Araplar yine açıkta

İsrailliler, özelde Suriye ve genelde komşu ülkelere yakınlaşıp kendilerinden uzaklaşmalarından ötürü Türklere kızgın. Ne de olsa söz konusu ülkeler İsrail'in literatüründe 'düşman devletler' sınıfında
yer almakta.
Haber: MUHAMMED ZURUF / Arşivi

İsrailliler, özelde Suriye ve genelde komşu ülkelere yakınlaşıp kendilerinden uzaklaşmalarından ötürü Türklere kızgın. Ne de olsa söz konusu ülkeler İsrail'in literatüründe 'düşman devletler' sınıfında
yer almakta. Dolayısıyla, Ankara Tel Aviv'in gözünde 'kırmızı çizgileri' aşmıştı. Bu durum iki taraf arasında geçen yüzyılın 80'li yıllarından itibaren kurulan stratejik ittifaka gölge düşüren açık ve güçlü bir işaretti.
Bu ortamda Erdoğan, İsrail ziyaretini 'nezaket ve genel ilişkiler' çerçevesinde formüle etti. Oysa ziyareti gerçekleştirmesi için bariz Amerikan ve Avrupa baskısına maruz kalmıştı. Ancak Ankara'da bazıları ziyaretin Türk tutumundaki değişimi yansıttığı, en önemli sonucunun İsrail ile Türkiye arasındaki askeri işbirliğinin eski düzeyine gelmesi olduğu düşüncesinde. Zira Türk savunma bakanının İsrail şirketleriyle
500 milyon dolarlık silah anlaşması için iki gün daha İsrail'de kalması, ziyaretin açıklanmamış boyutuna işaret etmekte.
Hatta siyasi çerçevede dahi Ankara, Suriye ile İsrail arasında her iki tarafla güçlü ilişkilerinden hareketle aracı rol oynamaya çalışmakta. Türkiye'nin bu konumu başka aracılarda olmayan bir meziyet kazandırmakta kendisine.
Bu rolü oynamak istiyor, kimse Ankara'yı kınayamaz. Çünkü Ankara'nın barış vizyonunda stratejik bir çıkarı var. Sorun, Arapların ötekilerle ilişkiye geçme yönteminde saklı. Zira şu ana kadar Araplar en azından komşu ülkelerle ilişkilerde belirli temeller ve kurallar belirleyemedi. Aksine sadece 'muhabbet ya da nefret' gibi sadece duyguların bu ilişkilere hükmetmesine izin verdiler.
Oysa yeni dünya düzeninin değişiklikleri, çıkarların ülkeler arasındaki ilişkilere hükmeden kural olduğunu ve ortada 'daimi dostluk veya düşmanlık' değil, iki ülke arasındaki ilişkinin sürecini ve yapısını belirleyen çıkarlar olduğunu vurgulamakta şu zamanda.
(Katar gazetesi Vatan, 4 Mayıs 2005)