Ankara doğru yolda ilerliyor

Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunları, birbiri ardına gelen hükümetlerin modern demokratik devlet inşasındaki başarısızlığıyla irtibatlı.
Haber: MESUD DAHİR / Arşivi

Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunları, birbiri ardına gelen hükümetlerin modern demokratik devlet inşasındaki başarısızlığıyla irtibatlı. Tam da bu yüzden Türkiye yıllarca ısrarla AB'ye girmek isterken, Avrupa ısrarla Türkiye'yi reddetti.
Türk politikacılar, Avrupa'yı, devletlerinin demokratik, çağdaş bir devlet olduğuna ikna edemiyordu. Zira tam anlamıyla askerin hâkim olduğu, modernliği ve demokratlığı yüzeysel bir devletti bu. Kemalist düzen, küreselleşme çağının gereklerine uyum sağlamak için siyasi, ekonomik ve sosyal yapısını geliştirmekten aciz kalmıştı.
Erdoğan liderliğindeki AKP'nin iktidara gelmesiyle Türkiye'nin gidişatı değişti. İktidar partisi Atatürk reformlarındaki tüm olumlu yönlerin muhafaza edilmesi gerektiği noktasından hareket etti; Atatürk reformlarını Türkiye'nin Batı'ya yakınlaşması için önemli bir başlangıç noktası olarak gördü. AKP iktidarı, cumhurbaşkanlığı ve askeri kurumun somutlaştırdığı laik akım ile başbakanlığın ve halihazırdaki meclis çoğunluğunun somutlaştırdığı İslami akımı arasında bir güç paylaşımını gündeme getirdi.
Bu noktada Avrupa demokratik geleneğinin uzantısı sayılan siyasi rasyonalizmin bir türü belirdi. Taraflar ulasal cepheyi sağlamlaştırmak, Türkiye'nin çıkarlarını kollamak, yeni Ortadoğu sistemi içinde bölgesel bir güç haline gelmek ve nihayet AB üyeliği hedefine varmak için ortak bir kararlılık temelinde uzlaşma içinde var olmanın öneminin bilincinde olduğunu kanıtladı.
Sonuçta AKP, AB'yi samimiyetine inandırdı. Böylelikle 240 yıl sonra Türkiye'ye AB'nin kapısı açıldı.
AKP bir yandan da Türkiye'nin komşu ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye, komşularıyla askıya alınan tarihi sorunların çözümü için askeri değil diplomatik yolları inşa etmeye çalışıyor. Türkiye ayrıca İran, Araplar ve Avrupalılarla birlikte yeni dünya düzenine yönelik Amerikan hegemonyasına karşı mücadeleye katkıda bulunuyor.
Türkiye, AB üyeliğine giden doğru yolda ilerliyor. Ülkenin AB'ye girişi, küreselleşme çağında dinler, kültürler ve uygarlıklar arasındaki etkileşimi güçlendirecek. (Lübnan gazetesi Mustakbel, 6 Ocak 2005)