'Benim vizyonumda değil 2050, 2015 yılı bile üyelik için çok geç!

'Benim vizyonumda değil 2050, 2015 yılı bile üyelik için çok geç!
'Benim vizyonumda değil 2050, 2015 yılı bile üyelik için çok geç!

Davutoğlu?na göre ABTürkiye ile küresel güç olacak. FOTOĞRAF: AA

BRÜKSEL - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Avrupa’ya “Tarihimiz aynı, kaderimiz aynı, geleceğimiz de birlikte olacak. Eğer 2050 yılı için bir vizyonumuz varsa, AB’yi küresel güç olarak hayal ediyorsak bu Türkiye ile olacak” mesajı verdi. Davutoğlu, “Benim vizyonumda değil 2050, 2015 bile çok geç. Sadece Türkiye için değil, AB açısından da” vurgusu yaptı. Avrupa Politika Merkezi’nin Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu ile düzenlediği toplantıda, konuşan Davutoğlu, şu mesajları verdi: 

Duvarlar yıkıldı: AB’nin de Türkiye’nin de tarih ve coğrafyalarını değiştirme şansları yok. Avrupa’yı çizilmiş sınırlara ya da Soğuk Savaş döneminde Berlin’deki gibi duvarlara sahip bir kıta olmaktan çok, Hint yarımadası gibi Avrasya’nın uzantısı ya da alt kıtası görüyorum. Soğuk Savaş bitti. Berlin Duvarı da yıkıldığına göre kimse Avrupa’yı Asya, Afrika ve hatta Amerika’dan ayıran kültürel, siyasi ya da ekonomik duvarlardan bahsedemez.

AB’nin durma seçeneği yok: Avrupa, 19. yüzyıldan  sonra birbirine girerek güç yitirdi. 2. Dünya Savaşı’yla düşüşe geçtiğini fark edip temellerini attı. Bu olumlu, yaratıcı ve proaktif bir cevaptı. Avrupa’nın enerjisini canlandırmada AB projesi başarılı oldu fakat geri kalan dünya boş durmadı. Çin, Rusya son dönemde ABD yeni bir dönüşüme girdi. Bu hızlı değişim sürerken Avrupa’nın ‘Biz başardık, duracağız’ deme seçeneği yok. Son ekonomik kriz refahın hiçbir toplumun ölümsüz karakteri olmadığını gösterdi.

İskender’den Roma’ya...: Avrupa küresel güç ya da kıta gücü seçeneklerinden birine karar vermeli. Ya nehrin akışını düzenleyeceksiniz ya da başka güçlerin nehrin akışını yönetmesini bekleyeceksiniz. Eğer biz Avrupalılar küresel güç olmak istiyorsak, aşmamız gereken iki engel var. Biri Asya ve Afrika’yla stratejik bağlantı, ikincisi çok kültürlülük. Büyük İskender’den Roma İmparatorluğu’na Avrupa tarihindeki tüm güçler ancak Anadolu, Mezopotamya ve Mısır’a ulaşınca küresel nitelik kazandı. 

Markus Aurelius örneği: 11 Eylül sonrası ABD’nin Princeton Üniversitesi’nde ders verirken bir benzetme yapmıştım. ‘ABD bugün Texaslı bir (dışlayıcı kral Julius) Sezar’a değil, Bostonlu bir (kucaklayıcı kral) Markus Aurelius’a ihtiyaç duyuyor’ dedim. Küresel gücü sürdürmek için Aurelius’un felsefesine ihtiyacınız var. Şimdi bu unsurları Başkan Obama’da görüyorum. Çok taraflılık, çok kültürlülük, karşılıklı saygı, küresel düzen gibi.

Türkiye ile Rusya’ya ihtiyacınız var: AB küresel güç olabilmek için iki kilit ülke olan Rusya veya Türkiye’ye mutlaka ihtiyaç duyuyor. Bunlardan birini seçsin demiyorum, biz zaten katılımcı ülkeyiz.  Türikye burada kilit önemde. 

Türkiye de AB’ye benzer sorunlara sahip: Türkiye’nin Lozan Anlaşması’nı imzaladıktan sonra nihai sınırlarına ulaştığını söyleyemeyiz. Elbette uluslararası hukuk ve reel politika penceresinden bölgenin en güçlü ordusuna sahip olduğumuz ve güçlü uluslararası hukuki referanslarımız nedeniyle sınırlarımız orada, fakat coğrafyamız çok boyutlu. Türkiye Avrupa ülkesi, fakat Asya’ya uzantılarımız var. Türkiye Balkan ülkesi, Kafkas ülkesi, Karadeniz ve Ortadoğu ülkesi. Aynı zamanda Akdeniz, Hazar ve hatta Körfez ülkesi. Bu bölgelerden hiç birini göz ardı etme lüksü yok. Bosna Hersek’te, Arnavutluk’ta yaşayanlardan çoğu Türkiye’de yaşıyor. 

AB üyesi Türkiye artılar getirir: AB’nin komşuluk politikası Doğu Avrupa, Kafkaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kapsıyor. Bu bölgelerde AB ile ortak çalışarak sinerji yakalamak istiyoruz. AB üyesi olduğunda Türkiye’nin diplomasideki artıları AB’nin artıları haline gelecek. (aa)