'Batı İran'a değil, kendisine baksın'

'Batı İran'a değil, kendisine baksın'
'Batı İran'a değil, kendisine baksın'

Dün İslamabad ziyaretini tamamlayan Başbakan Tayyip Erdoğan, Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari?den Pakistan?ın en yüksek devlet nişanını aldı. FOTOĞRAF: AA

Erdoğan Guardian ve El Cezire'yle söyleşilerinde İran'a 'dost' derken, İsrail'e sert çıktı, Batı'yı çifte standartla suçladı. Guardian'a göre 'NATO'daki nükleer çatlak ortaya serildi'

LONDRA/ANKARA - Pakistan-İran ziyaretindeki Başbakan Tayyip Erdoğan, The Guardian gazetesi ile El Cezire’yle söyleşilerinde İran’a sahip çıkarken, İsrail’e sert çıktı. Gazete, muhabiri Robert Tait’in İstanbul’da Erdoğan ile söyleşisini birinci sayfadan yer verdi. Erdoğan’ın “İran dostumuz” sözü başlığa çıkarılırken, ‘İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad ile sıkıntı yaşamadıkları’ sözüne dikkat çekildi. İran’ın nükleer programı tartışmasında Batı’yı adil olmayan yaklaşımla itham eden Erdoğan, Türkiye’nin güçlerini görmezden gelmemesi için Avrupa’yı uyardı. Gazete, röportajla ilgili haber analize ‘Erdoğan NATO’da nükleer çatlağı ortaya serdi’ başlığını münasip gördü. El Cezire’ye de benzer mesajlar veren Başbakan, “İran’ı yok farz edemezsiniz ve bu ülke üzerindeki olumsuz yaklaşımları devamlı teşvik etmek bölgenin barışına zarar verir” uyarısı yaptı.
Avrupa ile Asya’yı ayıran Boğaziçi’nin dostu düşmandan ayırmak ve ülke çıkarlarının nerede yattığını belirlemek için mükemmel bir yer olduğunu, görkemli çalışma ofisinden Boğaz’a bakan Erdoğan’ın kimin dost ve kimin düşman olduğuyla ilgili şüphesi bulunmadığını belirten Tait, “Dini teokratik İran’a dostluk, laik ama çıldırtıcı biçimde kibirli Avrupa’ya yönelik açgözlülük ve giderek artan kırgınlık: Türkiye’nin doğu-batı bölünmüşlüğünün mükemmel özeti” yorumunu yaptı. Erdoğan iki medya organına İran’a dair şu mesajları verdi:
BATI’NIN İRAN İTHAMI: İran, nükleer silah ürettiğini kabul etmiyor. Batı’nın kaygıları dedikodudan ibaret. Adil olmayan bir yaklaşım var, çünkü İran’ı nükleer silah üretmekle suçlayanların çok güçlü nükleer altyapıları var ve bunu inkâr etmiyorlar. BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na (UAEK) üye bile olmayan ülkelerin nükleer cephaneliği var. Dolayısıyla İran’ın zaten nükleer silahı olmamasına rağmen, nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söyleyenler, nükleer silah sahibi ülkelerdir.
İSRAİL’DE SİLAH VARKEN...: İran’da ve bölgemizde kitle imha silahı olmasından yana değiliz. Ama bir başkasında varken İran’a yüklenilmesi haksızlık olur. Bölgede nükleer silah istemiyoruz. Dünya buna karşı tavrını adil şekilde koymalı. UAEK sadece üyelerine yönelik bu adımı atarsa, burada da bir adaletsizlik var. Üye olmayanlara karşı ne yapılacak? Bunun üzerinde de dünyanın ve BM’nin çalışması lazım. O zaman inanıyorum ki güven ortamı oluşur.
İRAN’A AMBARGO ADİL DEĞİL: İran’a ambargo kararını alanlarda nükleer silah var mı, yok mu? Şimdi sende nükleer silah olacak, bir başkasında nükleer silah varsa ben ambargo uyguluyorum diyeceksin. Bu olmaz. Adil bir yaklaşım tarzı değil.
İSRAİL’İN İRAN TEHDİTLERİ: İran’ı eleştirenler, bu görüşlerini iyi bir şekilde ortaya koymuyor. Bazen tehditler oluyor. Düşünce, İran’ı yıkmak ya da tümüyle ortadan kaldırmaksa, bu doğru olmaz. Bir taraftan küresel barış istediğinizi söylüyorsunuz, diğer taraftan 10 bin yıllık tarihe sahip bir ülkeyi ortadan kaldırma yaklaşımı sergiliyorsunuz. İran’a karşı askeri operasyon delilik olur. (İsrail’i eleştirmek ABD ile ilişkileri bozar mı sorusu üzerine) Bence böyle bir ihtimal yok. Amerika’nın bölge politikası İsrail tarafından dikte edilmiyor.
İRAN LİDERİ İLE MUHABBET: Ahmedinecad’ın dostumuz olduğu şüphesiz. Şimdiye dek çok iyi ilişkilerimiz oldu ve sıkıntı yaşamadık. (Hazirandaki tartışmalı seçiminin ertesinde Ahmedinecad’ı ilk kutlayan yabancı lider olması için) İkili ilişkilerin gereği. Ahmedinecad resmen olmasa da açık oy farkıyla galip ilan edilmişti, dolayısıyla kutlamak için telefon ettik. (Tahran’da seçim protestolarının bastırılmasını gündeme getirip getirmeyeceği sorulunca) Hayır, bu İran’ın içişlerine karışmak olur.
AB’YE UYARI: (Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy dostunuz mu sorusu üzerine) Avrupalı liderler arasında Türkiye’ye önyargılılar var. Chirac döneminde Fransa ile mükemmel ilişkilerimiz vardı. Ama Sarkozy döneminde böyle değil. Bu adil olmayan bir tavır. AB kendi kurallarını ihlal ediyor. AB’ye üye olursak 1.5 milyarlık Müslüman alemiyle Müslüman olmayan alem arasında köprü kuracağız. Bunu görmeleri gerek. Görmezden gelirlerse AB zayıf düşer.” (aa)