ABD'de 'Oturan Boğa ayağa kalktı'

ABD'nin başı yüzyıllar sonra Kızılderililerle dertte. Lakota kabilesi (Sioux), Amerika'da Güney Afrika'daki ırkçı Apartheid rejimi türünde muamele gördüklerini savunarak, 19. yüzyılda atalarının ABD ile imzaladığı anlaşmaları feshettiklerini açıkladı.

WASHINGTON - ABD'nin başı yüzyıllar sonra Kızılderililerle dertte. Lakota kabilesi (Sioux), Amerika'da Güney Afrika'daki ırkçı Apartheid rejimi türünde muamele gördüklerini savunarak, 19. yüzyılda atalarının ABD ile imzaladığı anlaşmaları feshettiklerini açıkladı. Oturan Boğa (Sitting Bull) ve Çılgın At (Crazy Horse) gibi efsane savaşçı şeflerin torunlarından olan Lakota kabilesinin temsilcisi ve Yerli Hareketi'nin lideri Russell Means, Washington'da düzenlediği basın toplantısında, "Biz artık ABD vatandaşı değiliz ve bizim topraklarımızı oluşturan beş eyalette yaşayanlar da bize katılmakta özgürler" dedi.
Pasaport verecekler
Means, kuracakları yeni ülkeye katılıp Amerikan vatandaşlığından çıkacak olan kabile mensuplarına ayrı pasaport ve ehliyet vereceklerini, vergi almayacaklarını ve ülke liderinin kabile reislerince seçileceğini ekledi. Nebraska, Güney ve Kuzey Dakota, Montana ve Wyoming eyaletlerindeki topraklarda yaşayan Lakotaların internet sitelerinde 'değersiz bir kâğıt parçasındaki değersiz sözler' diye nitelenen 1851-1868 arasındaki anlaşmaların kendi kültür, gelenek ve topraklarını çalmak için defalarca ihlal edildiği belirtilirken, Means de çekilmenin meşruiyetini şu sözlerle savundu: "Çekilme, Amerikan yasalarına uyuyor, özellikle 'anlaşmaların yasaların üstünde olduğunu belirten anayasanın 6. maddesine. Bu ABD'de 1980'de yürürlüğe giren Viyana Sözleşmeleri'ne de uygun. Bağımsız ve özgür olma hakkımız tamamen meşru." Kabile yetkililerinden oluşan 'Lakota Özgürlük Heyeti', pazartesi ABD Dışişleri Bakanlığı'na anlaşmalardan tek taraflı çekildikleri mesajı göndermişti. Bolivya, Şili, Güney Afrika ve Venezüella elçiliklerini de ziyaret eden kabile yetkilileri, başka ülkeler nezdinde diplomatik temasların süreceğini duyurdu.
33 yıllık mücadele
Lakotalar, 1974'te benzeri bir girişimde bulunup 'ABD'nin Britanya'dan Bağımsızlığı Deklarasyonu'nu andıran bağımsızlık ilanı hazırlanmıştı. Means bu deklarasyona atfen "Aradan 33 yıl geçti çünkü sömürgecilikle savaş yoğun kitle gerektiriyor ve bütün ördeklerimizin kavgaya hazır olduğundan emin olmak istedik" dedi.
1977'de yerli haklarının ele alındığı ilk uluslararası konferansa öncülük eden Phyllis Young da, "ABD ile 33 anlaşma anlaşma imzaladık ve onlar bunlara uymuyor. Toprağımızı, suyumuzu ve çocuklarımızı almaya devam ediyorlar. İnsanlarımız yaşamak istiyorlar, ayakta kalmak ya da maskot olmak değil" diye çıkıştı. Yerli hareketin internet sitesinde ABD hükümetinin baskıyı Lakota'ya karşı siyasi araç olarak kullandığı, 44 yaş ortalamasıyla dünyanın en kısa ömürlü insanları haline geldiklerini, gençler arasında intihar oranının ABD ortalamasının yüzde 150 üstünde seyrettiğini, bebek ölümlerinin beş kat fazla olduğunu ve işsizliğin kol gezdiğini belirtiyor.
Ancak BM Genel Kurulu'nun eylülde ABD'nin karşı çıkmasına rağmen yerli haklarına dair yaptırım içermeyen karar tasarısını kabulünün ardından gelen bu 'bağımsızlık ilanı' konusunda tüm yerli gruplar aynı safta değil. Russels, bağımsızlığa karşı çıkan cepheyi 2. Dünya Savaşı'nda Fransa'daki Nazi işbirlikçileriyle kıyaslayıp, "Biz işbirlikçileri, Vichy yerlilerini temsil etmiyoruz" ifadelerini kullandı. Robebud Sioux Kabilesi lideri Rodney Bordeaux ise bu suçlamaya "Anlaşmalar gerekli çünkü federal hükümetle ilişkilerimizin temelini oluşturuyor" yanıtını verdi. (afp, Argus Leader)