Türküz, aileyiz, TV seyrederiz!

Türküz, aileyiz, TV seyrederiz!
Türküz, aileyiz, TV seyrederiz!
Ipsos Sosyolog'un Nisan 2014'te yaptığı "Channeling TV Habits" araştırması ortaya ilginç sonuçlar koydu. Yeni Akıl yazarlarından MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan da izleme alışkanlıklarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Yeni Akıl: Türkiye’de tüketici davranışı olarak TV ekranını takip etme eğilimini neye bağlıyorsunuz?

Pelin Özkan: IPSOS’un Sosyolog araştırması dünyada 20 ülkede gerçekleştiriliyor. Bu araştırmanın sonuçlarına göre her 4 global vatandaştan birisi TV’yi bilgisayar ve laptop üzerinden seyrediyor. Bunun nedeni günümüzde TV izleyicilerinin, tercih ettikleri programları istedikleri zaman ve istedikleri yerde seyretmek istemesi ve bu olanağa sahip olmaları… Ancak dünya çapında baktığımızda, yüzde 86 gibi bir çoğunluğun programları, hala eskiden olduğu gibi TV’den ve TV’de yayınlandığı zaman seyrettiğini görüyoruz.

Bu araştırmanın sonucuna baktığımızda Türkiye’nin TV yayınını mobil cihaz ya da bilgisayarlardan izlemek yerine yüzde 90 oranla televizyondan izlemeyi tercih ettiğini görüyoruz. Bu oran dünya ortalamasının üzerinde…

Ülkemizdeki medya tüketim alışkanlarına yakından baktığımızda özellikle TV’yi izleme eğilimini etkileyen en önemli faktörün aile olduğunu görüyoruz. Aile yaşantısının güçlü olması, Türkiye’deki 20 milyona yaklaşan hanenin çok büyük bir oranının kalabalık ailelerden oluşması TV’yi izleme alışkanlıklarını yakından etkiliyor.

TUİK’in Mayıs 2014’te yayınladığı ‘İstatistiklerle Aile’ raporuna baktığımızda halkın çok büyük bir bölümünün sosyalleşme ortamının aile olduğunu anlıyoruz. Örneğin bu raporda Türkiye’de hane halkı üyelerinin akşam yemeklerinde sık sık bir araya gelme oranı yüzde 81 civarında. Aile üyelerinin bir arada olduğu zamanlarda en önemli eğlence ve sosyalleşme aracı ise TV. Aile kurumunun güçlü olması Türkiye’de TV’nin her zaman önemli önemli bir mecra olarak kalmasını sağlıyor.

Yeni Akıl: Türkiye’de geleneksel aile kültürünün TV izleme alışkanlığı üzerindeki etkilerini nasıl yorumlayabiliriz? 

Pelin Özkan: TUİK verilerine göre Türk toplumunda itibarlı olmayı sağlayan en önemli neden düzgün aile yaşamı. Yine aynı rapor evli kişilerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğunu söylüyor. Ve bireyleri en çok aileleri ile sağlıklı olmaları mutlu ediyor. Yani, geleneksel aile hala Türkiye’de güçlü ve önemli bir kurum.

Tabii ki maddi nedenler de aile kurumunun güçlü olmasında önemli bir etken. Türkiye nüfusunun yüzde 20’si açlık sınırının altında, yüzde 20’si açlık sınırında yaşıyor. Bu ekonomik gerçekler de aile olarak yaşamayı gerekli kılıyor.

Tüm bu nedenlerden dolayı ilk sorunuzda da belirttiğim gibi ailenin sık sık birlikte olması, prime-time dediğimiz saatlerde hep beraber televizyonun karşısında olması kaçınılmaz. Evde geçirilen vakit, evde sosyalleşme aracı olarak televizyon çok güçlü ve yerini alabilecek başka alternatif de yok.

Yeni Akıl: İnternet yayınını da TV ekranına %44 oranında bağlıyoruz. Bu durumu etkileyen sebepler sizce neler olabilir?

Pelin Özkan: Sosyolog araştırmasında her dört global vatandaştan biri bilgisayar ve laptop üzerinden TV seyrettiğini belirtiyor.

Her altı kişiden biri (yüzde 16) için, genellikle kullanılan yöntem internetten yayını alarak televizyonlarında izlemek olurken, her on kişiden birisi (yüzde 11) mobil cihazlar üzerinden yayını izlediğini veya indirdiğini belirtiyor. Türkiye de ise internet yayınını TV ekranına bağlanarak izleme oranı yüzde 44. Yani dünya ortalamasının bir hayli üzerinde.

Çoklu ekran kullanımı belirli bir eğitim düzeyi gerektiriyor ve daha bireysel gerçekleştirilen bir davranış. Türkiye’de teknolojinin yeterince gelişkin olmaması, internet hızının diğer ülkelere göre düşük olması, internet erişiminin diğer ülkelere göre düşük olması nedenlerden bazıları olabilir.

Bir diğer önemli faktör ise yine aile ve paylaşım kültürü. Biz medyayı topluluk olarak birlikte tüketiyoruz. Bireysel değil aile olarak... Türkiye’de özellikle Anadolu’da aile ziyaretleri, komşu, eş, dost, tanıdıkların bir araya gelmesi, oturmaya gitmek kültürümüzün önemli bir parçası. Bu da TV’yi kalabalıklar halinde tüketmemizi, hatta internetten bir şey izlemeyi de aile bireylerimizle ya da evimizdekilerle paylaşmamızı beraberinde getiriyor olabilir. 

Yeni Akıl: Reklam verenler açısından televizyonun önemini değerlendirirsek…

Pelin Özkan: Ülkemiz çeşitli araştırmalara göre Amerika’dan sonra televizyonun en fazla izlendiği ikinci ülke. Türk insanı günde ortalama 4,5 saat televizyon seyrediyor. Ipsos’un “Türkiye’yi Anlama Kılavuzu” araştırmasında Türkiye’de her gün televizyon izleyenlerin oranı yüzde 84 iken, her gün gazete okurum diyenlerin oranı yüzde 18. Her gün radyo dinlerim diyenlerin oranı ise sadece yüzde 21. Tüm bu nedenlerden dolayı televizyon reklam pastasından en yüksek payı alan mecra.

Türkiye’de 2013 yılında 3 milyar doları geçen toplam reklam yatırımının yüzde 58’i TV mecrasına gitti. Televizyon reklam verenler için şu anda en önemli mecra. Birkaç yıldır reyting ölçümlemesinde yaşanan problemler, RTÜK tarafından sık sık ölçümlemeye yapılan müdahaleler önemli sıkıntılar yaşatsa da reklam verenin televizyona reklam verirken erişim satın alabilmesi avantaj.

Gerek televizyon izlenme oranlarının yüksek olması, gerekse ölçülebilen bir mecra olması televizyonun daha uzun yıllar reklam verenden en büyük payı almasını sağlayacaktır.