Araplara düşen görev

Kürtlerin Iraklı olarak kalmasını istiyor musunuz? O halde onlara yönelik etnik düşüncelerinizden ve nefret duygularınızdan vazgeçin. Kürdistan bölgesinin Kuzey Irak olarak bildiğiniz Irak'ın bir parçası olarak kalmasını istiyor musunuz?
Haber: ADNAN HÜSEYİN / Arşivi

Kürtlerin Iraklı olarak kalmasını istiyor musunuz? O halde onlara yönelik etnik düşüncelerinizden ve nefret duygularınızdan vazgeçin. Kürdistan bölgesinin Kuzey Irak olarak bildiğiniz Irak'ın bir parçası olarak kalmasını istiyor musunuz? O halde onlara, Türkmenlere, Asurilere, Keldanilere, Hıristiyan, Yahudi, Saibi ve Yezidilere yönelik uzun süreli ayrımcılığa nokta koyun; onlara Irak'ın Araplarının ve Müslümanlarının sahip olduğu aynı haklara sahip Irak'ın ortakları olarak muamele edin. Tıpkı aynı yükümlülükleri yerine getirmelerini onlardan istediğiniz gibi... Şu andan itibaren bunları yaklaşımınızın bir parçası haline getirin ve birkaç ay sonra oluşacak kalıcı anayasaya yansıtın.
İlkesel açıdan hiç kimsenin, kendi tarihi topraklarına dağılmış Kürtlerin bağımsız siyasi bir oluşum kurma arzusunu engelleme hakkı yoktur. Bu hakka yönelik herhangi bir kısıtlama, biz Arapların bölünmüş devletlerimizin birleşik siyasi bir oluşum kurmalarını arzu etme hakkımızın kısıtlanmasına zemin hazırlanması, atalarımızın ve babalarımızın Arap ülkelerimiz üzerindeki Osmanlı ve Avrupalı hegemonyasına karşı direnişinin meşruluğunun yaralanması anlamına gelir. Araplar için caiz olan başkaları için de caizdir.
Kürtlerin şu an -genelde Arap milliyetçiler tarafından maruz kaldığı kampanya, sadece mantığa, hakkın, adaletin, insafın ve insan haklarının ilkelerine ters değil, aynı zamanda Irak'ın bütün olarak kalması çağrılarıyla da çelişmekte. Zira birlik ne zorla ve güçle ne de iğrenti ve ayıplamayla gerçekleşir. Sevgi, uyum ve eşitlikle olur ancak.
Siz evlatlarınızı büyüyüp delikanlı yaşa geldikleri vakit sizinle beraber yaşamaya zorlayamazsınız. O halde hangi hakla büyük bir milleti istememelerine rağmen koca evinizde kalmaya zorlamak ve boyun eğdirmek istiyorsunuz?
Gerçekten Kürtlerin Iraklı, Kürdistan'ın da Irak'ın bir parçası olarak kalmasını istiyor musunuz? O halde öncelikle sizinle birlik olma hakkını pratik edebilmeleri için ayrılma hakkını onlara verin ve onları özgür iradeleriyle sizinle Irak'ın ortakları kalmayı seçmeleri için özgür insanlar olarak onları görün.
Zira ancak böyle bir seçim ve irade gerçek, güçlü ve derin birlikteliği sağlayacak. Kürtlerden birinin Irak devlet başkanı veya başbakanı olmasını çok gördüğümüz halde Kürtleri nasıl Iraklı kılacağız?
Kürtler sizinle federatif birlikteliği seçtiler ama sizler bu tercihi Irak'nın yakılıp yıkılmasına yıkan ve peşi sıra gelen Iraklı nesillerin hayatının dumura uğratılmasına yol açan şoven düşünce ve girişimlerle karşıladınız.
Kürtlerin Iraklı, Kürdistan'ın da Irak'ın kuzeyi olarak kalmasını gerçekten istiyorsanız en azından Irak'ın devlet başkanının veya başbakanının Kürt olması düşüncesini kabul edin. Yine gelecekte bu başkanın Türkmen, Asuri, Keldani, Hıristiyan, Yahudi, Saibi veya Yezidi olmasını da...
(Londra'da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 5 Şubat 2005)