İzlanda mağlubiyetinin nedeni ekonomik

İzlanda mağlubiyetinin nedeni ekonomik
İzlanda mağlubiyetinin nedeni ekonomik
Başarıyı bireysel dehalara değil, sistemsel mekanizmalara bağlamak gerekiyor. İzlanda'da 14 kişiden biri, Türkiye'de ise 333 kişiden biri lisanslı futbolcu. UEFA lisanslı teknik direktör sayısında da İzlanda bize 6 kat fark atıyor! Yine aynı şekilde lisanslı oyuncuların oynayacağı takım sayısından, futbol sahası sayısına kadar her alanda İzlanda bize fark atıyor.
Haber: YARD.DOÇ. ÇAĞDAŞ ŞİRİN - cagdas@gmail.com / Arşivi

İzlanda maçı sonrasında iki takım futbolcularının transfer ücretlerine bakanlar acayip bir sonuçla karşılaştı. İlk 11'imizin transfer değeri İzlanda oyuncularının 6 katı! Nasıl oluyor da bu kadar zayıf bir ekip bizi 3-0 yendi? Verilerle güreşmeden, hayat anlaşılmaz. Bir bakalım:

Milli takıma giren oyuncuların transfer değerine bakmak yetmez. Melese orada değil. Çünkü yeşil sahada oynayan oyuncunun kaç para ettiğine değil, seyircinin kaç parası olduğuna, yani refah seviyesine bakmak gerek. Radikal için geliştirdiğim aşağıdaki grafiğe bakalım:

Bir tarafta ülkelerin FİFA puanı , diğer tarafta kişi başına düşen milli gelir. Mesela son dünya şampiyonu Almanya'nın puanı 1736, Türkiye 'nin puanı 711, İzlanda'nın ise 573... FİFA puanı ile gelir ilişkisi meselenin nerde olduğunu kanıtlıyor.

Ülkelerin kişi başına milli geliri arttıkça FİFA puanları da anlamlı bir şekilde artıyor. İlişki o kadar sıkı fıkı ki bana Milli Gelirini söyle, sana kaç gol atacağını söyleyeyim... Şaka bir yana, aradaki ilişki %42. Sahadaki maçı oyuncular değil onları besleyen ekonomik sistem belirliyor. Ekonomisi iyi olan golü atıyor...



ASLINDA LİDERE YENİLDİK!

Sporda başarı ekonomik teşvike ve altyapı yatırımlarına bağlı. Bu nedenle dünya sporunda başarı sıralamaları, ülke nüfuslarıyla doğru orantılı değil. Spora yatırım yapan ülkeler, nüfuslarından bağımsız olarak başarıyı yakalıyor. Bu anlamda Türkiye ile İzlanda’yı karşılaştırdığımız zaman çok ilginç bir sonuç çıkıyor ortaya.

Aşağıdaki tabloda milli takım değerlerini ülke nüfusuna oranladım. İzlanda kişi başına 94 dolarla dünyanın en fazla katma değerine sahip milli takımını kurmuş. Bizim takım ise kişi başına 2,4 dolarlık bir değere sahip.

İşte bu katma değer farkından dolayı profesyonel ligi olmayan İzlanda’dan onlarca futbolcu Avrupa sahalarında top koştururken, biz giden tek bir oyuncuyu bayraklaştırıyoruz. İşte bu yüzden İstanbul'un Güngören ilçesi kadar nüfusu olan İzlanda FİFA sıralamasında bizimle neredeyse aynı yerlerde!



OYNAMAYI DEĞİL, SEYRETMEYİ SEVİYORUZ!

Başarıyı bireysel dehalara değil, sistemsel mekanizmalara bağlamak gerekiyor. İzlanda’da 14 kişiden biri, Türkiye’de ise 333 kişiden biri lisanslı futbolcu. UEFA lisanslı teknik direktör sayısında da İzlanda bize 6 kat fark atıyor! Yine aynı şekilde lisanslı oyuncuların oynayacağı takım sayısından, futbol sahası sayısına kadar her alanda İzlanda bize fark atıyor. Bizim İzlanda’ya fark attığımız yer televizyonda maç izleme alışkanlığıdır. Millet olarak oynamayı değil seyretmeyi seviyoruz!

EKONOMİST PENCERESİNDEN CANLI ANLATIM

Bir ekonomist olarak bana bu maçı anlat deselerdi, şöyle bir şey dinlerdiniz:

Yıl 1923: Karşılaşma Milli oyuncularımızın vuruşuyla başladı... Haydi Milli Takım... Haydi çocuklar...

Yıl 1969 Gol: 1-0 İzlanda kişi başına düşen milli gelir Türkiye'nin 4 Katı

Yıl 2013: Gol: 1-0 İzlanda'da kişi başına düşen milli gelir Türkiye'nin hala 4 Katı

Yıl 2014: Gol: 2-0 İzlanda'da teknik direktör oranı Türkiye'nin 6 katı.

Yıl 2014: Gol: 3-0 İzlanda'da lisanslı futbolcu oranı Türkiye'nin 25 katı.

Uzun lafın kısası, gerçekten ucuz kurtulmuşuz. 3 – 0 yenilmek, daha başlangıç...