Amerika'da yargının ifade özgürlüğü sınavı

ABD'de okul yönetiminin zapturaptını şakayla karışık protesto için öğrencilerin açtığı argolu pankart, 'elebaşı'nın okuldan uzaklaştırılması ve hatta tutuklamasına yol açmasından...

WASHINGTON - ABD'de okul yönetiminin zapturaptını şakayla karışık protesto için öğrencilerin açtığı argolu pankart, 'elebaşı'nın okuldan uzaklaştırılması ve hatta tutuklamasına yol açmasından beş yıl sonra, en büyük ifade özgürlüğü davasına dönüşerek Yüksek Mahkeme'de incelenmeye başlandı.
Dün ABD'nin anayasa mahkemesi niteliğindeki Yüksek Mahkeme'nin ele almaya başladığı vaka, Joseph Frederick'in beş yıl önce 18 yaşında bir öğrenciyken Alaska eyaletinin Juneau-Douglas okul yönetimiyle takışmasına dayanıyor. Asıl mesele, 24 Ocak 2002'de Utah'daki Kış Olimpiyatları'na ulaştırılacak meşale okul önünden taşınırken, karşı kaldırıma çıkan Frederick'in arkadaşlarıyla dört metrelik 'Bong Hits 4 Jesus' yazılı pankartı açması.
Polis yakasını bırakmamıştı
Amerikan argosundan çevrilirse 'İsa için esrar için' anlamına gelen pankartı gören okul müdiresi Deborah Morse, öğrencilerin üzerine yürüyüp pankarta el koymakla kalmayıp Frederick'e 10 gün okuldan
uzaklaştırma cezası verdi. Morse'un cezayı sicilinden silmeme ısrarına karşı verdiği mücadele sırasında birkaç kez polis tarafından tutuklanan Frederick'e, ABD'nin en büyük sivil haklar örgütleri destek çıktı. Kartopu, çığa dönüşerek, Vietnam Savaşı'ndan beri en önemli 'öğrencinin
ifade özgürlüğü hakkı' davası haline geldi. Okulun bu olayda öğrenciyi cezalandırma hakkı olup olmadığına karar vermesi istenen Yüksek Mahkeme, 1969 yılında Vietnam Savaşı'nı protesto için öğrencilerin siyah kol bandı takmaya hakları bulunduğuna ilişkin 'tarihi' bir karar almıştı. Bu kararda da, 'Öğrenciler anayasal ifade özgürlüğü haklarından okul kapısında ayrılmaz. Devlet okullarımız totaliter bölgeler değildir. Okul yönetiminin öğrenci üzerinde mutlak otoritesi yoktur. Öğrenciler anayasaya göre kişidir ve temel haklara sahiptir' diyordu.
Clinton'ın savcısı müdahil
Davada Morse'un avukatlığını ise 1998'de eski Başkan Bill Clinton'ın Monica Lewinsky skandalından azli için Kongre'ye rapor sunmuş olan savcı Kenneth Starr yapıyor.
Davadan en çok zarar görenlerden biri de Frederick'in babası. Dava büyüyünce okulun müşterisi olduğu sigorta şirketindeki işinden atılan baba uzun süre iş bulamadı. Bu nedenle Frederick de birinci sınıfta üniversiteden ayrılmak zorunda kaldı. Babası daha sonra Çin'e İngilizce öğretmeni olarak gidince Frederick de onu yalnız bırakmadı. Frederick olanlara tepkisini "Her şey saçma şekilde komik.
Uyuşturucuyla ilgili bir şey söylemeye çalışmıyordum, sadece bir şey söylemeye çalışıyordum, ifade özgürlüğümü kullanıyordum. Haklarınızı kullanmazsanız onları kaybedersiniz" sözleriyle dile getirdi.
(Dış Haberler)