"Kara döviz" 31 milyar dolarcık mı?

"Kara döviz" 31 milyar dolarcık mı?
"Kara döviz" 31 milyar dolarcık mı?
"Kaynağı belirsiz döviz" AKP döneminde 31 milyar doları geçti. Cari dengede "net hata noksan" olarak yer alan bu miktarı CHP'li Öztrak da "kara döviz" olarak niteledi. Ne var ki, bu, yanıltıcı ve gerçeği saklar.
Haber: MUSTAFA SÖNMEZ / Arşivi

“ Cari açık AKP iktidarında rekorlar kırarken; cari açığın finansmanında net hata noksan kalemi hiçbir dönemde olmadığı kadar artmıştır. AKP iktidarında kaynağı belirsiz para girişi 31,1 milyar dolara ulaşmıştır. Sadece 2015’in Şubat ayında ülkemize kaynağı belirsiz 4,3 milyar dolar girmiştir. Bu, son 17 yılın rekorudur. CHP iktidarında ekonomi yönetiminin yapacağı ilk iş bu hareketleri izlemekle görevli olan Hazine Müsteşarlığı’ndan, TCMB’den ve MASAK’tan bu paranın kaynağını sormak olacaktır. Bürokratların bu sorulara hazır olmalarını bekliyoruz.”

CHP Genel Başkan yardımcılarından, Hazine Müsteşarlığı geçmişi de olan Faik Öztrak, AKP icraatlarını eleştirirken “kaynağı belirsiz para girişi”ne de parmak bastı ve bunun AKP devrinde 31 milyar doları aştığına işaret edince manşetlere de oturdu.

İŞ YAPIYOR…

Türkiye ’nin müzmin döviz açığını karşılayan dış yatırım, kredi olarak giriş yapan kaynakların dışında kalan bu “açıklanamayan” para girişi için uzun süredir, “kara para”, “AKP’yi destekleyen Körfez parası” vb. komplo yüklü ifadeler kullanmak pek revaçta. CHP’li Öztrak da bu kervana katılmış. Ama yanıltıcı ve daha vahimi, gerçek kara para girişlerini görmekten alıkoyan bir niteleme.


Ödemeler dengesinde yer alan ve “net hata noksan” olarak nitelenen döviz girişi AKP döneminde yani 2003-2015 şubat sonu dönemde 31 milyar doları geçti; buraya kadar doğru. Ama fotoğrafın tümüne bakmak gerek. Bu sürede Türkiye 450 milyar dolar cari açık verdi. Bu döviz açığını, ülkeye doğrudan yapılan yabancı yatırımlar, borsaya hisse senedi devlet kağıdına yatırım için gelen sıcak para ve bankalara yatırılan yabancı mevduat ile yabancı bankalardan alınan kredilerle karşıladı. Bu da AKP döneminde 493 milyar dolar dış sermaye girişi demek. Yani, bu sermaye girişi sayesinde 450 milyar dolarlık açık karşılanabildi. Ayrıca döviz rezervleri de 74 milyar dolar arttı. 450 ile 74’ü toplarsanız 524 milyar dolar eder. Gelen ve bilinen dış para 493 milyar dolar. Arada 31 milyar dolar açıklanamayan, adı konamayan dış para girişi var; yani “net hata noksan”…

BÜYÜK MÜ?

Peki anlamlı bir büyüklük müdür bu? Türkiye’nin yılda ortalama açıklanabilen ihracat gelirleri, taşıma, inşaat, turizm vb. den sağlanan hizmet döviz gelirleri ile öteki döviz gelirleri alt alta yazıldığında yılda 159 milyar dolar ediyor. Açıklanamayan yıllık döviz girişi ise yılda 2,3 milyar dolar; Sonuç ? Açıklanabilenin yüzde 1,3’ü bir meblağ “net hata noksan” .
Peki bu bize mi mahsus ? Hayır. Gelişmişinden daha az gelişmişine her ülkenin “kara döviz(!)’i, net hata noksanı var. Öyle ki 2013’ü örnek alırsanız, Almanya’nın ki, döviz gelirlerinin yüzde 3,3’ü büyüklüğünde, İtalya’nınki, İspanya’nınki Türkiye’den yüksek. Hele İsviçre’ninki yüzde 5’in üstünde. ABD’ninki yüzde 1’e yakın.

Merkez Bankası, net hata noksanın, dışarıda tutulan ve getirilme zorunluluğu olmayan ihracat gelirlerinden , geç intikallerden, istatistiki hatalardan ve muhasebe kayıtlarına geç girişlerden kaynaklandığını belirtiyor ve bu gerçekten her ülkenin ödemeler dengesinde görülebiliyor. Ülkede, konjonktür o dövizleri getirmeyi firma açısından yararlı seyrediyorsa, dövizler sokuluyor, dışarıda olmak işine geliyorsa firma onu dışarıda tutuyor. Dolayısıyla net hata noksan bazı aylar fazla bazı aylar eksi çıkıyor.

KAMUFLAJ TEHLİKESİ

Yılda 2 milyar dolar dolayında adı o an için konamayan döviz girişine “kara para” nitelemesi belki propaganda olarak iş yapar ama gerçeği açıklar mı? Açıklamadığı gibi, gerçek kara parayı kamufle etme tehlikesi taşıyor. Türkiye’ye kara döviz girişi elbette vardır. Uyuşturucu başta olmak üzere suç ekonomisinden vardır; El Kaide türü örgütlerin para girişleri vardır; Irak,Suriye savaşından kaçan ve “kirli”denebilecek dövizler vardır. Ama bunları “net hata noksan”da aramak yersizdir, hem de gerçeği olduğundan çok küçültmektir.

Kara para, bal gibi, kılıfına uydurup doğrudan yatırımcı, borsa yatırımcısı, mevduat olarak giriyor ve öyle meblağlarla giriyor ki, gerçeği dudak uçuklatır belki. Sadece Zarrab’ın altın tezgahını hatırlayın. Altının ithali, ihracı, transferi…Herşey kitabına uygun görünüyordu ama bakın altından ne çapanoğulları çıktı ve ne yazık ki CHP bile olayın gerçeğini, İran cephesini yeterince araştırıp aydınlatamadı kamuoyunu…Döviz gelirinin yüzde 1’i tutarındaki net hata noksana kara döviz demek daha kolay ve zahmetsiz çünkü…