Parayla saadet olurmuş!

Parayla saadet olurmuş!
Parayla saadet olurmuş!
En azından PEW Araştırma Merkezi'nin 43 ülkeden yaklaşık 50.000 katılımcıyla gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre...

2007 yılında yaşanan ekonomik kriz dünyayı kazananlar ve kaybedenler olarak iki sınıfa ayırmıştı. Gelişmiş ekonomilerin büyüme oranları düşerken yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerin de durumu kötüye gitmeye devam etmişti. Bu gerileme, insanların hayatlarından aldıkları tatmin seviyesini ve geleceğe bakış açılarını da derinden etkiledi.

Her ne kadar atalarımız “parayla saadet olmaz” demiş olsalar da vatandaşların kendi topraklarında mutlu olmalarının en temel koşullarından biri zenginlik. Daha fazla geliri olan, daha iyi eğitim alan, daha fazla eşya satın alabilen insanlar hayatlarından yana daha fazla tatmin yaşıyorlar.

Diğer farklara da göz atalım: Kadınlar erkeklere; evliler bekarlara; genç ve yaşlılar orta yaşlılara göre daha mutlular.

Pew Araştırma Merkezi’nin 43 ülkeden 47.643 katılımcı ile gerçekleştirdiği anket, gelişmiş, yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerin hayat doyum seviyeleri ve mutlulukları arasındaki farklara odaklanıyor. Katılımcıların ne kadar iyi hissettiklerini analiz etmek için “hayat merdiveni” yöntemini kullanan araştırmacılar, katılımcılardan hayatlarını 0 ve 10 arasında derecelendirmelerini istediler. Merdivenin tepesi hayal edilebilecek en güzel hayatı temsil ederken 0 ise “ground zero”, yani sıfır noktası.



Araştırmadan çıkan 5 ilginç sonuca hep birlikte göz atalım:

1. Ortalama olarak, zengin ülkeler daha mutlular, ancak belli bir noktaya kadar. Kişi başına düşen milli gelir yükseldikçe, 0 ile 10 arasında 7’nin üzerinde seçimler yapma oranı da yükseliyor.

2. Ekonomik büyüme iyi hissetmeyi kolaylaştırıyor. Yükselen ekonomiler geçtiğimiz 7 yıl içinde ciddi bir başarı sergiledi. Bugün, 2007’de olduklarından çok daha mutlular. Mutlu ülkeler arasında %13’lük mutluluk artışı yaşadığını belirten Türkiye de var. Rusya, Şili ve Peru gibi Türkiye de sağlıklı bir büyüme yaşıyor gibi görünmekte. Listenin ilk üçünde bulunan Endonezya +35, Çin +26, Pakistan ise +22 daha mutlu.


3. Para yine de her şey değil! Sağlık, kaliteli eğitim gibi parayla doğrudan ilişkisi olmaması gereken unsurlar da insanların mutluluğunu hala etkilemekte. Gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin vatandaşlarının yaklaşık üçte ikisi sağlığa %68, çocuklarının eğitimine ise %65 değer veriyor. Suç oranının düşük olması ve güvende hissetmek %64, kendine ait bir evinin olması %62, tatmin edici bir iş %53 ve emeklilikte mali güvence %53 ile diğer mutluluk kaynakları olarak öne çıkıyorlar.

4. Sosyal ve siyasi karmaşalar bireylerin hayattan aldıkları tadı doğrudan etkiliyor. Mısır bugün hayatından eskisi kadar memnun değilse, bunun öncül sebeplerinden biri ülkeyi kasıp kavuran kaos ve çatışma. Ukrayna da yıllarca düzenli olarak yükselmişken neredeyse 2002’de olduğu yere dönmüş durumda.

5. Asya ve Afrika geleceğe umutla bakıyor. Orta Doğu’nun iyimser olduğunu söylemek pek mümkün değil. Ancak Asyalı katılımcıların yaklaşık %68’i önümüzdeki beş sene içinde hayat merdiveninde daha yukarı tırmanmış olacaklarından emin. Afrika’da bu oran %66. Ancak Orta Doğu’nun sadece yarısı geleceğe aydınlık gözlerle bakıyor. %25 ise gelecek yılların bugünden bile kötü olacağını düşünmekte.