AİHM kararları olumlu ama yetersiz

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Mira Ksenidi Aresti davasındaki kararı, kesinlikle olumludur. Kararın bazı yönleri, sahte devletin sözde 'Tazmin Komisyonu'nun bir gün yasallaşabileceği konusunda kuşkulara neden olsa da, çok zor bir engelin aşıldığı ortadadır.
Haber: YORGOS KASKANİS / Arşivi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Mira Ksenidi Aresti davasındaki kararı, kesinlikle olumludur. Kararın bazı yönleri, sahte devletin sözde 'Tazmin Komisyonu'nun bir gün yasallaşabileceği konusunda kuşkulara neden olsa da, çok zor bir engelin aşıldığı ortadadır. Sonuç olarak Türkiye'nin, söz konusu komisyonun misyonlarına, geri dönme hakkının iadesini de eklemeye karar vermesi halinde bu olumlu bir gelişme olacaktır, çünkü mülkiyet hakkının tanınmasıyla sonuçlanacaktır. Böyle bir durumda yasadışı bir rejimin komisyonuna başvurunun kabul edilip edilmeyeceği, böyle bir şey ortaya çıktığı zaman değerlendirilecek bir durumdur.
Bununla birlikte incelememiz gereken şey, Kıbrıs sorunu gibi sorunların, yargı yolu ile çözümlenip çözümlenemeyeceğidir. Aresti'nin başvurusunun 1998 yılında yapıldığını düşünmemiz yeterlidir. Henüz başlangıç aşamasında bile bir kararın alınabilmesi için yedi yıl geçti. Muhtemelen bir mahkeme kararının alınabilmesi için, önce en azından on yılın geçmesi gerekecek.
Titina Loizidou davası da benzer bir süreç izledi. Loizidou haklı bulundu ancak malına geri dönme hakkının iadesi, hâlâ askıda bekliyor. Sık sık siyasi çevrelerden şunu duyuyoruz: AİHM kararları, Kıbrıs sorununda izlememiz gereken yolu göstermektedir. Hiç kuşkusuz Avrupa Mahkemesi kararları, elimizde güçlü bir silahtır. Ancak bunlar Kıbrıs sorununu çözmemektedir! Tıpkı birçok BM kararının çözmediği gibi. Bizim bir politika ve stratejiye sahip olmamız halinde, hukuki silah ve argümanların da karşılığı olacaktır.
Türkiye ile ilgili bir mahkeme kararının çıkması için her defasında üç veya beş yıl beklememiz, bizi Kıbrıs sorununun çözümüne götürmeyecektir. Bu arada zaman ve hayat gidiyor. Beraberinde insanları da götürüyor. Durum değişiyor ve oldubittiler sağlamlaşıyor. Küçük tatminler ve küçük 'haklı çıkmalar', dirayetsiz politikacılar içindir. Bu kişiler vatandaşlarına büyük çözümler sunmazlar ve büyük ufuklar açmazlar. Hayat giderken, bunlar meydana gelmektedir. (Güney Kıbrıs'ta yayımlanan Politis gazetesi, 8 Nisan 2005)