Tabandan CHP'ye 5 acil mesaj

Tabandan CHP'ye 5 acil mesaj
Tabandan CHP'ye 5 acil mesaj
Önseçim CHP yönetimine tabandan çok güçlü mesajlar verdi. Sonuçlar CHP kadrolarında seçim sonrası bir revizyonun işaret fişeğini çaktı. Bundan sonra ön seçimin norm haline geldiği bir CHP göreceğiz. Adayların seçilme şanslarını artırmak için CHP üye sayısını artırmak ve Türkiye toplumunun sesini daha fazla dinlemekten başka şansları yok.
Haber: KORAY ÇALIŞKAN / Arşivi

Pazar günü 703 CHP ’li milletvekili aday adayı ön seçimde yarıştı. Yarım milyona yakın CHP üyesi hakim gözetiminde yapılan seçime gitti. Kedilerin oy sayım alanlarına girmediği, elektriklerin kesilmediği, Anadolu Ajansı’nın ilk 10 dakikada kazananı ilan etmediği, boş oy kağıtlarının ortaya saçılmadığı, şaibesi sıfır, heyecanı tam bir ön seçim yaşandı.

14.000 kişi 703 aday için kampanya yaptı. 200 milyon civarında sms, e-posta, mektup gönderildi. Yaklaşık 10.000 toplantı yapıldı,1.000 araç kentleri turladı, 500 seçim aday bürosu kuruldu. CHP son yirmi yıldır bu kadar büyük bir seçim provası yapmadı. Bu sürecin 5 sonucu oldu.

BİR: Yeni nesil siyaset

CHP’nin eski nesli şaşırtıcı bir mağlubiyet yaşadı. Seçimden önce iddialı olduğunu açıklayan Önder Sav, Mehmet Sevigen ve Hakkı Süha Okay kaybetti. CHP genel başkanı olmak istediğini açıkça ifade eden Mustafa Sarıgül, en güçlü olduğu Şişli’de başarısız oldu, kendi seçim bölgesinden ancak beşinci geldi. Zamanında ön seçime AKP ’ye karşı çıktığı kadar direnen eski genel başkan Deniz Baykal en güçlü olduğu memleketinde birinci çıkamadı. CHP’nin hali hazırdaki milletvekillerinden yaklaşık %20si ön seçime girdi, ve tamamına yakını, yani 15 tanesi kaybetti.

Seçimde parlayanlar ise yeni nesil siyasetin işaret fişeğini yaktı. İstanbul örgütü Oğuz Kaan Salıcı il başkanlığı döneminde kendini ve tabanını yenileşmişti. İstanbul’da 3 bölgede ilk dört sıraya yerleşenlerin yaş ortalaması 44. En gençleri Zeynep Emre 1981’li. Gülümseyen, AKP’nin yaptıklarını değil, CHP’nin yapacaklarını anlatan, önümüzdeki ilk CHP iktidarının kadrosunu kuracak bir nesli ilk sıralara yerleştiren CHP üyeleri “Yeni Nesil” siyasetçi istiyorum dedi.

İKİ: Gençler hala yok

Eski kuşaktan tanınan isimlerin başarısızlığı ve yeni nesilden bazı gençlerin listelerin başlarında yer bulması adayların gençleştiği izlenimini yarattı. Oysa veriler tam tersini gösteriyor. Mesela İstanbul’da ilk 10’a giren adayların %75’i 40 yaş üstünde. İzmir’de ilk beşe giren 10 adayın yalnızca biri 40 yaşın altında. Ankara’da 40 yaş üstü oranı %85.

Tüm Türkiye ’de seçilebilecek sırada yer bulan adayların ortalama yaşı 50’nin üstünde. Birleşmiş Milletlere göre genç 30 yaş altı olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin %49’u 30 yaş, %65’i 40 yaş altında. Yani demografik olarak CHP’de gençlerin adaylar arasında temsili %5’in altında, 40 yaş altının temsili ise %20’yi geçmiyor.

CHP’de aday adaylarının %3.5’u 30 yaş, %17’si ise 40 yaş altındaydı. Bu kadar az temsile rağmen, her yerde olmasa da ön bir kaç sırada gençlerin başarılı olması, tabanın siyasette daha çok gençleri görmek istediği anlamına geliyor. Kontenjan adayları belirlenirken bu dikkat edilmesi tabanın verdiği en güçlü sinyallerden biri.

ÜÇ: Kadınlar hala yok

Ön seçim yorumlarında baskın olan bir diğer hata kadınların başarılı olduğu gözlemine dayanıyor. Veriler bu konuda da tam tersini söylüyor. Bazı dinamik ve genç kadın adayların bir kaç listede ön sıralarda yer bulması, kadınların ön seçime damga vurduğu hissini yarattı.

Tüm CHP aday adaylarının %25’i yani 177si kadındı. 526 aday erkekti. Yani tüm adayların %75’i. Ankara İstanbul ve İzmir dışında 35 ilde 97 aday seçime girdi. 12 kadın aday ilk sıralarda kendine yer buldu. Listeleri erkekler tahkim etti ve 85 erkek aday gösterilmeye hak kazandı. Yani kadınlar %14, erkekler %86.

Üç büyük kentin ilk 10 sıralamasına baktığımızda kadınların %18.5’i kendine yer bulabilmiş. Diğer kentlerde de ortalama %14. Oysa CHP seçmeni daha çok kadınlar. CHP’ye oy veririm diyen her seçmenin %56’sı kadın ve her kamuoyu araştırmasına net olarak görülüyor. Kadınların partisinde kadınların bu kadar az temsili bir çelişki yaratıyor.

Kadınların CHP siyasetinde en aktif olduğu İzmir’de adaylık hakkı kazananların %90’ının erkek olması kabul edilemez. Muhafazakar denilen Yozgat’ın 3 adayından 2si kadınken, İzmir’in “eğri oturup, ben ne yaptım?” diye düşünmesi lazım. Belediye Başkanlık seçiminde tüm adayların yalnızca birinin kadın olduğu, şimdi de ön seçimden yalnızca iki kadın aday çıkarabilen İzmir’e kontenjanda mutlaka dikkat etmek gerekiyor.

DÖRT: Tavan tabandan yükselsin

Kılıçdaroğlu ’nun CHP’yi ön seçime götürmesi CHP’li olsun olmasın herkesin alkışladığı bir tercih oldu. Üzerine genel başkanın kendisinin ön seçime girmesi, ve hatta CHP içindeki ayrımların en keskin yaşandığı İzmir’de oyların %85’ini alarak birinci çıkması liderliğini pekiştirdi. CHP MYK’sından yalnızca iki kişi ön seçime girdi ve biri kazandı. Bu durum ön seçimden çıkmış adayların moral üstünlüğünü sağladı.

Bu CHP kadrolarında seçim sonrası bir revizyonun işaret fişeğini çaktı. Bundan sonra ön seçimin norm haline geldiği bir CHP göreceğiz. Adayların seçilme şanslarını artırmak için CHP üye sayısını artırmak ve Türkiye toplumunun sesini daha fazla dinlemekten başka şansları yok. Bu da tabanı genişletmek ve yönetimi onun tercihlerini göre belirlemek anlamına geliyor ki siyasi partilerin seçim kazanmasındaki en önemli etkenin CHP’de harekete geçtiği anlamına geliyor.

BEŞ: Delege mi üye mi?

CHP yönetimini delegeler belirliyor. Delegelerin tercihini de kurultaylarda elden ele dolaşan listeler. Delege seçimleri kapalı ve gri alanlarda, çoğu zaman üyelerin haberi olmadan yapılıyor. Siyasi partiler içinde en şeffafı olan CHP’de bile tabanı tavana taşıyacak süreç, temsiliyet performansında zayıf kalıyor.

Ön seçim denemesi gösterdi ki üyeler aktif. Daha önce il genel meclisi aday adayı belirleme sürecinde ön seçim yapılan İstanbul gibi yerlerde üyelerin %35’i seçime katılırken, bu sene milletvekili aday adaylığında oran %50’ye çıktı. Üyelerin partiye bağlılığının en üst seviyede olduğu Alman Yeşiller Partisi gibi partiler de dahi üyelerinin %20-40 arası ön seçim oyu kullandığı Batı demokrasilerinin çok üstünde bir oran bu.

Bu CHP üyelerinin aktif parti aidiyetine sahip olduğunu gösteriyor. Bir milyon üyesini harekete geçirebilecek bir mekanizma kuran CHP bundan sonra parti meclisini de üyelere seçtirirse Türkiye demokrasisine yapacağı katkıyı bir yana bırakın, örgütünü genel seçime hiçbir partinin göremeyeceği kadar güçlü bir şekilde hazırlar.