Dünya yaşlanıyor, Türkiye de hızla yaşlanıyor!

Dünya yaşlanıyor, Türkiye de hızla yaşlanıyor!
Dünya yaşlanıyor, Türkiye de hızla yaşlanıyor!
18-24 Mart Yaşlılar Haftası. Peki Türkiye'de yaşlılara insan onuruna yakışan şekilde davranılıyor mu? Yaşlıların sorunlarının ne kadar farkındayız?
Haber: GAYE ÖZ ESMERAY (*) / Arşivi

Yaş alanların sayısı artıyor. Uzun yaşam, toplumsal, sosyolojik, psikolojik, sağlık, bakım ve finans sorunlarını da beraberinde getiriyor. Konuşmamız gereken yeni bir olgu, yeni bir sorun, yeni bir alan ortaya çıkıyor. Yaş alanlara saygı haftasında yaş alanların insan onuruna yakışan şekilde yaşamaları için toplumda farkındalık yaratmalıyız. YAŞLILARA SAYGI HAFTASI (18 – 24 Mart) bu hatırlatma için hepimize fırsat yaratıyor.

Yapılan çalışmalara göre insan ömrü uzadı ama ne yazık ki kaliteli şekilde uzamadı. Yaş alan bireylerin biyolojik, psikolojik ve kültürel boyutlarının ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. Yaş alırken, birden fazla kronik hastalığa da sahip olursunuz. Bu üç boyutu da kapsayan yeni uzmanlık alanları işin içine girer. Biyolojik olarak sahip olunan hastalıklar karar verme, hareket etme yetilerini yavaş yavaş insanın elinden alır. Bu sebeple günlük yaşam aktivitelerinde bir başkasının yardımına bağımlılık zorunlu hale gelir. Yardım almaksızın yaşamı devam ettirmek zorlaşır hatta mümkün olmayabilir...

Bakım sorunları

İşte bu durumda bu bireye kimin bakım hizmeti sunacağı önem kazanıyor. Evde mi bakılsın, yoksa kurumda mı takip edilsin? Hayati ayrım burada ortaya çıkıyor. Sanki kurumda bakım hizmeti evde bakım hizmetinin karşıtıymış gibi algılanıyor. Yardım alacak birey hala evde yaşamını hafif destek ile sağlayabiliyorsa ve aklı başında ise, çevresinde birinci derece yakınları var ise, evde takip edilmesi çok daha konforlu olur. Ama günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı bir ve birden fazla kronik hastalığa sahip ise kurumda profesyonel bir ekip ve multidisipliner bir yaklaşımla takip edilmesi insan onuruna yakışandır.

Uzman bakımı

Önlenebilir ölüm sebeplerinden dolayı, dünyada birçok insan hayatını kaybediliyor. İşte bu sebeple alanlarında uzmanlaşmış kişilere özellikle çok ihtiyaç duyuluyor. Bu gruptaki bireyler, kararlarını kendileri veremedikleri gibi hasta olduklarında size bunu anlatamıyorlar. Sizin onların davranışlarından günlük yaşam alışkanlıklarındaki değişimlerden ve günlük takiplerinden anlamanız gerekiyor. Bunu anlayabilmek için belli bir bilgi birikimine sahip olmanız lazım. Bakım denildiğinde sadece fiziksel bakım akla geliyor.

Kronik bir hastalığa sahip bireyin bakımı, sadece fiziksel bakım ile sınırlı kalamıyor. Psikolojik ve sosyal bakıma da gerekli oluyor. İşte bu çok yönlü bakım da sadece bir iki kişi ile yapılabilecek bir süreç değil. Hastanın ihtiyaçları karşılanamadığı gibi bakım veren de tükeniyor, hasta bir iken iki ve hatta üçe katlanıyor. Takip edilmesi gereken hastaya bakım verenler de, yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle hastalanıyorlar. Burada aynı zamanda anne ve babaya yeterli olamamanın getirdiği psikolojik yük, ses yükselmelerine hatta şiddete kadar uzanabiliyor. Ortama yeni bir acı, pişmanlık ve suçluluk duygusu damgasını vuruyor.
İnsanlar, çevrenin oluşturduğu sosyal baskıdan olumsuz etkileniyor. Bir annenin üç çocuğa baktığı, ama üç çocuğun bir anneye bakamadığı dillendiriliverir. Oysa ki annenin bebeğine verdiği bakım ile, anne babanın ihtiyacı olan bakım, birbirinden çok farklıdır. Birinde yukarı çıkan bir tablo varken diğerinde aşağıya sürekli inen bir tablo söz konusudur. İşte bu durumda uzmanlık ön plana çıkar. Ekip işi ortaya çıkar. Geriatrik bireyi tanıyan meslek gruplarına ihtiyaç duyuluyor. Ülkemizde geriatrik nüfusun artması ile bu alanda uzmanlaşmış çeşitli meslek gruplarınca ihtiyaç karşılanamıyor. Üniversitelerin ilgili alanlarda açılacak geriatri(yaşlı bilimi) bölümlerinin yaşlanan nüfusa göre çoğalması gerekiyor.

Huzurevi/bakımevi farkı

Huzurevi ve bakımevi kavramları da birbirine karışıyor. Huzurevi, sağlıklı insanların sosyalleşmek adına bir araya gelmelerinden oluşan kurumlara verilen genel ad. Bakımevi ise, günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı(yani yeme içme, boşaltım, hareket etme) profesyonel bakım ve gözetim ihtiyacı duyan insanların kaliteli bakım hizmeti aldıkları kurumlar. Bu iki kavramın birbirine karıştırılmasından ve insanların hala bu alana ön yargı ile yaklaşmasından dolayı, yardım almaya gelenlere, önce kendimizi aklamakla söze başlıyoruz. Daha sonra, bu kurumlarda neler yapıldığı ile ilgili bilgiler veriyoruz. Bu kurumlarda sanki korkulan, önemsenmeyen, kimsesi olmayan insanların kaldığı sanılıyor. Oysa bu düşüncenin tam aksi geçerli. Bu kurumlar, daha özenli ve profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duyan, biricik değerli yakınlarınızın tercihen değil mecburen kaldıkları yerler. 10 yıldır bu alanda çalışıyorum, sahada görev yapıyorum ve şu anda bakım kalitelerinde doktora programımı tamamlıyorum.

Bakımevinde, huzurevindeki gibi bir tercih söz konusu değildir. Bir mecburiyet vardır. Bizimle beraber kalan bireyler ya hastaneden tedavisi bittiği için apar topar taburcu edilen, yada ehliyetsiz bakıcıların yol açtığı buhranı nedeniyle çaresiz kalanlardır. Onları getiren yakınları, ağır psikolojik yük ile suçluluk duygusu içindedirler. Bakımevine gelmenin hastaneye gitmekten bir farkı yoktur aslında. Bu insanların, yakınlarına sunulan donanımlı bakım hizmeti ile kendilerini daha iyi hissetmeleri ve hasta bireyin yaşam kalitesinin yükselmiş olması önem taşımaktadır.

Bakımın finansmanı

Ancak, bakım işi oldukça maliyetlidir. Geriatrik bireyin yakını olmak bu anlamda da zordur. Bakım hizmeti ihtiyacı duyan ama ekonomik durumu iyi olmayan bireylerin durumu gerçekten çok zor. Gerçekten bakım ihtiyacı olan ve heyet raporu ile hastalığını belgeleyen hastaların en azından bakım bedelinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması; hastaların daha kaliteli bakım hizmeti almasına olanak sağlayacak, hasta yakınlarına rahat bir nefes almaları için yardımcı olacaktır.

Her insan için değişik mana ve önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan değerli varlıklarımızdır. Yaşlılık dönemi itibar gerektirmektedir. Bu aynı zamanda bir minnet borcudur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kılınmaları gerekir.

Bir ömrün büyük kısmını topluma ve ülkeye hizmetle geçirmiş insanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım talep etme hakları vardır.

Özel Huzurevleri Başkan Yardımcısı, uzman hemşire

 

 

 


 


    ETİKETLER:

    YAŞ

    ,

    Bugün

    ,

    Yaşam

    ,

    Fırsat

    ,

    başkan

    ,

    sosyal

    ,

    Yargı

    ,

    derece