Bakın şu ağlayana!

Şaron işgal ettikleri yerlerden çıkarılan yerleşimcileri izlerken ağlıyormuş! Peki 100 yıldır kaç Filistinli ağlıyor? Şaron'un gözyaşları -şayet doğruysa- katil veya hırsızın gözyaşlarıdır.
Haber: HİLMİ ESMER / Arşivi

Şaron işgal ettikleri yerlerden çıkarılan yerleşimcileri izlerken ağlıyormuş! Peki 100 yıldır kaç Filistinli ağlıyor? Şaron'un gözyaşları -şayet doğruysa- katil veya hırsızın gözyaşlarıdır. Kurbanlarının gözyaşları ise tamamen farklı. Bu gözyaşlarını bir araya toplasak bütün Filistin boğulur ve denizle nehir buluşurdu!
Gazze'den çekilme, kelimenin tam anlamıyla bir kurtuluş değil. Sadece başlangıçtan ibaret. Ortada tecrit duvarı, gasp edilmiş ve gasp edilecek topraklar var. Gazze, kurtuluş kitabında ilk satır ve kurtuluş, görüşmeler, ılımlılık ve anlaşmalarla gerçekleşmez. Kurtuluş işgal gibi zorla ve kaba kuvvetle gerçekleşir.
İlk çekilme tamamlandı. Daha önce de gizli ve aleni görüşmeler yoluyla Filistin yönetimi kurulmuştu. Ne var ki süratle kendisini koruyamayacak dereceye geriledi. Mukata'daki binayı evlatlarının bedenleriyle kurtarabildi ancak. Arafat'ı en üst düzeyde kuşatmadan, tecritten ve zehirlenip öldürülmekten korumaya dönük bütün Arap ve yabancı müdahaleler başarısız oldu. Arafat'ın imza atıp kurtulması gerekiyordu ancak reddetti ve olan oldu. Çekilme başka bir süreç. İsrail'in ödemeye güç yettiremediği yüksek maliyetten kaçış.
Şaron'un gözyaşları Siyonizm'in kitabındaki ilk satırın silinmesi amaçlı girişimlerin ilki. Kim yerleşimcilerin İsrail bayrağını yakacağını ve işgal askerlerinin kolonileri basacağını tahmin edebilirdi ki? Acaba bu, sonun başlangıcı mı? Fazla umutlanmayalım. Bu çekilme başlangıç ve başlangıç tamamlanmalı. Mücadele, direnişsiz sürdürülemez ve silahsız direniş olmaz.
Şaron Yahudi askerler yerleşim birimlerini basarken ve yerleşimciler İsrail bayrağını yakarken ağlıyormuş. Bu, önemsiz göremeyeceğimiz yeni ve ciddi bir gelişme ama sadece başlangıç... (Ürdün gazetesi Düstur, 18 Ağustos 2005)