ABD ve AB'ye rağmen İsrail Goldstone raporunu savuşturamadı

ABD ve AB'ye rağmen İsrail Goldstone raporunu savuşturamadı
ABD ve AB'ye rağmen İsrail Goldstone raporunu savuşturamadı

Ancak haziranda Gazze?yi ziyaret edebilen Goldstone, yaratılan büyük enkaza bizzat tanıklık etmişti. Raporda kitle imha silahı kullanma ithamı da var. FOTOĞRAF: AP

BM'ye bağlı İnsan Hakları Konseyi, İsrail'i dörtte biri çocuk 1417 Filistinli'nin öldürüldüğü Gazze saldırısından ötürü savaş suçuyla itham eden Goldstone raporunu Güvenlik Konseyi'ne havale etti. ABD ve AB'nin çabalarına rağmen Lahey'e uzanabilecek bir süreç başladı

CENEVRE - İsrail, Gazze’de geçen yıl 27 Aralık’ta başlatıp 22 gün boyunca üçte bire yakını çocuk 926’sı sivil toplam 1417 Filistinliyi öldürdüğü Gazze operasyonundan ötürü ‘savaş suçuyla’ itham eden ‘Goldstone Raporu’ nedeniyle ecel terleri döküyor. Güney Afrikalı Yahudi yargıç Richard Goldstone’un hazırladığı rapor, İsrail, ABD ve AB ülkelerinin tüm engelleme çabalarına rağmen dün BM İnsan Hakları Konseyi’nde Arap ve Afrika ülkelerinin yanı sıra bağlantısızların desteğiyle kabul edildi. Roketlerle 13 İsraillinin ölümüne yol açtığı gerekçesiyle Hamas’a da ‘savaş suçu’ ithamları yönelten rapor böylece BM Güvenlik Konseyi’ne havele edilmiş oldu. Bu İsrail ve Hamas için Lahey’e uzanabilecek dikenli bir sürecin başladığı anlamına geliyor.
Konsey’deki oylamada 47 üyeden 25’inin oyuyla raporun tavsiyelerini destekleyen tasarı kabul edilirken, altı ülke aleyhte oy kullandı, 11 üye çekimser kaldı. ABD, İtalya, Hollanda, Macaristan, Slovakya ve Ukrayna ret cephesinde yer alırken, Britanya ve Fransa dahil beş üye oy kullanmayı reddetti. 

Doğu Kudüs siyaseti de kınandı
Raporun acilen BM Genel Kurulu’na sevkini isteyen kararda, ayrıca Kudüs’teki Haremüşşerif etrafında yaşanan son gerilimlere atfen İsrail’in Doğu Kudüs politikası da kınandı. İsrail ve ABD’nin ‘sakat’ diye niteleyip barış sürecine darbe vuracağını savunduğu raporun tavsiye bölümünde şunlar var: ‘İsrail’in Gazze’de sivillere karşı orantısız güce başvurduğu, hükümet binaları ve altyapıyı bombaladığı, beyaz fosfor bombaları ve füzeler fırlattığı ve Filistinlileri canlı kalkan olarak kullandığı tespiti yapılıp bunun ‘savaş suçu’ niteliği taşıdığı belirtiliyor. Hamas’ın da sivil hedeflere roket fırlatması eleştiriliyor.’ 

Goldstone’dan Hamas eleştirisi
BM Güvenlik Konseyi’nden İsrail ve Filistin tarafına savaşla ilgili güvenilir soruşturma yürütmeleri için altı ay süre tanıması istenilen raporda taraflar bu yükümlülüğü yerine getirmezse konunun Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne havalesi öngörülüyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’a da süreci takip edip rapor sunmakla görevli. Raporuna sahip çıkarak takdir toplamış Goldstone ise oylama öncesi Le Temps gazetesine taslak metninde sadece İsrail’e yüklenilmesini “Bizim raporda yaptığımız gibi Hamas’ı kınayan bir tek cümle yok. Umarım Konsey metinde değişiklik yapar” sözleriyle eleştirdi.
Raporun kabul edilmesi  İsrail’in tepkisini çekti. Kararı ‘diplomatik anarşi’ sözleriyle  nitelendiren İsrail Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Eliyahu Yişai, “İsrail karşıtı bir rapora dayalı, İsrail karşıtı bir karar” yorumu yaptı.  Dışişleri Bakanlığı da ‘tek taraflı’ dediği raporun kabulüyle ilgili kararı reddetti. Teknoloji Bakanı Daniel Herşkowitz, ‘bu karar ile gerçek arasında herhangi bir bağlantı olmadığını’ savundu. ‘Önemli bir ahlaki karar’ olarak nitelemesi yapan  meclisin Arap vekillerinden Ahmed Tibi ise daha önce raporun BM Gvenlik Konseyi’ne getirilmesinin engellenmesine atıfla ‘Bir halkı tümüyle BM’nin ve uluslararası toplumun korumasından yoksun bırakmanın yanlış olduğunu’, şimdi bu kararı benimsemekle onurlarını yeniden kazanabileceklerini ifade etti. 

Filistin tarafı memnun
Karar hem Filistin Yönetimi, hem de kendisine yönelik suçlamaları reddetse de ithamlara yanıt verebileceğini savunarak sürece karşı gelmeyen Hamas’ı memnun etti. Filistinli müzakereci Saib Erekat, “İsrail’in işlediği suçların tekrarlanmaması için kararın BM Güvenlik Konseyi’nin takip edeceğini umuyoruz”, Hamas sözcüsü Tahir el Nunu “Bunun işgalci liderlerin yargılanmasının önünü açmasını temenni ediyoruz” dedi. Filistin Yönetimi Devlet Başkanlığı sözcüsü Nebil Ebu Rudeyda da kararı ‘uluslararası toplumun Filistinlilerin haklarına verdiği desteğin teyidi’ anlamına geldiğini söyledi.  Ebu Rudeyna, raporda sözü edilen, İsrail ve Hamas yönetimlerinin insanlığa karşı savaş suçu işledikleri yolundaki iddiaların bağımsız soruşturmalarla ortaya çıkarılması dahil, tavsiyelerin ve yapılması istenenlerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısına bulundu.  (ap, afp, aa)

Raporun can alıcı kısımları 
* İsrail’in Gazze’de uluslararası insan hukuku ve insani hukuku ciddi şekilde ihlal ettiğine dair delil olduğu, İsrail’in eylemlerinin savaş suçu ve muhtemelen insanlığa karşı suç teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

* Filistinli grupların güney İsrail’e roket atarak savaş suçu, muhtemelen insanlığa karşı suç işlediğine dair delil olduğu sonucuna varılmıştır.

*İsrail, ambargo ile toplu cezalandırma ve sistematik tecrit siyaseti güttü.

* İsrail operasyon sırasında evleri, fabrikaları, su kaynakları, okulları, hastaneleri, karakolları ve diğer kamu binalarını yıkmıştır. Operasyonda 1400’ü aşkın insan ölmüştür.

* İsrail ordusu Gazze halkının tamamını hedef almış ve kasten sivillere karşı orantısız güç politikası gütmüştür.

* Gıda depoları, su arıtma tesisleri ve konutların yıkılmasıyla sivilllerin günlük yaşamı daha zorlaşmıştır. 

* Hastane ve ambülanslara saldırılar dahil savaş suçu teşkil eden çok sayıda olay mevcuttur.