Ankara AB yerine ABD ile yatıp kalktı

Türk diplomasisine bu yıl ABD ile ilişkiler eksenindeki hareketlilik damgasını vurdu. Yılı Kuzey Irak'taki PKK varlığına karşı sınır ötesi operasyonla tamamlayan Türkiye, bu yıl ABD Temsilciler Meclisi'nin 'Ermeni Soykırımı Tasarısı'nı engellemeyemedi, sadece ötelemeyi başarabildi.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

Türk diplomasisine bu yıl ABD ile ilişkiler eksenindeki hareketlilik damgasını vurdu. Yılı Kuzey Irak'taki PKK varlığına karşı sınır ötesi operasyonla tamamlayan Türkiye, bu yıl ABD Temsilciler Meclisi'nin 'Ermeni Soykırımı Tasarısı'nı engellemeyemedi, sadece ötelemeyi başarabildi. Bush yönetimi ile inişli çıkışlı gelişen ilişkiler, ABD'nin PKK'ya karşı somut işbirliğine yönelmesi ile normalleşmeye başladı. Fransa'da Cumhurbaşkanlığına Nicolas Sarkozy'nin seçilmesi sonrası AB ile ilişkileri gölgelenen Türkiye, Kıbrıs'ta çözüm ve birleşme yolunda bir açılım sağlayamadı.
İşte, bitmek tükenmek bilmeyen dış politika konularında 2007'de yaşanan gelişmeler:
Washington'la 'soykırım' krizi
Erdoğan, 5 Kasım'da Beyaz Saray'da Bush'la görüşüp istihbarat desteği sağladı.
FOTOĞRAF: YASİN ARAS / AA


'Ermeni Soykırımı' ile ilgili gelişmeler 2007'de Türk diplomasisinin 'başarısızlık' hanesine yazıldı. Arjantin ve Şili'de 'soykırım' tasarıları kabul edildi. İsviçre, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'i "Soykırım emperyalist bir yalandır" dediği için mahkûm etti ve Dışişleri Bakanlığı, 'düşünce özgürlüğü ihlal edildiği için' Perinçek'e destek açıklaması yaptı. Bu konudaki büyük sürpriz ABD'den geldi. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'nun 'soykırım' tasarısını görüşmeye hazırlandığı bir sırada, yıllardır Türkiye için ABD'de lobi yapan en büyük Yahudi örgütü İnkâr ve İftirayla Mücadele Birliği (ADL-Anti Defamation League), 1915 olaylarıyla ilgili ilk kez 'soykırım' tanımlamasını benimsediğini ilan etti. Türkiye, İsrail'i devreye soksa da ADL'nin tavrını değiştiremedi. ABD Dış İlişkiler Komisyonu da ilk kez 106 numaralı 'Soykırım Tasarısı'nı onayladı ve Genel Kurul'a gönderdi. Türkiye, Arjantin ve Şili'ye nota verip olayı kınarken, ABD'yi kınamakla yetinmeyerek tarihinde ilk kez Washington Büyükelçisi'ni danışmalar için Ankara'ya çağırdı. Türkiye'nin sert tepkisi üzerine ABD yönetimi, Irak'taki Amerikan askerlerinin bekası için Türkiye ile ilişkilerin büyük önem taşıdığı vurgusuyla şimdilik tasarının Kongre gündemine alınmamasını sağlamayı başardı.
Ermeni gazeteci Hırant Dink'in vahşice katledilmesi de diplomatik süreci etkiledi. Ermeni diyasporası cinayeti propaganda unsuru olarak kullanırken, Dışişleri Bakanlığı, cinayeti şiddetle kınayıp cenaze törenine Ermenistan yönetimi ve diasporadan bazı isimleri davet etti.
Diplomasinin bittiği yer: Irak
Türkiye, 2007'de en çok Irak'ın ismini duydu. Iraklı Kürt lider Mesud Barzani ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Genelkurmay ile eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in vetosu nedeniyle Türkiye'ye gelemedi. PKK'nın baharla birlikte Kuzey Irak'tan Türkiye'ye saldırıları artırması kamuoyunun ve TSK'nın sabrını taşırdı. Hükümet, seçim öncesi Kuzey Irak'a yönelik operasyon taleplerini hep geri çevirdi. Dışişleri, PKK varlığı nedeniyle resmi muhatabı Bağdat hükümetine nota üstüne nota verdi. İki ülke arasında terörle mücadele anlaşması imzalama girişimleri Kürt grupların baskısıyla başarısız oldu. Türkiye, bir kopyası ABD'ye iletilen son notasında Kuzey Irak kaynaklı PKK saldırılarının bitmesini istedi ve aksi halde BM Anlaşmasının meşru müdafaa hakkını tanıyan hükümlerini kullanabileceğini ima etti.
Bu yıl Türkiye'ye en çok Irak'tan üst düzey ziyaretçi geldi. Genişletilmiş Irak'a komşu ülkeler toplantısına İstanbul ev sahipliği yaptı. Bir yandan Irak'ın toprak bütünlüğü savunuldu, Kerkük'ün Kürt kenti yapılmasına göz yumulmayacağı mesajı verildi, diğer yandan PKK'nın Irak'taki varlığına son verilmesi istendi.
Türkiye-ABD-Irak'ın oluşturduğu üçlü terörle mücadele mekanizması başarısız olurken, hükümetin TBMM'den Irak'taki PKK kamplarına yönelik askeri operasyon için yetki alması, diplomasinin sona geldiğinin ilk işaretiydi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 5 Kasım'daki ABD ziyaretinde ABD yönetimi Türkiye'ye PKK ile ilgili 'anlık istihbarat' vermeyi taahhüt etti. Ve hükümet 28 Kasım'da TSK'ya operasyon direktifi verdi. Türk jetleri, 16 Aralık gecesi Kuzey Irak'ı havadan ve karadan vurdu. Irak hava sahasını TSK'ya açan ABD, Türkiye'ye verdiği açık destekle Iraklı Kürt grupların tepkisini çekti. Barzani, Irak'ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile görüşmedi. ABD, iki müttefiki arasında dengeyi bulmaya çabaladı.
ABD ile ilişkiler
Kuzey Irak'ta Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi olayından beri sarsılan Türkiye-ABD ilişkilerinin seyri, Irak'taki gelişmeler ve 'Ermeni Soykırımı' tasarısı ile orantılı olarak iniş ve çıkışlar yaşadı. Uzun süre Türkiye'nin Irak'a müdahalesini engellemeye çalışan ABD yönetimi, AKP hükümetinin Türk kamuoyundaki baskı karşısında elinin kolunun bağlandığını da fark etti. ABD'nin Türkiye'deki imajı 'soykırım tasarısı' ile dibe vurdu. Ankara ile Washington arasında yoğun bir trafik yaşandı, Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD ziyaretlerinin temel gündemleri iki konu oldu. TSK'nın iki ABD savaş uçağının Çukurca'da Türk hava sahasını ihlal etmesini ve ABD ordusunun PKK'ya silah sağladığını dünyaya duyurdu. ABD yönetimi konuyla ilgili soruşturma başlatırken, silahların ABD ordusundaki bir yolsuzluk girişimi çerçevesinde PKK'nın eline geçtiği savunuldu. ABD, imajını düzeltmek, İran konusunda işbirliği arayışı ve Türkiye'nin Irak'ta atacağı adımların yaratacağı istikrarsızlığı dikkate alarak PKK'ya yönelik operasyonlara göz yumdu, 'anlık istihbarat' sağladı, Irak'ın hava sahasını açtı.
İsrail'le sorun geçiştirme yılı
Türkiye-İsrail ilişkileri de bu yıl inişli çıkışlı seyretti. ABD'deki 'soykırım' tasarısının Dış İlişkiler Komisyonu'nda kabulünde önde gelen Yahudi kuruluşu İnkâr ve İftirayla Mücadele Birliği'nin (ADL-Anti Defamation League) 'soykırım' ifadesini benimsemesi etkili oldu. Türkiye, İsrail'i devreye soksa da ADL'nin tavrını değiştiremedi. Eylülde Suriye'yi 'Nükleer tesis var' iddiasını öne sürerek bombalayan İsrail uçaklarının Türk hava sahasını ihlal etmesi ve boş yakıt tanklarını Türkiye topraklarına bırakması bile Ankara'nın sert tepkisini çekmedi. Bütün ihlalleri sitesinde duyuran Genelkurmay, İsrail uçaklarının ihlaline kayıtsız kaldı.
Kıbrıs'ta apoletli gerilim
2007'de Kıbrıs sorununun çözümü konusunda somut gelişme yaşanmadı ama KKTC yönetimi ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki gerilim doruğa çıktı. Lokmacı sınır kapısındaki üstgeçidin yıkılması konusunda ısrarcı davranan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Genelkurmay'dan sert tepki gördü. Adadaki Türk birliğinin komutanı, KKTC Başbakanı'nın elini sıkmadı. Dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül kriz büyümesin diye devreye girdi. Ancak Gül ve AKP de gerilimden nasibini aldı. Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli'nin TSK'yı hedef almasına hükümetten ses çıkmayınca, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tepki gösterdi. Bunun üzerine Dışişleri açıklama yaparak Markulli'nin Türkiye'nin iç konularıyla ilgili değerlendirmeler yapmanın haddi olmadığını kaydetti.
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'de petrol arama girişimlerine Ankara sert karşılık verdi. Savaş gemileri bölgede yüzdürülürken, TPAO da tartışmalı bölgeler için ruhsat aldı.
AB'ye karşı Sarkozy ipoteği
Türkiye AB ilişkileri geçen yıl iki açıdan yara aldı. Türkiye, cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler nedeniyle AB gündemini unuttu. AB'nin önemli ülkesi Fransa'da Türkiye karşıtı Nicolas Sarkozy'nin iktidara gelmesi, 'Türkiye Avrupalı değil' tartışmalarını alevlendirdi. 22 Temmuz seçimlerinden sonra göreve gelen hükümet, öncelik olarak AB ile ilişkileri gündemine aldı ve 2013 yılına dek Türkiye'nin yol haritasını belirledi. Ama, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi ile Vakıflar Yasası gibi kritik yasalarda 2007 içinde ilerleme kaydedilemedi. Türkiye Roma Anlaşması'nın yıldönümüne çağrılmamasına bozuldu. Fransa'nın baskısı ile AB zirve bildirisinin genişleme paragrafına 'katılım' ifadesinin konulmaması Türkiye'nin tepkisine yol açtı. Sarkozy'nin Türkiye'ye önerdiği 'AB yerine Akdeniz birliği' önerisi şimdilik taraftar bulmasa da AB içinde tartışılmaya başlandı. AB ülkelerinin PKK'ya tavır alması ise ilişkilerdeki en olumlu gelişme oldu.



Yolu Türkiye'den gelip geçenler...
Kral Abdullah, Peres ve Karzai 2007'de Ankara'ya konuk oldular.

Asgeri Türkiye'den kaçırıldı: İran'ın nükleer programında geçmişte rol oynamış eski Savunma Bakan Yardımcısı Ali Rıza Asgeri'nin CIA ve Mossad tarafından Türkiye üzerinden ABD'ye kaçırıldığı öne sürüldü. Asgeri'nin CIA ve Mossad'ın önemli kaynağı olduğu ve ABD'nin yıl sonunda açıkladığı raporunda İran'ın nükleer programını 'aklayan' bilgileri sağladığı öne sürülüyor.
Erdoğan Basra krizinde arabuluculuk istedi ama...: İran'ın Basra Körfezi'nde yakaladığı İngiliz askerler dünya kamuoyunda yankı uyandırdı. Britanya Dışişleri Bakanı Margaret Beckett Türkiye'yi ziyaret edip yardım isteyince Başbakan Tayyip Erdoğan, İran nezdinde girişimde bulunup başta kadın asker olmak üzere esirlerin bırakılmasına çalıştı. Ama İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, askerleri adeta bir şov yaparak serbest bırakıp, Türkiye'yi dikkate almadığı görüntüsü çizdi.
Laricani ile Solana Türkiye'de de buluştu: İran'ın Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi (UYGK) Genel Sekreteri ve nükleer programıyla ilgili başmüzakerecisi Ali Laricani ve AB Dış Politika Temsilcisi Javier Solana yıl boyu İran'ın nükleer programına dair görüşmeler yaparken bunlardan biri de Ankara'da gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Türkiye'nin üzerine düşenleri yapmaya hazır olduğu mesajını verdi.
Müşerref ve Karzai'nin yolu Ankara'dan geçti: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, İslamcı militanların faaliyetleri yüzünden kapışan Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref ve Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai'yi Türkiye'de ağırladı. Ama yayımlanan 'Ankara Bildirisi' üçlü işbirliğini artırma vaadinin ötesine geçemedi.
Abbas'la Peres TBMM'de: Ortadoğu barışı için 2007 sonundaki sonuçsuz Annapolis Konferansı'na kadar yaprak kımıldamazken, Türkiye, konferans öncesi Filistin Özerk Yönetimi lideri Mahmud Abbas ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'i Ankara'da buluşturdu. İki lider TBMM'ye hitap edip barış vaadinde bulundu.
Babacan, hem dışişlerinin başı hem AB başmüzakerecisi: Abdullah Gül 28 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı olunca yeni kabinede Dışişleri Bakanlığı'na Ali Babacan getirildi. AB ile müzakereleri yürüten heyetin başındaki Babacan, yeni dönemde 'Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci' sıfatlarını birlikte kullanmaya başladı.
Krala özel protokol: Ankara'ya bu yıl çok sayıda yabancı konuğu ağırlarken, siyasi olarak en tartışılan Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz El Suud'un ziyareti oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Suud'un oteline kadar giderek protokol kurallarını altüst etmesi ve Kral'ın 10 Kasım'da yarıya indirilmesin diye Suudi bayrağı astırmaması tepki topladı. Kral'a 'devlet nişanı' takdim edilmesi de tartışmaların tuzu biberi oldu.