'Acem şov'da mutlu son

İran, 23 Mart'ta 15 Britanyalı askerin esir alınmasıyla başlayan krizi diplomatik şovla bitirdi. 'Müslüman, Hıristiyan ve Nevruz bayramlarının hediyesi olarak' esirleri affettiğini açıklayan İran lideri Ahmedinecad, askerlerle şakalaşma görüntülerini yayımlattı. Kararda İranlı esirlerle ilgili pazarlığın etkili olduğu öne sürülürken, Blair 'ödün vermediklerini' söyledi.

TAHRAN - İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Britanya'yla arasındaki esir asker krizini hafızalardan silinmeyecek bir diplomasi şovuyla bitirdi. Ahmedinecad, 23 Mart'ta Basra Körfezi'nin tartışmalı sularında esir aldıkları 15 Britanya askerini Müslüman, Hıristiyan ve nevruz bayramlarında Britanya halkına hediye olarak bıraktıklarını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı sarayında esirlerle vedalaşma töreni düzenleyen Ahmedinecad, kadın asker Faye Turney dahil 15 Britanyalının hepsiyle tek tek konuşup "Demek zorunlu tatile gelmiştiniz" gibi şakalar yaptı, bazılarıyla el sıkıştı. Sevinçten yüzlerinde güller açan Britanyalılar, İran liderine şükranlarını sunmakta yarıştı. Bu sahneler, tüm dünya ekranlarına yansıdı.
'Londra garanti verdi'
Dün esir krizinin 13. gününde basın toplantısı düzenleyen Ahmedinecad, "Büyük peygamberin (Muhammed) doğumgünü ve İsa'nın intikali (paskalya) vesilesiyle peygamberin öğretisine dayanarak, askerleri yargılamaya her gücümüz ve yasal hakkımız olmasına rağmen, 15'ini de affediyoruz. Özgürlükleri, Britanya halkına armağandır" dedi. Askerlerin İran sularına girdiklerini itiraf görüntüleriyle ilgili Britanya Başbakanı'na "Sayın Tony Blair'den gerçeği kabul edip dile getirdikleri için askerleri cezalandırmamasını rica ediyorum" diye seslenen İran lideri, Blair'i başka ülkeleri işgal etmek yerine adalet, barış, doğruluk ve Britanya halkına hizmet etmeye, Britanya halkını da askerlerinin Irak'ta ya da İran sularında ne yaptığını sorgulamaya çağırdı.
"Britanya Dışişleri, yazılı yanıtla böyle bir olayın tekrarlanmayacağı garantisi verdi. Askerleri bırakmamızla bu garanti arasında ilişki yok. Biz insani ve İslami değerlere dayanarak bu kararı aldık" diyen Ahmedinecad, "Britanya hükümetinin İran sularına girmesine dair hatasını itiraf edecek kadar cesur olmamasından üzgünüz" ifadesini kullandı. İran lideri, Turney'nin bölgeye konuşlandırılmasını da eleştirdi: "Bir anneyi evinden çocuğundan uzaklara götürmeyi nasıl haklı gösterebilirsiniz? Neden Batı'da aile değerlerine saygı göstermiyorlar?"
Yakalayan komutana madalya
Britanya Dışişleri, Tahran'a yanıtında, askerlerin Irak sularında yakalandıklarını dile getirdiğini belirtti. İran lideri ise, aftan önce, Britanyalıları yakalayan devrim muhafızları komutanlarından Amiral Ebulkasım Amangah'a üçüncü dereceden cesaret madalyası takıp "İran halkı adına karasularımızı ihlal edenleri yakalayan sahil korumaya teşekkür ediyorum" dedi.
Bırakılacaklarını öğrenince sevinçten çığlık atan esirler, cumhurbaşkanlığı sarayında Ahmedinecad hükümetince dostça ağırlandı. Erkek askerlerin üstünde gıcır gıcır takım elbiseler vardı. Turney pantolon, tişört, hırka giyip mavi çiçekli başörtüsü takmıştı. Ahmedinecad tek tek sohbet edip hayatta başarılar dilerken, bir görevli mikrofonla İngilizce-Farsça çeviri yaptı. Ardından İran Dışişleri'ne nakledilen askerler, bugün Britanya Büyükelçiliği yetkililerine teslim edilip uçakla Tahran'dan gönderilecek.
AFP: Bu seferki en büyük şok
İran devlet televizyonu, haber bülteninde bu sahneleri "Ahmedinecad'ın medya bombası tüm dünyayı şaşırttı" sözüyle sundu. Fransız haber ajansı AFP, 'şok etmeyi seven başkan' diye nitelediği Ahmedinecad'ın 'propaganda darbesi'yle Batı'nın hakkında yaratmaya çalıştığı şahin imajını tuzla buz ettiğini yazdı. AFP'ye konuşan İranlı eski diplomat Mehdi Varzi, İran liderinin halkının gözünde eski sömürgeci Britanya'nın askeri gücünü küçük düşürdüğünü, Arap komşuları nezdinde prestij kazandığını ve krizden zaferle çıktığını söyledi. İran rejiminin ABD saldırısı beklediğini belirten Varzi, Ahmedinecad'ın ABD ile Britanya'ya askeri güçleri karşısında Saddam gibi diz çökmeyecekleri, kendi yöntemleriyle savaşacakları mesajı verdiğini belirtti. İran'ın eski BM Temsilcisi Mansur Ferheng, "İran bölgede hesaba katılması gereken güç olduğunu gösterdi" dedi. Eski Britanya Dışişleri Bakanı David Owen, şovu ABD ve Britanya'yla ilişkileri yumuşatma çabası olarak yorumladı.
ABD İranlı esirler için esnek
Perde arkasında esir pazarlığı da olabilir. Çözüm öncesinde ocakta Kuzey Irak'ın Erbil kentinde ABD güçlerince esir alınan beş İranlı yetkilinin, bir İranlının eşlik ettiği Kızılhaç heyetiyle görüştürüldüğü öğrenildi. ABD ordusu 'Talebi değerlendiriyoruz' dese de, İran medyası İranlı bir diplomatın da esirlerle görüşeceğini duyuruyor. Bağdat'ta ABD komutasındaki Irak güçlerince kaçırılan İran Büyükelçiliği ikinci katibi Celal Şerefi, önceki gün bırakıldı. Dün Ahmedinecad, "Şerefi'yi Britanyalılarla değiş tokuş etmek isteseydik, onların yüz biniyle değiştirmemiz gerekirdi" dedi. Aralıkta İstanbul'da eski İran Savunma Bakan Yardımcısı Ali Rıza Asgeri kaybolmuştu. New Yorker'a göre, Irak'ta yüzlerce İranlı esir tutuluyor.
Esirlerin bırakılması öncesi, İran Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ile Blair'in baş danışmanı Nigel Sheinwald doğrudan telefon görüşmesi yaptı. Suriye ile Katar'ın arabuluculuk yaptığı bu kriz biterken, Tahran ile Paris arasında sorun çıktı. Paris Tahran'dan Sistan-Belucistan'da yakalanıp iki aydır evhapsinde tutulan tarihçi Stephane Dudoignon'un ülkeyi terk etmesine izin vermesini istedi. (Dış Haberler)



Tüm dünya rahat bir nefes aldı
ABD: Başkan George W. Bush'un Britanyalı denizcilerin bırakılmasından 'memnuniyet duyduğu' açıklanırken, Dışişleri sözcüsü Tom Casey bu olayla, Irak'ta ABD güçlerince ocakta esir alınan beş İranlı yetkilinin İranlı diplomatlarla görüşmesine izin verilmesi arasında bağlantı olmadığını öne sürdü. Casey, "Bildiğim kadarıyla ne biz, ne Britanyalılar ne de başkaları bu bağlantıyı kurdu" dedi.
Gül: İran takdir edilmeli
Türkiye: Başbakan Tayyip Erdoğan yazılı açıklamasında, kararı memnuniyetle karşılayıp, 'Askerlerin en kısa sürede ailelerine kavuşmalarıyla gerilimin tamamen sona ermesini' diledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de İran hükümetini takdir ettiklerini söylerken, "Bu iş daha büyümedi, kronik hale gelmedi. Ve işi mahkemelere taşınmadan, tatlılıkla neticelendirdiler. Bunun tabii herkes tarafından da görülmesini arzu ederiz" derken, Türkiye'nin de üstüne düşeni yaptığını ekledi.
Rusya: Dışişleri Bakanlığı İran'ın tavrını 'iyiniyet jesti' olarak değerlendirdiğini açıklarken, bu olayda kendi girişimlerinin de etkili olduğunu vurguladı.
Irak: Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari "Memnunuz çünkü tansiyonu düşürecek ve umuyoruz ki tekrarlamayacaktır" dedi.
Almanya: Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, İran'ın denizcileri bırakmasını memnuniyetle karşılayıp bunun İslam Cumhuriyeti'nin işbirliği yönündeki yeni tavrının sinyali olmasını ümit etti. Steinmeier, çözümü diplomatik girişimlerle sağlayan Britanya'yı tebrik etti.
Fransa : Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy 'mutlu sondan' memnun olduğunu belirtip, "Umarız mümkün olduğunca çabuk geri dönerler" dedi.