Bağımsızlık krizi yakın

Pazar günkü Irak seçimindeki onca dikkat çekici şey arasında belki de en çarpıcısı, Kürt bağımsızlık hareketinin başarısıydı. Yüzlerce Kürt, Irak'ın Kürt bölgesindeki resmi seçim istasyonlarının yanında çadırlar...
Haber: Peter W. Galbraith / Arşivi

Pazar günkü Irak seçimindeki onca dikkat çekici şey arasında belki de en çarpıcısı, Kürt bağımsızlık hareketinin başarısıydı. Yüzlerce Kürt, Irak'ın Kürt bölgesindeki resmi seçim istasyonlarının yanında çadırlar kurup binalardan çıkanları 'Kürdistan bağımsız mı olsun, yoksa Irak'ın parçası olarak mı kalsın' sorusunun sorulduğu gayriresmi bir referandumda oy kullanmaya davet etti. Benim görebildiğim kadarıyla neredeyse herkes bu davete icabet edip referandumda oy kullandı ve sonuç 1'e karşı 11 oranında bağımsızlıktan yana.
Bu manzara Amerikalı ve Britanyalı yetkililer tarafından pek hoş karşılanmayacaktır; zira Kürt bağımsızlık hareketini dikkatli şekilde görmezden gelen koalisyon, demokrasiye geçiş sürecinde Irak'ın birliğinin tartışma konusu yapılmasından yana değil.
ABD görmezden geliyor
Bağımsızlık referandumunu örgütleyenler geçen şubatta Amerika'nın Bağdat'taki sivil yöneticisi Paul L. Bremer'la bir toplantı yapmaya çalışmıştı. Amaçları Bremer'a bağımsızlık referandumu talep eden 1.7 milyon imzalı bir dilekçeyi göstermekti. Ne Bremer ne de yardımcıları grupla görüşmeyi kabul etti. Bu yüzden pazar günü düzenlenen fiili oylama, koalisyon yetkililerini gafil avladı. Bunun nedeni kısmen, Amerika'nın Irak'taki varlığının güçlü destekçisi Kürdistan'ın diplomasimizin öncelikleri arasında olmamasıydı.
Amerikalı yetkililer Kürdistan'ı kendi gözlüklerinin ardından görmeyi tercih etti. Geçen yaz Condoleezza Rice'ı, Washington'daki bir toplantıda Kürtlerin yeni, birleşik bir Irak inşa etmek konusundaki kararlılığından nasıl etkilendiğinden dem vururken dinledim. Oysa Kürt liderler bağımsız bir Kürdistan'ın gerçekçi bir seçenek olması halinde Irak'ın parçası olarak kalmayı tercih etmeyecektir.
Bağımsızlığa giden yolun önündeki pratik engellerin gayet iyi farkında olan Kürt liderler, Amerikalıların duymayı pek sevdiği şu nakaratı tekrarlıyor: Irak demokratik, federal, çoğulcu ve birleşik olmalı. Fakat kalpleri bundan yana değil. En büyük iki Kürt siyasi gruptan Kürdistan Demokrat Partisi'nin lideri Mesud Barzani, Selahaddin kenti yakınlarındaki dağlık bölgede yer alan karargâhında seçim günü düzenlediği basın toplantısında şunu söylüyordu: "Bağımsız bir Kürdistan'ın er geç kurulacağından eminim ve bunu yaşarken görmeyi umuyorum."
Kürdistan Bölgesel Hükümeti, referandumun tamamen özel bir inisiyatif olduğunu söylemeye devam etse de, oylama büyük ölçüde genç yetkililer kuşağı tarafından yürütüldü ve bu kuşak yaşlıların Irak'ın birliği karşısında zaten çok fazla taviz vermiş oldukları kanısında. Hükümetin müsamahası sayesinde, birçok bölgedeki seçim görevlileri bağımsızlık hareketinin oy kullanılan binaların içinde referandum pusulalarını dağıtmasına izin verdi.
Irak'ın yeni meclisi, nüfusun önemli bir kısmının neredeyse istisnasız şekilde bütünün parçası olmayı istemediği bir ülke için anayasa hazırlama göreviyle yüz yüze kalacak. Kürt bölgesinden gelen temsilciler, büyük ihtimalle meclisteki ikinci büyük bloku teşkil edecek. Kısa vadede bağım-sızlık için bastırmayacaklar, fakat referandum oylamasını da hep akıllarının bir köşesinde tutacaklar. Bu yılın sonunda bir ikinci seçimin yapılması planlanıyor ve referandum hareketinin, büyük Kürt partilerinin fazla taviz verdiğini düşünmesi halinde kendisini siyasi bir partiye dönüştüreceği kesin gibi.
Şimdiden bağımsız gibi
Bugün Kürt bölgesi sanki bağımsız bir devletmiş gibi işliyor. Kürdistan Bölgesel Hükümeti fiilen bütün hükümet işlevlerini yürütüyor ve Bağdat'ın hukuku, sadece Kürt Parlamentosu izin verdiği ölçüde uygulanıyor. Kürdistan kendi güvenliğinden sorumlu ve kendi silahlı güçlerini yönetiyor.
Kürdistan halkı için mesele, sahip olduklarını korumak meselesinden ibaret değil. Bağımsız hareketini yönlendiren şey sadece Kürdistan sevgisi değil, aynı zamanda Irak'a yönelik duyulan yaygın antipati.
Irak bayrağı acımasız bir rejimin nefret edilen simgesi.
Kürtler, ne yeni Irak ordusunun Arap birimlerinin topraklarına girmesine ne de merkezi hükümetin ofis açmasına izin veriyor.
Uluslararası sınırlarının kontrolünü Bağdat'a teslim etmeyi reddediyorlar, zira merkezi hükümetin dış dünyaya mevcut ulaşım imkânlarını ellerinden alacağından korkuyorlar.
Meclis yeni anayasası hazırlarken, Kürt liderler fiili bağımsızlık ve mali özerkliklerini koruyan ve tartışmalı Kerkük bölgesinin denetimini kendilerine veren bir anlaşma için bastıracak. En önemlisi, Irak bütçesinin sabit bir yüzdesinin kendilerine ayrılması ve Kürdistan petrolü üzerinde tam denetim konularında ısrarlılar.
Kürtlerin bağımsızlık hayalleri, sadece Arap Iraklılarca değil, Türkiye, İran ve Suriye tarafından uzun yıllar engellendi. Bu komşular bağımsızlık referandumunun sonucuyla alarm durumuna geçecektir. Aklıselim kafalar, özellikle Türkiye'de, gevşek bir Irak federasyonunun bir Kürt devletine göre ehvenişer olduğunu kavrıyor.
ABD'nin eski Yugoslavya'dan çıkan dersleri hatırlamasında yarar var; o zaman siyasi karar mercileri parçalanma gerçekliğini görmezden gelmişti, ta ki artan şiddet dizginlenemez hale gelene kadar. Yugoslavya'daki savaşların Haziran 1991'de patlak vermesinden sadece dört gün önce ABD Dışişleri Bakanı James Baker Belgrad'da, Slovenlerin ve Hırvatların ayrılmasını durdurmak gibi imkânsız bir işe odaklanmıştı; oysa yapması gereken şey, silahların patlamasını önlemeye çalışmaktı.
Ölmekte olan bir Yugoslavya, yeniden doğuşun eşiğindeki Irak'tan farklı bir durum arz ediyordu elbet. Fakat aynı soru geçerli: Kürdistan, çok gevşek olsa da Irak federasyonu içinde kalmayı isteyecek mi? ABD'nin Yugoslavya'dan öğrendiği üzere, bir demok-raside bir halkı nefret ettikleri bir ülke içinde tutmak zordur. Kürtlerin bağımsızlık talebi şu an yaşanan değil, yaklaşmakta olan bir krize işaret ediyor. (ABD'nin eski Hırvatistan büyükelçisi, Washington merkezli Silah Kontrolü ve Silahsızlanma Merkezi'nin üyesi, Kürt uzmanı olarak biliniyor, 1 Şubat 2005)