Alman Yahudisi Şaron ne İsrail'e ne de Araplara yaranabildi

Almanya kökenli Yahudi Daniel Şaron, kutsal topraklara döndü ama ne İsrail ne Araplara yaranabildi. İsrail'de zorunlu askerliği reddettiği için dört ay hapis yatan Şaron, 10 yıl önce kendini Lübnan'ın barışçıl sularına bıraktı.

BEYRUT - Almanya kökenli Yahudi Daniel Şaron, kutsal topraklara döndü ama ne İsrail ne Araplara yaranabildi. İsrail'de zorunlu askerliği reddettiği için dört ay hapis yatan Şaron, 10 yıl önce kendini Lübnan'ın barışçıl sularına bıraktı. Ama çok sevdiği bu ülke, sırf iyi Arapça bildiği için ona Mossad casusu muamelesi yaptı. O da geçirdiği sarsıntıyı atlatmak için soluğu İstanbul'da aldı.
Askerliği reddetmişti
İki yaşında Münih'ten ailesiyle göç ettiği İsrail'in Nahariye kenti yakınındaki Şavey Tzion'da Filistinli dadısı sayesinde Arapça öğrenip İslam kültürünü özümseyen Şaron'un hayatı geçen eylülde bir cinayet davasında tanık olarak mahkemeye çağrılmasıyla karardı. 1996'da İsrail'de zorunlu askerliği reddedip dört ay hapis yattıktan sonra Beyrut'a gelmişti. Kurslara giderek Arapçasını Basra bölgesi diyalektiğini konuşacak denli ilerletti. Beyrut'ta aydınların gittiği Hamra lokantasına sık sık uğrayıp sohbetlere eşlik ederdi. Sosyal ve kültürel havasını kaptığı bu ülkeden hiç kopamadı. Kuzeydeki sahil kenti Betrun emlakçılık ve bakımeviyle meşgul olan 32 yaşındaki Şaron'un tatil belde-siydi. Ancak 20 Eylül'de Beyrut'un Hizbullah'ın kalesi olan güneyinde bir karakola çağrıldı. Havaalanında güvenlikçi olan Lübnanlı arkadaşının başı, evini paylaştığı arkadaşının silahla öldürülmüş olması yüzünden beladaydı. Olayı karakolda öğrenen Şaron, arkadaşıyla o gece yemek yediğini anlatırken, akıcı Arapçasıyla şüphe çekti. Geçmişini deşen polise "Yahudiyim, İsrail pasaportum da var" deyince eli kelepçeli, gözleri bağlı halde askeri hapishaneye yollandı. Ülkeye girip çıkarken Alman pasaportu kullanıyordu. Hapiste defalarca Mossad ya da Ürdün ajanı olup olmadığı konusunda sorgulandı. Bir hafta sonra askeri mahkeme casus olmadığını karar verip onu sivil cezaevine gönderdi. Bu sefer üç erkek arkadaşıyla eşcinsel ilişkide olmakla suçlandı. O ise altı ay önce bir kızla nişanlandığını belirtip ididaları reddetti.
O şimdi İstanbul'da
Alman elçiliğinin çabalarıyla 22 gün sonra Frankfurt'a sınır dışı edildi. Çocukken Filistinli dadısıyla oruç bile tutan Şaron, şimdi İstanbul'da kendine gelmeye çalışıyor. Geçen yılki Lübnan savaşı yüzünden İsrail'i suçlayan Şaron, "Filistinlilere baskı politikalara hep karşı çıktım" diyor. (L.A. Times)