AB İlerleme Raporu'na göre reformlar durakladı

Avrupa Komisyonu aday ülkeler hakkındaki ilerleme raporu ve strateji belgesini bugün açıklıyor. Medyaya sızan komisyonun genişleme sorumlusu Olli Rehn'in kaleme aldığı Türkiye raporunda, cumhurbaşkanlığı seçimi krizinin...

BRÜKSEL - Avrupa Komisyonu aday ülkeler hakkındaki ilerleme raporu ve strateji belgesini bugün açıklıyor. Medyaya sızan komisyonun genişleme sorumlusu Olli Rehn'in kaleme aldığı Türkiye raporunda, cumhurbaşkanlığı seçimi krizinin demokratik çözümü övülürken, iki yıl önce müzakerelerin açılmasından beri reformların durakladığı belirtiliyor.
Hız verilmesi istenen reformların başını ifade-din özgürlüğü, ordu üzerinde sivil denetim, kadın, çocuk, azınlık, Kürtlerin kültürel ve sendikal haklarının tesisi çekiyor. Komutanların Kıbrıs, laiklik, Kürt sorunu gibi konularda açıklama yapmayı artırdığı, reform programını hedef aldığı, Genelkurmay'ın bir dizi hükümet kararına tepki verdiği, cumhurbaşkanlığı seçimine sanal muhtırayla müdahale ettiği, özellikle güvenlik ve azınlık hakları konusunda akademik araştırma ve tartışmaları sınırlamaya çalıştığı, basını hedef aldığı, 1997 tarihli gizli EMASYA protokolü uyarınca sivil yetkililere başvurmadan gizli operasyonlar yapılabildiği, TSK iç hizmet ve MGK yasalarının değiştirilmediği, TSK harcamalarının sivil denetimine girmediği sıralanıyor.
Yargı, TCK 301. madde hedefler arasında
Cumhurbaşkanlığı seçimini bloke eden Anayasa Mahkemesi kararı ve Şemdinli davası savcısının görevden alınması bağlamında yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına dair kaygı aktarılıyor. İşkencenin bağımsız soruşturulmadığı, yargıya havale edilmediği, cezalandırılmadığı belirtiliyor. TCK'nın 301. maddesinin AB standartlarına uyarlanması, Dink cinayetinin tam soruşturulması isteniyor. Nokta dergisinin yayımını durdurmak zorunda kaldığı, yasal sistemin AB standardında
ifade özgürlüğünü garanti etmediği belirtiliyor. Kürtlerin ana dillerinde eğitim ve yayın haklarının hâlâ engellendiği, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılamadığı ve Fener Rum Patriği'nin ekümenik sıfatının tanınmadığı vurgulanıyor. Rumlara limanların açılması talebi tekrarlanıyor. Rehn, Batı Balkan ülkeleri ile Türkiye'nin ancak orta ve uzun vadede üye olabileceği de belirtiyor. PKK'nın Türkiye'ye saldırıları 'önemli güvenlik sorunu' diye nitelenirken, Kuzey Irak'a olası operasyonun Türkiye'de genişçe tartışıldığı aktarılıyor. (Dış Haberler)