarak Japonya’yı unutmamak gerekiyor.

4.Çin’in büyüme şansı kendi kadar büyük.


Çin ihracat bağımlılığı, devlet kontrolündeki yatırımları ve kredi piyasası ile son birkaç yılı pek parlak geçirmedi. Dışarıdan gelen talebi yerelleştirmeye çalışan Beijing yönetiminin işi kolay değildi. Gayri safi yurtiçi hasılası 2012 ile 2016 arasında %14 düşmesi beklenen Çin iki yıllık büyümeyi adeta çöpe atmış oldu. Xi Jinping’in gücü merkezileştirmesi ise iyi bir gelişme. Liderleri fazla bölünmeye yol açmadan reformları uygulayabilirse ve özellikle gölge bankacılık sistemi resmileşirse yabancı kapital Çin’e akmaya başlayacak ve bu da yükselen pazarlarda faiz oranlarını yükseltecek. 

Rusya’da, Asya’da ve Orta Doğu’da olanlara rağmen global ekonominin en büyük tekerleri hala dönüyor. Jeopolitik sorunlar yeni pazarlar ve bağlantılar kurmayı etkilese de engellemiyor. Özetle, bir yerlerde savaş devam ederken, bir yerlerde insanlar ev ve araba almak için kredi çekmeye devam ediyorlar.