Performans görevi kalkmalı mı?

Öğrencilerin etkin olduğu, öğretmenin rehberlik yapıp koçluk görevi üstlendiği, öğretmenin ipucu verdiği, öğrencinin sonuca gittiği bir eğitim ortamı ve üst düzey becerilerle donanımlı bireylerin yetiştirilmesi hedefleniyorsa, öğretmen, veli, öğrenci, okul idaresi gibi paydaşların bilinçlendirilmesi gerekir
Haber: ALİ GÖÇER* - / ali.gocer@hotmail.com / Arşivi


Çağdaş dünyada verilen eğitimin en temel amacı, öğrencilerin birey olma niteliklerini kazandırmaktır. Öğrencilerin, bir ‘birey’in sahip olması gereken niteliklerle yetişmesinde verilen eğitimin önemi büyüktür. Öğrencilerin meslek ya da sosyal yaşamlarında başarılı olması, kendi ayakları üzerinde durabilmesi, doğru kararlar alabilmesi, eleştirel ve yaratıcı düşünebilmesi gibi üst düzey zihinsel ve sosyal becerilere sahip olmasında aldığı eğitimin önemi yadsınamaz.
Bireye birtakım beceriler kazandırılarak meslek ve sosyal yaşama hazırlanmasında aldığı eğitimi biçimlendiren en önemli unsur öğretmendir. Öğretmenler gerek ders içi uygulamalarıyla gerekse ders dışı etkinliklerle öğrencilerine alanıyla ilgili kazanımları kazandırmaya çalışır. Bu çalışmalarında öğretmene projeksiyon görevi yapan ilgili disiplinin öğretim programıdır. Yani bir bakıma öğretmenin uygulamalarını biçimlendirmesinde ve sürece yön vermesinde öğretim programı öğretmenin ‘yol haritası’dır.

Amacı neydi?


Öğrencilerin, öğretim programlarında sınıf düzeylerine göre belirlenmiş olan kazanımlara sahip olmaları temel hedef olarak ortaya konulur. Öğrenci davranışları, beceri şeklinde kazanımların göstergesi olarak gözlemlenebilmesi, bir bakıma, programın işlevselliğini ve amaca hizmet ettiğini de gösteriyor.
2005-2006 yılından itibaren uygulanan öğretim programlarında öğrencilerin zihinsel, dilsel, sosyal ve devinişsel beceriler kazanmalarına önem verildi. Bu doğrultuda araştırma, inceleme, problem çözme, karar verme, eleştirel düşünme gibi üst düzey becerilerin öğrencilere kazandırılması için ders içi ve ders dışı birtakım uygulamalar gerçekleştirilmesi gerekiyor. Öğretim programlarında hedeflenen becerilerin öğrencilere kazandırılması amacıyla iç içe geçmiş birçok çalışmayı gerektiren proje çalışmaları, performans görevleri gibi önemli etkinlik alanları var. Son zamanlarda bu çalışma alanlarından öğrencilerin birtakım kazanımlara sahip olmalarında önemli işlevi olan performans görevi uygulamalarına son verileceği bilgileri haberlerde yer buluyor.
Önceki programın uygulandığı dönemde öğrencilere ‘ev ödevi’ ve ‘yıllık ödev’ çalışmaları yaptırılıyordu. 2005-2006 eğitim ve öğretim yılından sonra ‘ev ödevi’ yerine ‘performans görevi’, ‘yıllık ödev’ yerine de ‘proje çalışması’ uygulamaları getirildi. ‘Ev ödevi’ yerine ‘performans görevi’ getirilmesindeki temel amaç, öğrencilere verilen ödevlerin zihinlerde yer eden uygulamalarının öğrenciye bir şey kazandırmadığı, ödevlerin veliler tarafından yapıldığı gibi kanıksanmış bir durumu ortadan kaldırmak, performans göreviyle öğrencilerin ‘görev bilinci’ ve ‘sorumluluk’ duygusu taşıyarak etkinliği gerçekleştirmesini sağlamaktı. Ne var ki, ‘performans görevi’ uygulamalarının yürütülmesinde gerek öğretmenler gerekse veliler açısından bakıldığında bir paradigma değişikliğinin yaşanmadığı, ‘performans görevi’ uygulamalarının önceki ‘ev ödevi’ uygulamaları gibi zihinlerde yer eden şekilde algılanıp kullanıldığı gözlemleniyor. Durum böyle olunca, veliler de -doğal olarak- ilgili makamlara ‘performans görevi’ uygulamalarına yönelik şikâyette bulunuyor.

Yeni yolları aranmalı

Öğrencilere bulundukları sınıf seviyesinde çağın gereklerine uygun beceriler kazandırarak üst sınıfa, üst eğitim kurumuna ve nihai olarak meslek ve sosyal yaşama hazırlanmaları için ‘öğrenme’ süreçlerinin iyi düzenlenmesi gerekiyor. Okullarda öğretmenin rehberliğinde gerçekleşmesi gereken öğrenme ve öğretme süreçleri biçimlendirilirken öğrencilerin okuma-düşünme-üretme gibi zihinsel becerileri geliştirmeleri, özgüven duygusu, sorumluluk bilinci kazanma gibi lokomotif becerilere sahip olmaları göz önünde bulundurulmalı. Bu tür üst düzey becerilerin kazandırılmasında ‘proje çalışmaları’, ‘performans görevleri’ gibi önemli etkinlik alanlarının uygulamadan kaldırılmasının düşünülmesi yerine, öğrencilerin geleceğe hazırlanmasında onlara çok şey kazandırabileceği gerçeği göz önünde tutulmalı, bu tür uygulamaların verimliliğinin artırılmasına kafa yorulmalı.
Günümüzde ‘ezberci öğretim’den ‘işlevsel öğrenme ve beceri geliştiren amaçlı eğitim’e geçme hedefi ve anlayışla hareket etme zorunluluğu var. Öğrencilerin etkin olduğu, öğretmenin rehberlik yapıp koçluk görevi üstlendiği, öğretmenin ipucu verdiği, öğrencinin sonuca gittiği bir eğitim ortamı ve üst düzey becerilerle donanımlı bireylerin yetiştirilmesi hedefleniyorsa, öğretmen, veli, öğrenci, okul idaresi gibi paydaşların bilinçlendirilmesi ve bir algı değişikliği sağlanması gerekir. Sonuç olarak, öğrencilerin öğretim programlarında hedeflenen kazanımlara sahip olmalarında önemli işleve sahip ‘proje çalışmaları’, ‘performans görevleri’ gibi uygulamaların kaldırılmasının düşünülmesi yerine bu tür uygulamaların etkili ve verimli bir şekilde nasıl uygulanabileceğinin yolları aranmalı.

* Doç. Dr., Erciyes Üni.,