Adayların yok aslında birbirinden farkları

Fransa'da ilk turu pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi, aşırı sağdan aşırı sola dek 12 adayın yarışına sahne olacak. Ancak en büyük şans, iktidardaki sağcı Halk Hareketi Birliği adayı Nicolas Sarkozy...
Haber: ARZU ÇAKIR MORİN / Arşivi

PARİS - Fransa'da ilk turu pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi, aşırı sağdan aşırı sola dek 12 adayın yarışına sahne olacak. Ancak en büyük şans, iktidardaki sağcı Halk Hareketi Birliği adayı Nicolas Sarkozy, Sosyalist Parti'nin Fransa'nın ilk kadın lideri olma umudundaki adayı Segolene Royal, merkez sağcı Fransa Demokrasi Birliği (UDF) adayı François Bayrou ile aşırı sağcı Milli Cephe adayı Jean-Marie Le Pen'e, yani 'dört büyükler'e tanınıyor. Dört aday dün son mitinglerini düzenlerken, Ipsos'un anketine göre Sarkozy'nin yüzde 30 oyla ikinci tura kalması kesin. Royal'e yüzde 23.5, Bayrou'ya yüzde 18.5 ve Le Pen'e de yüzde 13 oy çıkıyor. Ancak 2002 cumhurbaşkanlığı seçiminde Le Pen'i ikinci tura çıkarıp 2005'te AB Anayasası'nı reddeden Fransız halkı yine sürpriz yapabilir. Zira seçmenlerin üçte birinden çoğu tercihini sandık başında belirleyecek.
Hepsi milliyetçi ve küreselleşme karşıtı
Avrupa'daki mevcut kaygıların yansıdığı Fransa seçiminde, adaylar ekonomi, işsizlik ve göç konularını öne çıkardı. Tartışmaların odağında, Fransızların giderek sağa kaydığı ve bunun sonucu olarak neredeyse tüm adayların 'Le Penleştiği' tartışması vardı. Sarkozy'nin Milli Kimlik ve Göç Bakanlığı kurma önerisi ve Royal'in "Milli bayramda herkes bayrak assın. Herkes milli marşı söylemeyi bilsin" çıkışı karşısında Le Pen, "Rakiplerim fikirlerimi çalıyor" diyebildi. Hatta Le Pen ilk kez Müslümanları ve Yahudileri kendisine oy vermeye çağırdı.
'Piyasa dostu' olmanın olumsuz algılanıp 'ekonomik vatanseverliğin' prim yaptığı Fransa'da, hiçbir aday 'küreselleşme'yi anmadı. Zira ekonomi, bürokrasi ve katı iş yasaları sonucu hantallaşsa da, halk yüzde 8.4 oranında işsizliği küreselleşmeye bağlıyor.