Tebrikler, nur topu gibi bir bakıcınız oldu!

Tebrikler, nur topu gibi bir bakıcınız oldu!
Tebrikler, nur topu gibi bir bakıcınız oldu!
ABD'de yapılan bir araştırma yaşlanan ebeveynlerine bakma konusunda daha fazla sorumluluk alanların kız çocukları olduğunu gösteriyor.

Yaşlandığınız zaman size kızınız mı bakar, oğlunuz mu? Elbette, bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir, ancak “vefalı evlat” denildiğinde akla ilk gelen de genelde kız çocuklar olur. Princeton Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, yaşlanan ebeveynlerine bakma konusunda kız ve erkek çocukların arasındaki farkları inceledi.

Çalışmaya göre kız çocuklar ayda ortalama 12.3 saatlik bakım ve destek sağlarken bu miktar erkeklerde 5.6 saate düşüyor. Sosyoloji alanında çalışan ve araştırmacılar arasında bulunan Angelina Grigoryeva’ya göre “Kızlar, anne ve babalarına bakma konusunda kızlar erkekleri ikiye katlıyor.”

Öte yandan kız kardeşi ya da ablası olan erkek çocukları aileleriyle ilgilenme yüklerinin hafiflediğini düşünebiliyor. 2004 yılından beri veri toplayan Michigan Üniversitesi Sağlık ve Emeklilik Çalışması’nın verilerinden faydalanan ve 50 yaş üstü 26.000 bireyin yanıtlarından yola çıkan çalışmanın sonuçları cinsiyetlere göre davranış ve algı farklılıklarının hayatın birçok alanına işlediğini ortaya koyuyor.

Birçok veri tabanlı araştırma yaşlı aile üyelerinin bakımından sorumlu kişilerin zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarına daha yatkın olduğunu gösterirken bu kişilerin ölüm oranları da daha yüksek. Grigoryeva’ya göre: “Bakıcı pozisyonundaki evlatlar kariyerlerini ve ailelerinin bakımını dengeleyemedikleri için daha az para kazanabiliyorlar. Hem ebeveynlerine hem kendilerine bakmakla yükümlü oldukları halde zamanları yetmeyen bu kişilerin ciddi mali yükümlülükler altına girdiği de bir gerçek.”

Aile büyüklerinin bakımından sorumlu olan evlat genelde kız çocuğu olduğundan kadınların bu sorumluluğun negatif getirileriyle baş etmek zorunda kalma oranları da daha yüksek oluyor. İşlerine ve kendi özel hayatlarına odaklanmak yerine bir zamanlar onları büyüten anne ve babalarına odaklanan, üstelik bunu isteyerek mi yoksa zorunluluktan mı yaptığını da tam olarak bilemeyen kadınların kendi sağlıkları ve ekonomik durumları da giderek bozuluyor.

ABD 1970’lerden beri cinsiyetler arası eşitlik konusunda büyük adımlar atan ve insan haklarına en fazla değer veren ülke olmakla övünen bir yer olsa da orada dahi hala böyle durumlarla karşılaşmak olağan. Türkiye ’de geleneksel roller düşünüldüğünde ailelerine bakanların kadınlar, maddi destekte bulunanların erkekler olması da doğal karşılanıyor.