Ankara'dan alınacak birçok ders var

Sezer'in Suriye ziyaretinin önemi iyi idrak edilmeli. Çünkü Suriye yalan yanlış gerekçelerle Amerikan baskısıyla karşı karşıya bulunan ikinci Arap ülkesi.
Haber: NAZAR ABİDİN / Arşivi

Sezer'in Suriye ziyaretinin önemi iyi idrak edilmeli. Çünkü Suriye yalan yanlış gerekçelerle Amerikan baskısıyla karşı karşıya bulunan ikinci Arap ülkesi.
Washington, Şam'a Irak savaşındaki tutumunun, Hizbullah ve Filistinli grupları desteklemesinin bedelini ödettirmek niyetinde. Oysa Şam mümkün bütün işbirliğine girdi ve birçok ödün verdi. Gelgelelim ABD'nin bölgedeki politikalarına hükmeden İsrail'in çıkarları, bölgenin muhalif her türlü sesten tamamen arındırılması için Irak rejiminin düşüşü sonrası Suriye rejiminin tamamen ortadan kaldırılmasını gerekli görmekte.
Arap başkentlerinin Suriye'ye nasihatlerde bulunmakla yetindiği bir zamanda Türkiye, Suriye'ye adil ve anlayışlı yaklaştı. Tutumunun ABD ve İsrail'i öfkelendireceğini bilmesine rağmen. Oysa Türkiye'nin çıkarları birçok Arap ülkesinin, hatta hepsininki gibi Washington'la iyi geçinmenin yolu olarak İsrail'le ilişkilerini güçlü kılmasını öngörmekteydi.
Türkiye'nin Arap ülkelerine sunduğu ilk ders değil bu. Peşi sıra gelen Arap geri adımlarının gölgesinde Erdoğan, İsrail'in devlet terörü uygulayan, terörist bir devlet olduğunu söylemişti. Oysa birçok Arap ülkesi, Erdoğan'ın yaptığı gibi gelişmelere doğru tanımlar getirmekten kaçındı.
ABD'ye rağmen
Arap başkentlerinin İsrailli yetkililere kapılarını açtığı, savaş suçlusu Şaron'a kırmızı halılar serdiği bir zamanda Erdoğan, İsrail Başbakan Yardımcısı Ehud Olmret'i karşılamadı. Bu davranışının İsrail'i ve Washington'ı öfkelendireceğini bildiği halde.
Türkiye'nin Irak savaşındaki tutumu birçok Arap ülkesinin tutumundan daha iyiydi. Bütün Arap ülkeleri sustu ve savaşı olumlu karşıladı. Bir kısmı da Amerikan güçlerine destek sundu. Fakat ABD'nin dostu ve NATO üyesi Türkiye topraklarını Irak savaşı için kullandırtmadı. Bizler ise daima başkalarının bizim görüşlerimizi bizden daha fazla savunmasını, hatta yerimize savaşmalarını bekleyip durduk. (Katar gazetesi Vatan, 17 Nisan 2005)