Sahibinden 2 oda 1 salon muhafazakâr daire

Sahibinden 2 oda 1 salon muhafazakâr daire
Sahibinden 2 oda 1 salon muhafazakâr daire
Bir köşede küçük kasaba hayatını, homojen toplulukları ve büyük yerleşim alanlarını tercih eden muhafazakârlar... Diğer köşede büyük şehrin kaosu içinde insan çeşitliliği yüksek küçük yaşam alanlarını seçen liberaller... İdeolojik kutuplaşma, yaşama dair en temel kararları derinden etkilemekte.

Pew Araştırma Merkezi’nin yaptığı yeni bir araştırma Amerikalıların yaşam tarzına dair ilginç bir olguyu ortaya koyuyor. İdeolojik spektrumun iki zıt ucunda duran muhafazakâr ve liberallerin yaşam tarzları da kutuplaşmayı besler nitelikte.

Geleneklerine bağlı ABD vatandaşları küçük kasabalarda ve kırsal alanda bulunan büyük evlerde yaşamak ve kendi dini inançlarını paylaşan komşulara sahip olmak istiyor. Özgürlükçü ve eşitlikçi liberaller ise daha küçük evleri, şehir içindeki merkezi yerleşim birimlerini tercih ederken ırksal ve etnik çeşitliliğin fazla olmasını da memnuniyetle karşılıyor.

Muhafazakârların %41’i ABD’de her yerde yaşayabiliyor olsalar dahi kırsal alanda yaşayacaklarını belirtirken küçük kasabaları seçenlerin oranı %35. Ayrıca, muhafazakârların %75’i tercih ettikleri büyük evlerin komşularına, dükkânlara, restoranlara ve diğer mekânlara uzak olmasını sorun etmiyor. Ne de olsa çoğunun arabası var.

Öte yandan, liberal görüş sergileyenlerin %46’sı şehirde yaşamaktan yana… %77’si ise birbirine yakın bireylerden meydana gelen yoğun toplulukları tercih ediyor. Müzelere, sinemalara yakın olmak isteyenler %73 oranında ve bu oran muhafazakârlar için sadece %23… Aynı politik görüşü paylaşanlardan oluşan çevre yapısının önemli olduğunu düşünen muhafazakârların oranı %50’yi bulurken liberaller bu görüşe %35 oranında katılıyorlar.



Cumhuriyetçilerin %17’si, Demokratların ise %15’i ailelerinden biri, karşı görüşten biriyle evlenirse mutsuz olacaklarını belirtiyorlar. İdeolojik kutuplaşma derinleştiğinde liberal ve muhafazakâr karşıtlığı bağlamında evlilikle ilgili görüşler de değişiyor. Liberallerin %23’ü muhafazakârların %30’u böyle ideolojiler arası evliliklere karşı duruyor.

2013 yılında yayınlanan bir başka çalışma da bu araştırmayı destekler nitelikte. Wendy K. Tam Cho, James G. Gimpel ve Iris S. Hui’nin hazırladığı çalışma, 7 farklı eyalette 2004, 2006 ve 2008 dönemlerinde oy veren milyonlarca ABD’linin yerleşke biçimlerini mercek altına alarak ideolojik görüşlerin adres değişikliği üzerindeki etkilerini inceliyor. Nereye taşınacağına karar veren kişiler öncelikle ailelerini ve işlerini düşünse de Cumhuriyetçiler daha Cumhuriyetçi, Demokratlar da daha Demokrat bölgeleri tercih ediyor. Böylelikle ABD’nin siyasi haritasını çıkarmak kolaylaşıyor.

İdeolojimizin posta kutumuzdan belli olması sadece ABD’ye özgü değil. Southampton Üniversitesi'nden Partick Sturgis, Westminster Üniversitesi'nden Frank Buscha ve meslektaşlarının yürüttüğü çalışma, İngiliz vatandaşlarının taşındıkları bölge ile siyasi görüşleri arasındaki ilişkiyi inceliyor. Sturgis ve meslektaşlarının ilgi çekici argümanlarından biri, İngiltere'nin ağırlıklı olarak Muhafazakâr Parti'ye oy veren bölgelerinde uzun süre yaşayanların Muhafazakâr Parti'yi destekleme oranlarının yükseldiği yönünde. İşçi Partisi mevkilerine taşınanlar ise sol kanata daha fazla yakınlaşma eğilimi göstermiyor. Neden mi? Kentli, hareketli ve sosyal anlamda çeşitliliğe sahip bölgelere taşınanların aidiyet hissetme ihtiyacı kırsal alanda yaşayanlar kadar yoğun değil. Ayrıca İşçi Partisi mevkilerine, yani İngiltere’nin kuzeyine taşınanlar hali hazırda sol görüşlü.

2004 yılında Amerikalı gazeteci Bill Bishop’ın ortaya attığı the big sort (büyük sınıf) kavramı insanların homojen topluluklar oluşturma istekleriyle ilgili. Bölge ya da ülke üzerinden değil, şehir hatta mahalle üzerinden yapılan bu sınıflandırma dünyanın ilerlediği yönü açıklıyor: Yaşam tarzı, inançları ve ideolojik kimlikleri benzeyenler birlikte mesken tutuyor ve bu da derinden kutuplaşmış, fikirleri katılaşmış, birbirine yabancılaşmış topluluklar yaratıyor.

Dünya küreselleşir, toplumsal hayat giderek serbestleşirken insanlar içlerine kapanmanın bir yolunu yine de buluyorlar.