Bağımsızlık Kosova'ya deva değil

Uluslararası toplum ve Sırbistan'la nihai statü müzakerelerinde bağımsızlık diye bastıran Kosova, önceki günkü genel ve yerel seçimlerde her ne olursa olsun bağımsızlık ilanı vaat eden eski gerilla liderine başbakanlık yolunu açtı.

PRİŞTİNE - Uluslararası toplum ve Sırbistan'la nihai statü müzakerelerinde bağımsızlık diye bastıran Kosova, önceki günkü genel ve yerel seçimlerde her ne olursa olsun bağımsızlık ilanı vaat eden eski gerilla liderine başbakanlık yolunu açtı. Ama halkın yarıdan fazlasının sandığa gitmemesi, hem seçimin meşruiyeti hem de asıl sorunun bağımsızlık olup olmadığı konusunda soru işaretleri uyandırdı.
Eski Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) yılan lakaplı siyasi lideri Haşim Taçi'nin liderliğindeki muhalefet partisi Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 34 oy alırken, 39 yaşındaki Taçi "Zaferimizle birlikte yeni bir çağ başlıyor. Kosova halkı, bağımsızlığa hazır olduğumuz yönünde dünyaya en güçlü mesajı gönderdi. Avrupa ailesine katılmaya hazır demokratik bir ülke olduğumuz mesajını verdi" dedi. Geçen yıl ölen 'ulusun lideri' lakaplı ilk başkan İbrahim Rugova'dan yadigâr, şimdiki başkan Fatmir Seydiyu'nun liderliğindeki iktidar partisi Kosova Demokratik Birliği (LDK), 2004 seçiminde yüzde 45 oy olmasına karşın, bu kez yüzde 22'de kaldı.
Türk partiye üç vekil
Ama yüzde 34 oy oranı tek başına iktidara yetmediğinden, ezeli rakipler PDK ile LDK'nin koalisyon kurması gerekecek. Kosova Demokratik Türk Partisi ise hedeflediği üç sandalyeyi garantilemiş, dört sandalye alma da ihtimal dahilinde. 120 sandalyeli mecliste 20 sandalye azınlıklara ayrılmış.
Kosova'nın 2 milyonluk nüfusunun yüzde 90'ını Arnavutlar oluştururken,
1.5 milyon kayıtlı seçmen var. 1999'daki NATO harekâtı sonrası kurulan BM Kosova Geçici Yönetim Misyonu (UNMIK) şefi Joachim Rucker, katılımın yüzde 40 ile 45 arasında kaldığını belirtirken, 2004 genel seçimindeki yüzde 53'lük katılıma göre bu düşük oranı soğuk hava ve kara bağladı. Seçim Komisyonu Başkanı Mazlum Baraliu, İsveç'te seçime katılımın daha düşük olduğunu anlattı. En fazla katılım PDK'nın kalesi Dreniça bölgesinde yakalandı ve yüzde 50'yi geçti.
NATO harekâtı sonrası üçte ikisi bölgeyi terk eden Sırpların kalan 100 bini ise, Belgrad'ın çağrısına uyup bağımsızlık davullarının çalındığı seçime meşruiyet kazandırmamak için boykotu yeğledi. En düşük katılım oranı Sırp bölgelerinde yüzde 0.8'le gerçekleşti.
Uzmanlar seçmen ilgisizliğini, ekonomi bataktayken yolsuzluklara karışan politikacılara duyulan güvensizliğe bağlıyor.
İktidardakiler zenginleşti
Özellikle 1999'dan beri iktidardaki LDK'nın protesto edildiği belirtiliyor. Avrupa Hareketi Başkanı Behlül Bekaj "Halkın yüzde 15'i yoksulluk sınırının altında sefalet içinde yaşıyor. Siyasilerin kamu fonları kötüye kullanıp yolsuzluk yapması halkın seçime inancını yok etti. Katılım olmaması siyasi sisteme güvensizlik mesajı" dedi. Bir gazetenin yayın yönetmeni Berat Buzhala "İş yok, elektrik yok, su yok. Son üç yılda sadece hükümettekiler zenginleşti" diye ekledi.
Kıbrıs'a örnek olur mu?
Nihai statü müzakerelerinin son turu yarın başlayıp 10 Aralık'ta bitecek. Rusya destekli Sırbistan'ın geniş özerklikten geri adım atmaması karşısında önce Kosova'nın Arnavut-Sırp bölgeleri olarak bölünmesini ortaya atan AB Temsilcisi Wolfgang Ischinger, en son 'tarafsız statü' önerdi. Ama hem Belgrad hem de Priştine'den ret yanıtı aldı. Kosova'nın tek taraflı bağımsızlık ilanının kabulünden, Kıbrıs Rum Yönetimi, uluslararası toplumun KKTC'yi de tanıması, İspanya, Bask ve Katalonya bölgelerine örnek oluşturması açısından çekiniyor. ABD'nin, Rus misillemelerini umursamama pahasına Kosova'nın bağımsızlığını tanıyıp tanımayacağı da meçhul.
Tanınsa bile, hiçbir ekonomik gücü olmayan Kosova kötüye gidebilir. Sırbistan sınırları kapatıp, ticaret ambargosu uygulayıp enerji ve telefon hatlarını kesebilir. Kuzeyde yaşayan Kosovalı Sırplar Belgrad'ın desteğiyle ayrılabilir. Bu şartlar altında Avrupa'nın en yoksul bölgesinin AB'nin yaşam standardına yaklaşması iyice güçleşebilir.
(afp, Reuters)