Tipik bir kaza nedeni: Irkçılık

Tipik bir kaza nedeni: Irkçılık
Tipik bir kaza nedeni: Irkçılık
21. Yüzyılda eşitliğe hala kırmızı yanıyor.

Afrika kökenli Amerika vatandaşlarına yönelik ırkçılık ABD ’de can almaya devam ediyor olabilir mi? Hem de gayet olağan ve gündelik pratikler içerisinde…

Oregon Eyaleti’nin en büyük kenti Portland’da yapılan yeni bir araştırma bu ürkütücü sorunun rahatsız edici cevapları olabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, yaya ırklarına göre şoför davranışlarındaki olası farklılıkları incelemişler. Buna göre, siyahlar, beyaz yayalara göre neredeyse iki katı araba tarafından görmezden geliniyor. Siyahların güvenle karşıya geçme süresi de beyazların güvenli geçme süresinden üçte bir oranında daha kısa. Yani canlarını korumak istiyorlarsa siyahlar, beyazlara oranla üç kat daha hızlı karşıya geçmek zorundalar.

Bu araştırmanın amaçlarından biri, farklı ırk gruplarında yaya ölüm oranlarını irdeleyebilecek bir zemin hazırlamak. Araştırmanın başındaki isim, Portland Devlet Üniversitesi’nde sosyal psikoloji ve ulaşım alanında çalışmalar yürüten Kimberly Kahn “Farklı bireyler ne zaman ortak kullanım alanlarında çatışma hisseder?” sorusuna yanıt aradıklarını söylüyor.

Saha araştırması için 20’li yaşlarda, fiziksel yapıları benzeyen 3’ü siyahi 3’ü beyaz 6 erkek seçilmiş. Erkekler uzun kollu gri bir t-shirt ve haki pantolon giyerek iki şeritli, tek yön bir sokakta ışık kontrolünün olmadığı bir yaya geçidinde 15 kere karşıya geçmeyi denemişler.

Araştırmacıların incelediği 168 denemede siyahlar %32 oranında daha fazla beklemek zorunda kalmış. Ayrıca her denemelerinde beyazlara oranla 2 katı daha fazla araba onlara yol vermeden geçmiş.

Elbette çalışma grubu çok küçük; ancak sonuçlar araştırmacıların beklediğinden daha belirgin. Araştırma ve deney tasarımı konusunda da uzman olan Kahn “Verimiz çok güçlü.” diyor. Üstelik, Afrika-Amerikalı yayaların trafik kazasında ölme oranı beyazlara göre %60 daha yüksek olduğu biliniyor.

Kahn’ın ulaşım alanında ırkçılığı ele alan diğer çalışmaları da Amerikalıların üstü kapalı önyargılarının olduğunu ve bunların sağlık hizmetinin dağıtımını da etkilediğini ortaya koyuyor. İnsanlar acil karar vermek zorunda kaldıklarında bilinçaltlarına işlemiş olan önyargılar ortaya çıkıyor ve durup düşünecek vakitleri bile olmadığından herkesin eşit olduğu gerçeğine odaklanamıyorlar.

Irkçılık virüsünden kurtulmak kolay görünmüyor.