46 yıl sonra kavuşulan bir sevgili: Edirne Sinagogu

46 yıl sonra kavuşulan bir sevgili: Edirne Sinagogu
46 yıl sonra kavuşulan bir sevgili: Edirne Sinagogu
Sevgili kardeşim, şimdi sana en değerli varlığımızı emanet ediyoruz, en yakın zamanda geri dönme sözünü vererek. Şehrin girişinde yazdığın gibi "Kadim komşuluk" ilişkilerimizi unutma ve sahip çık bu güzel emanete. Unutma ki bir Müslüman için Selimiye Camii ne kadar önemli ise bizim için de Edirne'nin anlamı budur.
Haber: MOIS GABAY / Arşivi

Bundan tam dokuz yıl önceydi. Genç bir rehber adayı olarak gezdiğim Edirne Sinagogu’nun harabesinde yıkık bir merdivenin altında gizli kalmış dua kitabını hatıra olarak yanıma almıştım. İçimde tarifsiz bir hüzün, hasretle zorlukların ne zaman başladığını bilemediğim, sonraları her gittiğimde kavuşmayı ümit eden sevgili misali bir bağ kurmuştum Edirne halkı ve kaderine terk edilmiş Sinagogu ile…

Aradan geçen zamanda Edirne’ye olan duygularım hiç azalmadı. Önce bu topraklarda harmanlanmış 400 yıllık maftirim ilahileri ile tanıştım. Edirne’nin bir zamanlar cemaati olan sokaklarını arşınladım, Edirneli Doktor Tekin Sayınbaş ile tek tek her ahşap evin, okulun, derneğin ve bir zamanlar komşuluk yapmış o dostların izini sürerek. İstanbul ’da hayatına devam eden Edirnelileri ziyaret ettim. Bazen bir gözyaşı çoğu zamansa mutluluk ve hüzün karışımı anılarını dinledim. Bir gün geri dönersek neler yapılmalı, bu serhat şehrimizin Yahudi Kültürü Mirası nasıl canlı tutulmalı diye yazdım, anlattım hem canım ülkemde hem de ziyarete gittiğim her cemaatte.2012 yılıydı, uzaklardan bir mektup aldık sevgiliden. Yakında aileni de al gel, sizi bekliyoruz ailecek Edirne’de, Kaleiçi’nde o hep buluştuğumuz yerde yazıyordu sevgili. Kimi zaman umutlarımız tükendi. Nefes alamaz hale geldik kendi ülkemizde. Biz kapıları açacağımız günü ümit ederken, aidiyetimizi sorgular olduk nefret söylemleriyle. Yılmadan, sabırla bekledik o günü, hasretle zorlukların sona ereceği büyük buluşmayı.

Kendimi bildim bileli, diğer dindaşlarım gibi simsiyah kapalı büyük demir kapıların ardında adeta gizlenerek dua etmek zorunda kalmış bir Türk Yahudi’siyim. Birlikte yaşamanın emsali Ayasofya’yı, göğe yükselen altı minaresi ile insanlığı imana davet eden Sultanahmet Camii’ni turistlere gezdirirken içim buruk, bir gün benim de Avrupa’daki dindaşlarım gibi göğsümü gere gere gösterecek bir Sinagogum olsun diye dua ettim geçen senelerde. Karamsarlığa kapıldığım anlarda Osmanlı’nın mirası bu kültür, yüce Atatürk ’ün kurduğu cumhuriyet ile taçlanan bu güzel ülkem tıpkı atalarım gibi bize de bir gün sahip çıkar dedim her seferinde.

26 Mart sabahı işte bu coşku ve sevgi ile uzun zamandır kavuşmayı beklediği sevgiliyi almaya giden damatlar gibi giyinip yola çıktık Edirne’mize.

Edirne Sinagogu’na vardığım an, Davut’un yıldızını görüp, ilahilerimizin kulaklarda çınladığı vakit gözlerimden döküldü sevinç gözyaşları. Kutsal Tevrat ruloları Sinagogumuza getirilirken “Allah’ım sana şükürler olsun, gün ışığında özgürce dua edip, yüce yaratana yakaracağımız günleri de bize gösterdin” dedim içimden. Kutsal Tevratımız’ın kumaş kılıfının üstüne de “2003 yılında sadece Yahudi olduğu için öldürülen diş hekimi Yasef Yahya’nın” adını yazıp, bu sayede ölümsüzleştirmiştik o masum canı bu güzel sinagogumuzda.

Hani o en mutlu zamanlarımızda çektiğimiz halay var ya, işte bizde de ona “Hora” derler tıpkı Trakyalılar gibi. Çevremde kimi bulduysam girdik kol kola, mutluluğu ve Edirne’ye geri dönüşü Hora yaparak kutladık. Varsın artık Edirne’de cemaatimiz kalmamış, mezarlığımızın ise onda bir kısmı kurtarılmış olsun. Kapılarımız herkese açık, tüm sevgimizle Edirne’deyiz. Akşam bir dahaki buluşma için şimdiden randevulaşsak da çok zor olduk bırakmak sevgiliyi, defalarca fotoğraf çektirdik. Her taşına, kutsal Tevrat’ına dokunup sevdiklerimiz için dua ettik ayrılırken.

Sevgili kardeşim, şimdi sana en değerli varlığımızı emanet ediyoruz, en yakın zamanda geri dönme sözünü vererek. Şehrin girişinde yazdığın gibi “Kadim komşuluk” ilişkilerimizi unutma ve sahip çık bu güzel emanete. Unutma ki bir Müslüman için Selimiye Camii ne kadar önemli ise bizim için de Edirne’nin anlamı budur. Bugün bir milat olsun, tüm sevgiye gönül verenlere. Hadi ver elini kardeşim, birlikte yürüyelim açtığınız yolda, Yunus Emre’nin dediği gibi : “Bırakalım artık ikiliği, gelin birliğe ulaşalım.”

* Şalom gazetesi yazarı...