Konut üretimi neyin alarmını veriyor?

Konut üretimi neyin alarmını veriyor?
Konut üretimi neyin alarmını veriyor?
2015 yılı ilk üç ayında ikamet amaçlı konut üretiminde yaşanan dramatik düşüşün dikkatle okunması; büyümesini inşaat üzerine bina etmiş bir ekonomi için sanıldığından çok daha önemlidir.
Haber: Dr. MİTHAT BÜLENT ÖZMEN - mithatbulentozmen@gmail.com / Arşivi

İnşaat sektörü bir açıdan denize benzer. Geç ısınır, geç soğur. Gerçekten de sektör, ekonomik dalgalanmaların olduğu dönemlerde söz konusu iniş çıkışlara paralel hareket etmekle birlikte; dalga boyu her zaman daha yumuşak olur.

Dolayısıyla, her ne kadar bir ya da bir kaç veriyle ekonominin geneli üzerine çıkarsama  yapmak hem mümkün hem de doğru olmamakla birlikte, örneğin inşaat sektöründe üretimin kabaca % 80-85’ini oluşturan ikamet amaçlı konut üretimini esas alarak, ekonominin gidişatı hakkında en azından bir öngörüde bulunmak mümkün görünmektedir.

Konut üretimi ile ilgili en önemli göstergelerden bir tanesi inşaat yapmak için alınan yapı ruhsatlarıdır. Yapı ruhsatı sayısındaki daralma ya da büyüme, hem sektörün iştahını hem de 12-24 aylık bir süreçte hayata geçirilecek iş hacmini göstermesi açısından çok önemlidir.

Bu çerçevede değerlendirildiğinde, aşağıdaki tablo bize konut üretiminde, dolayıyla inşaat sektöründe ve nihayet ekonominin ekseriyetinde alarm zillerinin çaldığını söylemektedir. Keza, konut üretimindeki daralma inşaat sektörü ve bu sektörü besleyen yüzlerce alt sektörde daralma anlamına gelmektedir. Bunun da çok basit bir sonucu vardır: Üretim düşünce işsizlikte artacak, işsizlik artınca  daha az tüketilecek ve kaçınılmaz olarak ekonomi küçülecektir.  

Gerçekten de 2015 ilk üç aylık döneminde alınan yapı ruhsatı sayısında, bir önceki yılın aynı dönemine göre hem bina sayısı, hem yüzölçümü hem de daire sayısı bazında yüzde kırkın da üzerinde bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Tek başına bu gösterge bile konut üretiminde ve dolayısıyla diğer tüm alt sektörlerde çok ciddi bir daralmanın habercisi olarak dikkate alınmalıdır.

Öte taraftan, tablonun son sütunundan da görüleceği üzere, ilk çeyrekte alınan yapı ruhsatı sayısı bir önceki döneme göre düşük olan yıllarda, yıl sonu toplamında da -ekonomik kriz sonrası ertelenen talebin patladığı 2010 yılı dışında- aynı yönlü sonuçların alındığı, yani daralmanın sonraki çeyreklerde de devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu da 2015 yıl sonu rakamlarının kuvvetle muhtemel 2014 yıl sonuna göre ciddi bir daralma yaşayabileceği anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla 2015 yılı ilk üç ayında ikamet amaçlı konut üretiminde yaşanan dramatik düşüşün dikkatle okunması; büyümesini inşaat üzerine bina etmiş bir ekonomi için sanıldığından çok daha önemlidir.

 

Mithat Bülent Özmen

mithatbulentozmen@gmail.com