BBC ne İsa'ya ne Musa'ya yarandı

BBC ne İsa'ya ne Musa'ya yarandı
BBC ne İsa'ya ne Musa'ya yarandı

BBCstüdyoları önünde toplananlar Hitler?in maskeleriyle gösteri yaptı. Griffin soruları yanıtlarken rahat görünüyordu.

BBC'nin prestijli 'Question Time' programına katılan aşırı sağcı BNP'nin lideri Griffin, ortalığı karıştırdı. Griffin'e 'ifade özgürlüğü' adına sahip çıkan BBC ateş altında. Üstelik kimseye de yaranamıyor. BNP lideri de özerk yayın kurumunu kendisine karşı 'linç komplosu kurmakla' itham edip yayının tekrarını istedi

LONDRA - Britanya’da ekonomik kriz ortamında hazirandaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 1 milyon oy toplayıp sürpriz çıkış yapan aşırı sağcı Britanya Ulusal Partisi (BNP) lideri Nick Griffin, protestolar eşliğinde ilk kez konuk olduğu BBC’nin prestijli ‘Question Time’ (Soru Vakti) adlı programında ırkçı ve İslam karşıtı düşüncelerini özgürce dile getirdi. Olay büyük tartışma koparırken, kamuoyu baskılarına direnip Griffin’e söz hakkı tanıyan BBC kimseye yaranamadı. Bakan düzeyinde sert eleştiriler alan özerk kurum, Griffin’in de ‘linç girişimini kurguladığı’ ithamıyla karşı karşıya kaldı. BBC’ye resmi şikâyette bulunacağını söyleyen BNP lideri üstüne üstlük programın tekrarlanması talebinde bulundu. 

‘Duke tümüyle zararsız’
BNP’ye mikrofon uzatma kararını protesto edenlere ‘dışlanması sansür olur’ diye direnmiş BBC, önceki akşam İşçi Partili Adalet Bakanı Jack Straw, Muhafazkâr Partili vekil Barones Sayeeda Warsi ve Liberal Demokrat vekil Chris Huhne ile Griffin’i ‘Question Time’da konuk etti. Stüdyoya girerken yuhalama ve alkışlarla karşılan ve konuşması boyunca ‘yalancı’ ve ‘rezil’ şeklinde tepkiler alan Griffin, İslamiyet’e sivri eleştiriler yöneltip ABD’deki ırkçı Ku Klux Klan’ı savunmaktan geri durmadı, beri yandan Yahudi soykırımı, göçmenlik ve farklı dinsel ve etnik kökenli Britanyalılara dair görüşlerini yineledi. BNP lideri Ku Klux Klan’ın lideri David Duke ile bir toplantıda buluştuğunu kabul edip “Duke tamamen zararsız, şiddete karşı” dedi. İslam’la ilgili ‘ahlaksız ve berbat’ lafının arkasında duran Griffin, bu dinin iyi tarafları olsa da ifade özgürlüğü, demokrasi ve kadına eşit haklar gibi Britanya toplumunun temel değerlerini taşımadığını savundu. Beyazları kast edip Britanya’nın ‘yerlilerinden’ söz edince ırkçı olduğu konusunda sıkıştırılan Griffin, rengin önemli olmadığını söylese de “Biz (beyazlar) burada yerlileriz” dedi. Griffin beyaz olmayan vatandaşlara da gönüllü olarak ülkelerine gitmelerini salık verdi. Nazi ithamını “Babam 2. Dünya Savaşı’nda RAF (Kraliyet Hava Kuvvetleri) üyesiydi. Beni şeytanileştiriyorlar, Nazi değilim ve asla olmadım. Britanya’da Naziler var ve benden nefret ediyorlar” diye reddeden Griffin, yaşasaydı dönemin Başbakanı Winston Churchill’in de BNP’li olacağını öne sürdü. Griffin, Holocaust’da 6 milyon Yahudinin öldürüldüğünü sorgularken, bunun ‘dünya düzdür’ teorisiyle eş olduğu sözleri hatırlatılınca “Bunu izah etmeme Avrupa yasası engel” yanıtını verdi. Griffin, iki erkeğin öpüştüğünü görmenin tüylerini ürperttiğini söyleyince salonda tepkiler yükseldi.
Programın çekimi sırasında BBC’nin hem Londra’daki merkezi hem de Bristol, Liverpool, Nottingham, Glasgow ve Belfast kentlerindeki ofislerinin önünde gösteriler oldu. Londra’daki protestoya 500 kişi katılırken bunlardan 25’i polis kordonunu yarıp binaya girerken çıkan arbedede üç polis yaralandı, altı gösterici de tutuklandı. Göstericiler ‘Faşist BNP’yi durdurun’ ve ‘Utan BBC’ yazılı pankartlar açtı. 

‘Rezil tarihin iyiliği’
Griffin’in programa katılmasını önlemeye çalışan Devlet Bakanı Peter Hain, “BBC ırkçı ve faşist bir partiye, rezil tarihinin en büyük iyiliğini yapmış olmaktan utanç duymalı. BBC faşist zehiri meşrulaştırıyor. Artık siyah, Müslüman ve Yahudi vatandaşlarımız rahat uyuyamayacak” tepkisi gösterirken İşçi Partili eski Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone, “Irkçı saldırılardaki artışın vicdani sorumluluğu BBC’ye ait olacaktır” dedi. Britanya’daki Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu, BNP tüzüğünün yasalara aykırı olduğunu belirtip ‘BBC, BNP’yi yasalara uyan diğer partilerle eşit tutamaz’ iddiasında bulundu.
8 milyon kişinin izlediği programa basın da tepkiliydi. Solcu Guardian ‘böyle çirkin bir partiye asla televizyona çıkma şansı tanınmamalı’ derken Times ‘Griffin’in düşmanca karşılandığına’ dikkat çekti. Telegraph ‘Griffin, BBC’de İslam’a saldırdı ve Ku Klux Klan’ı savundu’ derken, liberal Financial Times ‘Griffin BBC’yi siyasi bir tartışmaya sürükledi’ ifadelerini kullandı. Daily Mirror programı ‘Aşırı sağ fanatiklerin propaganda darbesi’ diye niteledi. (Dış Haberler)