Akdeniz yüzünden Lübnan'a nota

Türkiye, Doğu Akdeniz'de mali büyüklüğü 400 milyar dolar olduğu söylenen petrol rezervlerini çıkarma konusunda Kıbrıs Rum Kesimi'nin işbirliği yapmaya çalıştığı Lübnan ve Mısır'ı ikna edemedi.
Haber: SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

ANKARA - Türkiye, Doğu Akdeniz'de mali büyüklüğü 400 milyar dolar olduğu söylenen petrol rezervlerini çıkarma konusunda Kıbrıs Rum Kesimi'nin işbirliği yapmaya çalıştığı Lübnan ve Mısır'ı ikna edemedi. Mısır, 2003'teki anlaşmayla Rumlarla işbirliğine gitmişken, Lübnan'ın da bu anlaşmanın benzerini imzalaması Ankara'yı harekete geçirdi. Olayı takip eden Dışişleri, Beyrut'a "Doğu Akdeniz'de çıkabilecek bir krizin parçası
olursunuz" şeklinde sert bir uyarıyla protesto notası verdi.
Rum Meclisi üç gün önce petrol yataklarını arama, araştırma ve çıkarmayı düzenleyen yasayı kabul edererk, 15 Şubat'tan itibaren çalışmaların başlayacağını duyurmuştu. Rum Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas'ın 17 Ocak'ta Lübnan'la 'münhasır ekonomik bölgeleri sınırlandırmaya dönük anlaşmayı' imzalaması bardağı taşırdı ve Ankara'nın protesto notasını getirdi. Türkiye'nin Rum itirazları şu noktalarda:

  • Kıbrıs uluslararası bir sorun olarak BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu kapsamında. Rum Kesimi adanın tümünü temsil etmiyor. Hiçbir devletin, meşruluğu tartışmalı bir yönetimle böyle bir anlaşma imzalaması doğru değil.
  • Doğu Akdeniz coğrafik yapısı nedeniyle yarı kapalı bir deniz. Ekonomik zenginliklerin çıkarılıp işlenmesi için tüm kıyıdaş ülkelerin genel bir çözüm bulması gerek.
  • Rum yöneticilerinin petrol gelirlerinin Kıbrıs Türk tarafıyla paylaşmama ısrarı dikkat çekici. Böylesi bir girişim kabul edilemez.
    Suriye ve İsrail de listede
    Ancak Ankara'nın eli kolu bağlı görünürken, Rumların Suriye ve İsrail'le de ekonomik bölgeleri sınırlandıran anlaşmalar imzalamak istediği öğrenildi. Bu durumda Doğu Akdeniz'in ekonomik varlıklarından yararlanma konusunda tek başına kalmış olacak Türkiye'nin Şam ve Tel Aviv'le yakın temasla şimdilik girişimi engellediği belirtiliyor. Yunanistan 1987'de
    Ege'nin tartışmalı sularında petrol arama çalışmalarına başlayınca savaşın eşiğine gelinmiş, diplomatik girişimlerle iki ülke ihtilaflar giderilene dek petrol arama çalışmalarının askıya alınmasında uzlaşmıştı.