Avrupa: Üyelik için en az 10 yıl var

Avrupa Komisyonu çarşamba günü Türkiye'nin üyelik müzakereleri için çerçevesini belirledi. Komisyon üyeleri Kıbrıs ile olabilecek en iyi ikili ilişkilerin kurulmasını istedi. Müzakereler sıkı koşullara dayandırılacak.
Haber: CHRISTOPHE LAMFALUSSY / Arşivi

Avrupa Komisyonu çarşamba günü Türkiye'nin üyelik müzakereleri için çerçevesini belirledi. Komisyon üyeleri Kıbrıs ile olabilecek en iyi ikili ilişkilerin kurulmasını istedi. Müzakereler sıkı koşullara dayandırılacak.
Avrupa Komisyonu çarşamba günkü müzakere çerçevesinde Türkiye'nin üyeliğini, her şey yolunda giderse 'en az on yılık' bir süreye bağladı. Komisyon'un Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, tartışmanın "uzun, çekişmeli ve çok siyasi" geçtiğini söyledi.
Komisyon'un birçok üyesi (Lüksemburglu, İrlandalı, Çek ve Avusturyalı) Türkiye ile üyelik yerine imtiyazlı ortaklık kurulmasını istedi.
Ama sonunda, Aralık 2004'te devlet başkanlarının savunduğu pozisyon galip geldi.
Olli Rehn şunları söyledi: "Sözümüzde duruyoruz. Bunun uzun ve zorlu bir müzakere olacağını ve vatandaşların kaygılarını hesaba katmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz."
Kıbrıs'a vurgu
1999'da Türkiye'yi aday ülke olarak kabul etme kararının ardından geçen aralıkta Brüksel'de varılmış olan uzlaşma, bugün olsa Fransız ve Hollandalıların anayasaya 'Hayır'ının ardından ('Hayır' Türklerin adaylığına söylenmemiş olsa dahi) mümkün olamazdı. Hatta Alman Hıristiyan Demokrat Angela Merkel ile Fransız muhafazakâr Nicolas Sarkozy ülkelerinde
işbaşına gelmiş olsa hayal dahi edilemezdi.
"Konsey'in hiç olmazsa bir üye ülkesinin alarm düğmesine basmasını ve Komisyon'un bu önerisini durdurmasını umuyorum," diyordu dün Avrupa milletvekili Hıristiyan Demokrat Alman Elmar Brok.
Aslında çerçeve metni, Brüksel zirvesinin sonuç bildirgesiyle neredeyse kelimesi kelimesine aynı. Fazladan sadece, Türkiye'nin 'Kıbrıs Cumhuriyeti' dahil olmak üzere diğer üye ülkelerle 'ikili ilişkilerini normalleştirmede' ilerleme kaydetmesinin beklendiği eklenmiş.
Brüksel Ankara'nın, güney yarısı 2004'te AB'ye giren Kıbrıs'ı tanımasını istiyor. Ancak bu, adanın yeniden birleşme projesinin kendisi tarafından değil, Kıbrıs Rumları tarafından reddedilmiş olsuğunu her fırsatta dile getiren Türkiye açısından son derece hassas bir nokta.
Dört önemli nokta
Bunun dışında müzakere çerçevesi ne diyor?
1- Görüşmeler 3 Ekim'de Brüksel'de başlayacak ve hükümetlerarası bir konferans şeklinde, oybirliğine dayanarak yürütülecek.
35 bölümün üzerinden geçilecek.
2- Bu müzakereler, sonucu taahhüt edilemeyecek 'ucu açık bir süreç'. Komisyon, açıklayıcı bir notunda müzakerelerin süresini 'on yıl veya üstü' olarak değerlendiriyor. Ancak Türkiye temel hakları ısrarla ihlal ederse müzakerelerin bu süreden önce de herhangi bir anda, Komisyon'un veya üye ülkelerin üçte birinin isteğiyle askıya alınması mümkün olabilecek.
3- Çerçeve, genişlemenin şokunun daha iyi sindirilebilmesi için 'uzun geçiş dönemleri, derogasyonlar, özel düzenlemeler veya kalıcı kısıtlayıcı önlemler' gibi araçlara kapıyı açık bırakıyor. Yani üye ülkeler Türk işçilerin serbest dolaşımına, tarım sübvansiyonlarına veya yapısal fonlara kısıtlama getirilmesini isteyebilecek.
4- Genişleme tarihinde ilk kez AB bir aday ülkeden, müzakerelerin bir bölümüne başlanırken standartlar isteyecek. Bu da Konsey'in, Komisyon'un önerisi üzerine, Türkiye'ye müzakerelere başlamadan önce yasalar, pazar ekonomisi gibi alanlarda koşullar dayatabileceği anlamına geliyor.
Türk hükümeti 1999'dan bu yana dikkat çekici reformlar gerçekleştirdi. AB'nin dünkü kararını da, 'krizin büyüklüğüne rağmen' sevinçle karşıladı. (30 Haziran 2005)