Avusturya'ya AB'de ortak geldi

Almanya'da kurulmak üzere olan koalisyon, dış politika konusunda, AB düzeyinde önemli etkileri olacak bir rota hazırladı.
Haber: ALEXANDRA FÖDERL SCHMID / Arşivi

Almanya'da kurulmak üzere olan koalisyon, dış politika konusunda, AB düzeyinde önemli etkileri olacak bir rota hazırladı.
Birlik Partileri CDU/CSU, Türkiye'nin AB'ye girme çabalarına ilişkin olarak nasıl bir tavır takınılacağı konusundaki görüşlerini SPD'ye kabul ettirdiler. Türkiye artık Başbakan Gerhard Schröder'in (SPD) görevden ayrılmasıyla, Almanya'nın AB düzeyindeki desteğini kaybetmeye kendini hazırlamalı. CDU/CSU'nun koalisyon ortağı FDP olsaydı bile, Türkiye'nin AB'ye katılımına karşı tutum bundan daha açık bir şekilde formüle edilemezdi.
Öte yandan Avusturya hükümeti, Viyana'nın Türkiye konusundaki sınırlayıcı tutumunu destekleyecek bir ortak kazanmış oldu. Almanya'nın yeni hükümeti aslında Viyana'daki koalisyonun pozisyonu neyse, onu savunacak. Yani artık AB giriş müzakerelerinin ucunun açık bırakılması ve AB'nin yeni üye alma gücüne sahip olması gerektiği vurgulanacak. Ancak Almanya'daki yeni koalisyon daha da ileri gidiyor: Türkiye ile müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde, ülkeye neyin teklif edilmesi konusunda anlaşmaya varmak istenmesine bakılırsa, demek ki bu ihtimalin gerçekleşmesi bekleniyor. AB çevreleri şimdiye kadar CDU/CSU tarafından üzerinde durulan imtiyazlı ortaklık deyişi yerine, imtiyazlı ilişkiler şeklindeki yeni bir deyişe alışmak zorunda. Bunun ne anlama geldiği henüz belli değil. İlişki kulağa ortaklıktan daha da gevşek bir kavrammış gibi geliyor. Belli ki bununla bir aşk ilişkisi kastedilmiyor.
Ancak Almanya'daki farklı bazı siyasi şartlar, Türkiye'yi, katılım karşıtlarının eline bahane vermek istemiyorsa, daha fazla çaba harcamaya zorluyor. Türkiye'nin demokrasi alanında büyük eksiklikleri olduğu sonucuna varan AB İlerleme Raporu da bu yöndeki çabaları artırmak için ikinci bir vesile. (Avusturya gazetesi, 9 Kasım 2005)