Nükleer silahsızlanmada aynı nakarat

NPT, özellikle Soğuk Savaş döneminde en azından nükleer silahların sayısının sınırlanması konusunda bir çerçeve sunmuş olsa da nükleersiz bir dünyaya giden yolu sağlamaktan çok uzakta
Haber: ARİFE KÖSE* / - arife@icanw.org / Arşivi

Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) 2015’te yapılacak gözden geçirme konferansının hazırlık toplantısı 30 Nisan-11 Mayıs tarihleri arasında Viyana’da BM merkezinde yapıldı. Toplantıya NPT’ye taraf olan 189 devletten 110’u ve 150 sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

Nükleer silahların olmadığı bir dünya hedefiyle 1970’de yürürlüğe giren anlaşmanın üzerinden geçen 40 yılın ardından geldiğimiz noktaya baktığımızda, bu hedefe çok yaklaştığımız söylenemez. Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten önce nükleer silah sahibi olan 5 devleti (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) nükleer silah sahibi devletler olarak tanıyıp bunların dışında kalan devletlerin nükleer silah sahibi olmasını yasakladı. NPT’nin dışında olup nükleer silah sahibi olan devletler ise Pakistan, Hindistan ve İsrail. Ayrıca Kuzey Kore de 1993’te NPT’den çekildiğini açıkladı.

Dolayısıyla nükleersiz bir dünya hedefiyle yola çıkan NPT zamanla her beş yılda bir düzenlenen gözden geçirme konferanslarında bu beş devletin ama özellikle ABD ve Rusya’nın nükleer silahlarını azaltma sözünü verdiği, ama bunu hiçbir somut takvime bağlamadığı, üstelik Kuzey Kore gibi ülkelerin çekilmesi karşısında hiçbir etkisi olmayan bir süreç haline geldi. Ayrıca bu devletler nükleer silahları azaltmak üzere ikili ya da çok taraflı anlaşmalar imzalasalar da (ABD ve Rusya arasındaki START anlaşmaları gibi) ellerinde kalan nükleer silahları modernize etmeye devam ediyorlar. 2010’da yapılan gözden geçirme konferansında ülkeler NPT’nin nükleer silahsızlanma konusunda güvenilirliğini iyice yitirdiğini fark edip bir eylem planı benimsemiş olsalar da henüz dikkate değer bir yol katedildiğini söylemek mümkün değil.

Nükleersiz Ortadoğu Konferansı
Geçtiğimiz haftalarda Viyana’da yapılan hazırlık toplantısında genel olarak aynı nakarat tekrarlanmakla birlikte öne çıkan birkaç konuya değinmekte fayda var. Çünkü bu konular, her şeye rağmen, nükleer silahsızlanma konusundaki tartışmaların çerçevesini belirleyebilir.

Bunlardan birincisi, bu yılın sonunda Finlandiya’nın Helsinki şehrinde yapılması planlanan Nükleer Silahlardan ve Kitle İmha Silahlarından Arındırılmış Ortadoğu Konferansı. Bu öneri ilk olarak Mısır ve İran tarafından 1974’te yapılmış olsa da, konferansın gerçekleştirilmesine NPT 2010 Gözden Geçirme Konferansı’nda karar verildi. Konferansın örgütlenmesi için Finlandiya’dan Jaakko Laajava görevlendirildi. Laajava, Viyana’da yapılan hazırlık toplantısına katılarak, konferans süreciyle ilgili olarak bir süreden beridir devam ettirdiği görüşmeler hakkında bir rapor verdi. Konferansın Aralık ayında yapılması öngörülüyor olmasına rağmen henüz tam tarihi, gündemi ve özellikle İran ve İsrail’in katılıp katılmayacakları belli değil (ancak her iki devlet de şimdiye kadar katılmayacaklarına dair herhangi bir beyanda bulunmadılar ve her ikisi de Laajava ile görüştüler).

Mısır Büyükelçisi Ahmed Fathalla toplantıda yaptığı konuşmada, “2012 Konferansı, nükleer konusunda Arap devletleri için bir dönüm noktasını temsil ediyor ve bu konferansın başarısızlığı bu bölgedeki devletlerin nükleer alanındaki politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olabilir” dedi. Fathalla’nın bu sözleri bazıları tarafından üstü örtülü bir tehdit olarak algılandı.

Şimdiye kadar bölge ülkelerinin, yani aslında İran ve İsrail’in konferansa katılımının sağlanması önündeki en büyük engel, ülkelerin politik kavrayışlarındaki ve güvenlik algılarındaki farklılık gibi görünüyor. Elinde 80-100 arası nükleer silah bulundurduğu bilinen İsrail şimdiye kadar katılmayacağını beyan etmese de konferansı kendi ‘nükleer belirsizliğine’ yönelik bir tehdit olarak görüyor.

Sonuç olarak Mısır başta olmak üzere bütün devletler tarafından yapılan konuşmalarda Nükleersiz Ortadoğu sürecine yapılan vurgu, bundan sonra sadece Ortadoğu’da değil, tüm dünyada nükleer silahsızlanma tartışmalarında ve bu sürecin güvenilirliğinde belirleyici bir yere oturacak gibi görünüyor.

Norveç’ten konferans çağrısı
Hazırlık toplantısında öne çıkan bir başka konu, nükleer silahların insani boyutu oldu. İsviçre’nin başını çektiği 16 devlet (Avusturya, Şili, Kosta Rika, Danimarka, Vatikan, Mısır, Endonezya, İrlanda, Malezya, Meksika, Yeni Zellanda, Nijerya, Norveç, Filipinler, Güney Afrika, İsviçre), nükleer silahsızlanmanın insani boyutu başlıklı bir deklerasyon yayınlayarak nükleer silahların insanlığa ve çevreye verdiği zarara dikkat çektiler ve NPT’nin bu konuya daha fazla özen göstermesi gerektiğini ve nükleer silahların bu boyutunu ele alan uluslararası bir hukuksal düzenleme yapılması gerektiğini belirttiler. Ayrıca Norveç, 2013’te nükleer silahların insani boyutu konusunda tüm devletlerin katılımına açık olan bir konferans düzenleyeceğini ve bütün devletleri bu konferansa davet edeceğini açıkladı. Çok küçük bir adım olsa da bu çağrının anlamı nükleer silahların bugüne kadar olduğu gibi sadece güvenlik bağlamında değil, yarattığı insani ve çevresel etkiler açısından değerlendirilebilecek bir platform sunuyor olması.

Nükleer silahların modernizasyonu
Hazırlık toplantısındaki temel vurgu noktalarından biri de, nükleer silahların modernizasyonu ve nükleer silah sahibi devletler arasında ve NATO gibi ittifaklarda benimsenen nükleer silahlara bağlı kalma doktrinleri ve anlaşmalarıydı. Tabii ki devletlerin ellerindeki nükleer silah sayısını azaltmaları iyi bir şey, ancak nükleer silahlar, güvenlik doktrinlerinde nükleer caydırıcılık anlayışı çerçevesinde ele alındıkları ve bu ülkeler nükleer silah sahibi olmaya devam ettikleri sürece sadece bu silahların sayısını azaltmak, bizi hiçbir zaman nükleersiz bir dünyaya götürmeyecek. Rusya, Washington ve NATO balistik füze savunma planlarına devam ettiği taktirde yeni START sürecinin riske gireceğinin işaretlerini verdi bile.

Başka bir nükleer silahsızlanma mümkün
Sonuç olarak 2015’te yapılacak gözden geçirme konferansına giden süreçte, beklenenlerin dışında pek bir şeyin olmadığı bir hazırlık toplantısını daha geride bıraktık. Ve bir kez daha gördük ki NPT, özellikle Soğuk Savaş döneminde en azından nükleer silahların sayısının sınırlanması konusunda bir çerçeve sunmuş olsa da nükleersiz bir dünyaya giden yolu sağlamaktan çok uzakta. Ama bu nükleersiz bir dünya hedefinin rüya olduğu anlamına gelmiyor.

* Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Kampanya Türkiye Koordinatörü
www.icanturkiye.org