'ABD'nin derdi sınır güvenliği'

Kissinger İstanbul'da

Soğuk Savaş döneminde ABD dış politikasına yön veren Henry Kissinger, İstanbul'da sınır ötesi operasyonu değerlendirdi. Kissinger: "Bu aşamada ABD askeri harekâtı istemez. Çünkü, Irak'ın İran ve Suriye sınırını güvenceye almaya çalışıyor."
Haber: BERİL KÖSEOĞLU / Arşivi

İSTANBUL - 'Amerikan dış politikasının duayeni' sıfatıyla Vietnam'dan Doğu Timor'a, Güney Amerika'dan Afrika'ya darbe, savaş ve katliamlarda parmağı olan eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, dün İstanbul'da 'Küresel Gelişmeler ve Türkiye, Geçmişten Ders Almak, Geleceği Anlamak' konulu konferans verdi. Kissinger, Sabancı Center'daki konferansta, ABD'nin Türkiye'nin Kuzey Irak'a olası operasyonunu istemeyeceğini, ama ilk tepkisinin sorunu anlamak yönünde olacağını söyledi.
Soğuk Savaş politikalarının mimarı, söze Kore Savaşı'na gönderilen Türk askerlerini 'sorgu sırasında konuşmayı reddeden tek savaş esirleri oldukları için' överek başladı: "Onların katkılarını hiç unutmadım. Türkiye'ye bakışımı hep olumlu etkilediler." Avrupalı devletlerin egemenliklerini AB'ye devrettiğini, Türkiye'nin ise hâlâ katı ulus-devlet yapısında olduğunu anlatan Kissinger, "Türkiye'nin üyelik için kat etmesi gereken mesafe, Avrupalı ülkelerden çok daha fazla. Türkiye, dünyadaki tüm eğilimlerin kesiştiği noktada. Avrupa sisteminin parçası olması, stratejik ve siyasi açıdan olağanüstü önemli" dedi.
Türkiye ve İran haricindeki Ortadoğu ülkelerinin Avrupa tarzı ulus-devletler olmadığından söz eden 'Duayen', "Bugün terörist dediğimiz insanlar uluslararası sistemi reddedip, onu radikal, köktenci ve İslami ideolojiler üzerine yeniden düzenlemeye çalışıyor.
Irak'tan hemen çekilirsek kriz Fas'tan Endonezya'ya, hatta Hindistan'a sıçrar" dedi. Şimdi çekilmenin yarar sağlamayacağını, artık geleceği şekillendirmenin önemli olduğunu anlatan Kissinger, felaketi ABD başlatmamış gibi nasıl sona ereceğiyle ilgili şu yorumu yaptı: "Alman filozof Kant, 'Bir gün evrensel barış sağlanacak. Tek mesele bunun insanların anlayışıyla mı, yoksa geriye başka ihtimal bırakmayacak bir dizi felaket sonucu mu ortaya çıkacağı' demişti. Irak'taki sorun da bu."
'ABD hâlâ öğreniyor'
Irak'ta BM'nin çözüm üretmesi, uluslararası çerçeve kurulması, komşu ülkelerin anlaşmaya varmasını tavsiye edip "Türkiye'nin yapacağı önemli katkılar var" diyen Kissinger, "Dönemin ABD Başkanı, Balkan sorununu bir yılda çözeriz demişti. Türk yetkililer bunun imkânsızlığını bilir. Gittiğim yerlerde ABD'nin başka ülkelere zarar vermek yönündeki gelecek planlarını soruyorlar. Sınırlı tecrübeme dayanarak söylüyorum, verdiğimiz hasarın çoğu farkında olmadan veriliyor. Hâlâ öğrenme sürecindeyiz" sözleriyle salondakileri güldürdü.
Daha sonra 100'ü aşkın soru yağmuruna tutulan Kissinger, "Soruların tercümesinin e-postalamalarını istedim. Türklerin tepkisi benim için öğretici olacak" dedi. Türkiye'nin Kuzey Irak'a olası müdahalesini ABD'nin nasıl karşılayacağına "ABD'nin ilk tepkisi, büyük ihtimalle sorunu anlamaya çalışmak olur. Ama böyle bir askeri harekâtı bu aşamada istemez. Çünkü, şu anda Irak'ın Suriye ve İran sınırını güvence altına almaya çalışıyor" yanıtını veren 'Duayen', bağımsız Kuzey Irak kurulmasının Türkiye açısından işleri zorlaştıracağını belirtip şu yorumu yaptı: "Sınır ötesi sızmalara karşı çıkma hakkınız var. Ama sadece ulusal düzeyde alınmış değil, uluslararası arenada kabul görmüş karar olmalı. İstanbul'da Irak toplantısı düzenlenmesi yararlı olabilir." Türkiye'yle ABD arasındaki stratejik ortaklığın sona ermesi ihtimali sorulduğunda "ABD ortaklığa 'Biz Türkiye'yi eğiteceğiz' diye bakmamalı" diyen Kissinger, AB sürecini "Türkiye çok dikkatli siyaset izliyor. Reformlar uzun vadede yararlı. AB'yle ilişkilerden sorumlu bakanla görüşüp olumlu buldum. Sorun, AB'nin yükümlülüklerini yerine getiren Türkiye'yi alıp almayacağı... AB üyeliği için uzun vadeli onay beklemek daha doğru olabilir. Olmazsa ABD yardım eder" diye değerlendirdi.
'BOP da nesi?'
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) sorulunca "O da nesi" esprisini yapan Kissinger, projenin felsefesine katıldığını fakat Amerikan politikasının bazı şeylerin tarihe bırakılmasını anlaması gerektiğini belirtti. İran nükleer güç olursa BM Güvenlik Konseyi'nin içinin boşalacağını ve başka ülkelerin de İran'ı izleyebileceğini de anlattı.