Bağış: Heybeliada Ruhban Okulu açılmalı

ATİNA - Yunan Kathimerini gazetesine konuşan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, komşuya AB’den Kıbrıs ve Heybeliada’ya uzunan bir dizi önemli mesaj verdi. Başmüzakereci, Heybeliada Ruhban Okulu için  “Bu okul, Türk vatandaşlarının ihtiyacı olduğu hizmetleri verebilmesi için faaliyet göstermeli. Türkiye’nin Ortodoks cemaaati, vergilerini ödeyen, askerliğini yapan ve bu ülkeye katkıda bulunan Türk vatandaşlarıdır. Din adamlarına ihtiyaçları varsa, gerekli eğitimi görmelerine yardımcı olmalıyız. Bu bizim iç meselemiz” dedi. “Batı Trakya’daki Türk azınlığın sorunları da Yunanistan’ın iç meselesi. Mütekabiliyet mecburi değil, ancak iç meselelerimizi eşzamanda çözmeye bakmalıyız” diye ekledi. 

‘Türkiye en büyük göçmen kampı olamaz’
Atina Ankara ile imzaladığı kaçak göçmenlerin geldikleri ülkelere iadesine ilişkin protokolün uygulanması meselesini Türkiye’nin AB ile müzakere sürecine dahil etmek için kolları sıvarken, Bağış kaçak göçmenlerin Türk vatandaşı olmadıklarını, Türkiye’nin bu insanların geldikleri ülkelerle anlaşma imzalamada sıkıntı yaşadığını, bu nedenle protokolü uygulayamadığını anlatıp sert çıktı: “Türkiye’nin dünyanın en büyük göçmen kampına dönüşmesini kabul etmiyoruz. Göçmenlerin geldikleri ülkeler vatandaşlarını geri almak için anlaşmalar imzalamazsa, biz de AB ile anlaşma imzalamayız.” Atina’nın göçmenlerle ilgili Türkiye’yi suçlamasını da “Bu iş medyaya demeçler vermek veya komşularımızı kötülemekle halledilemez” diye eleştirdi.

‘Liman açmak tanımak değil’
AB’ye “Ya üyelik ya hiçbir şey” resti çeken Bağış, Türkiye’nin Rum gemilerine limanlarını açmasının, Rum Yönetimi’ni Kıbrıs’ın egemen ülkesi tanıdığı anlamına gelmeyeceğini vurguladı.  AB’nin 2004’te Kıbrıs Türklerine tecridin son verilmesi kararının da KKTC’yi tanıdığı anlamına gelmediğini belirten Bağış, “Tüm dünya Tayvan ile ticaret yapıyor, ama bu devlet olarak tanıdıkları anlamına gelmiyor. Eşzamanlı hareket edebiliriz. AB Kuzey Kıbrıs’la ticarete başlasın, Türkiye limanlarını açsın” dedi.
Bağış, reformlarda yorgunluk sorulunca, TRT’de Kürtçe yayın, Nazım’a vatandaşlığın iadesi, 1 Mayıs tatili, kadın-erkek eşitliği komisyonunu sıralayıp “Bir yıl önce kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bir parti için az iş değil” dedi. İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması için “Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentiydi. AB’yi İstanbul’suz düşünemiyorum” diye konuştu. (Radikal)