AP sıralarına AB karşıtları doluşacak

AP sıralarına AB karşıtları doluşacak
AP sıralarına AB karşıtları doluşacak

İsveç?te Korsan partisi copyright ve patent yasalarına bayrak açarak üye sayısını üçe katladı. FOTOĞRAF: reuters

BRÜKSEL - AB’nin seçimle işbaşına gelen tek kurumu Avrupa Parlamentosu (AP) için 27 üye ülkede bugünden itibaren dört gün boyunca seçimler düzenleniyor. AB’nin karar organı konsey, icra organı komisyondan sonra danışmanlık ve yasaları onaylama göreviyle en önemli üçüncü kurumu AP, ‘vatandaşın vicdanının sesi’ rolünü oynuyor. AP’nin 736 üyesinden biri olmak için 9 bin aday yarışıyor. Sandığa 375 milyon seçmen çağrılırken, AP seçimlerine ilgisizlik geleneğiyle katılım yüzde 50’nin epey altında kalacak. Küresel mali krizin altında ezilen kitlelerin gazaplarını ana akım partilerden çıkarması beklenirken, merkez sağ en büyük blok kalsa da, AB karşıtı küçük partiler etkinlik ele geçirecek. Üstelik bu, AB Anayasası’nı ikame edecek Lizbon Anlaşması yürürlüğe girdiği takdirde yetkilerinin artması sonucu bugüne değinki en güçlü AP olacak. Önde gelen ülkelerde manzara şöyle: 

ALMANYA: Eylüldeki genel seçim öncesi sınav niteliğinde. ‘AB’nin çifte motoru’ diye nitelenen Almanya ile Fransa’nın liderleri Angela Merkel ile Nicolas Sarkozy, halkı AP seçimine katılmaya çağırdıkları ortak açıklamada “Güçlü Avrupa, illa AB’ye daha fazla yetki, daha fazla AB yasası ve hatta daha fazla mali ortaklık demek değildir” diyerek, zaten AB’nin ölüm ilanını vermiş oldu.
FRANSA: AB üyeliğinin iyi olduğunu düşünen Fransızların oranı 1987’de yüzde 74 iken, geçen yıl yüzde 47’ye düştü. Sandığa seçmenin üçte birinin gitmesi bekleniyor. Sarkozy ile partisi UMP, Türkiye karşıtı kampanya yürütürken, aşırı sağın oylarını çalma çabasında. Yüzde 26 oranında oyla birinci gelmesi beklenen UMP’nin öne çıkan adayı ise, adalet bakanı iken evlilik dışı çocuk doğuran Mağrip kökenli Müslüman Rachida Dati.
Dört bakanın istifası Brown’ı sarsacak
BRİTANYA: AP seçimlerine en çalkantılı giden ve erken seçimin eşiğine gelen ülke. Hem iktidar hem muhalefet vekillerinin kişisel harcamalarından mortgage taksitlerine faturalarını devlete ödettirmesi skandalı dinmezken, İçişleri Bakanı Jacqui Smith’in istifa edeceği haberleri sonrası, Toplumlar ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Bakan Hazel Blears ile devlet bakanları Beverley Hughes ve Tom Watson istifasını açıkladı. Çanlar hükümete karşı güvensizlik oylaması için çalıyor. Bu ortamda aşırı sağcı-ırkçıların başını çektiği küçük partilerin oy oranı yüzde 30’a ulaşarak, ana akım partilerin tek tek oy oranını solladı. Britanya Ulusal Partisi gibi aşırı sağcıların AP’deki vekil sayılarını artırmaları, AB üyeliğinden çıkılmasını isteyen Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’nin oy oranını yüzde altıdan 19’a çıkararak ilk kez iktidardaki İşçi Partisi’nden daha fazla vekil çıkarması bekleniyor. Son 25 yılda AB üyeliğinin iyi bir şey olduğunu düşünen Britanyalıların oranı yüzde 43’ten 31’e düşerken, kötü bir şey olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 30’dan 37’ye çıktı. Hal böyleyken, anamuhalefetteki Muhafazakar Parti lideri David Cameron, Polonya ve Çekya’nın küresel ısınmayı yalan diye niteleyen, eşcinselliği hastalık olarak gören ve AB’nin neototaliter rejime dönüştüğünü savunan partileriyle AP’de yeni bir Avrupa’ya şüpheci blok kurmaya hazırlanıyor. 
İSVEÇ: Temmuzda AB dönem başkanlığını devralacak ülkede internette her şeye bedava erişim isteyen Korsan Partisi konuşuluyor. Pirate Bay paylaşım sitesinden dört kişi copyright yasalarını çiğneme suçundan hapse atılınca, partinin üye sayısı bir haftada üçe katlandı. Anketlerin yüzde 8 oranında oy biçtiği partinin lideri Rickard Falkvinge “Bir kaç yıl içinde tüm Avrupa kaygılarımızı paylaşacak. Siyasiler interneti yaramazlık ettiklerinde çocukların ellerinden alabilecekleri bilgisayar oyunu sanıyor” diyor.
YUNANİSTAN: Batı Trakya Türk Azınlığı, sorunlarının çözülmemesini protesto için beyaz oy kullanma kararı aldı. Karar “Partiler Batı Trakya Türk Azınlığı’na gereken itibarı göstermedi, listelerine aldığı azınlık adaylarını seçilebilecek sıraya koymayarak küçümsedi” diye gerekçelendirdi. İktidardaki YDP ile muhalefetteki PASOK ve Syriza partilerinin 22’şer kişilik aday listelerinin son sıralarında yer alan üç Türk adayın seçilme şansı yok. (Dış Haberler)