Beyaz Saray'a hilebaz Türk gölgesi

Beyaz Saray'a hilebaz Türk gölgesi
Beyaz Saray'a hilebaz Türk gölgesi

1968 Türkiye doğumlu Yusuf Acar (sağda) yolsuzlukları yüzünden Kundra?yı (solda) yakabilir.

Obama'nın yeni teknoloji şefi Kundra'nın eski ofisi basıldı. Sebep eski mesai arkadaşı Yusuf Acar'ın yolsuzluk çarkı. Acar bin bir hileyle devlet paralarını çalmakla itham ediliyor

WASHINGTON - ABD Başkanı Barack Obama’nın yeni yönetimini teşkil ederken skandala bulanan atama operasyonlarına bu kez aralarında bir Türk’ün de bulunduğu yolsuzluk operasyonu gölge düşürdü. Obama’nın Teknoloji Şefi (CTO) olarak atadığı Hint asıllı Vivek Kundra’nın eski yardımcısı Yusuf Erkan Acar, rüşvet, para aklama ve hile suçlamalarıyla tutuklandı. Mesele Kundra’nın şefliğine uzanabilir.
FBI, önceki gün Kundra’nın kısa süre önce başkanlığından ayrıldığı Washington DC Belediye Başkanlığı bünyesindeki Teknoloji Şefliği Ofisi’ni bastı. Hedef, ofisin enformasyon teknolojileri sorumlusu Acar ile eski çalışanı ve İleri Entegre Teknolojiler Şirketi’nin sahibi Sushil Bansal’dı. Ofisteki evraklara el koyan FBI, operasyonun doğrudan Kundra ile değil eskiden yanında çalıştırdıklarıyla ilgili olduğunu açıklarken, Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs “Soruşturma devam ediyor. Ciddi bir mesele” demekle yetindi. FBI’a göre zanlılar ‘hayali insanlar’ çalıştırmak, sahte fatura düzenlemek, belediyeden para çalmak ve komisyon almak dahil bir dizi komploda yer aldı. Acar mahkemece tutuklanırken 41 yaşındaki Hint asıllı Bansal ise Washington’dan ayrılmaması şartıyla kefaletle bırakıldı. 

Hayalet işçi çalıştırmış

Washington Post ikilinin karıştığı yolsuzluğun belediye bütçesinden 20 yılda 50 milyon dolar sifonlanmasıyla ilgili soruşturma kapsamında ortaya çıktığını yazdı. FBI’a göre, teknoloji ve bilişimle ilgili alımlardan sorumlu Teknoloji Ofisi’nde 2004’ten beri yılık 128 bin dolar maaşla çalışan Acar, satın almadan sorumlu yönetici olarak devleti milyonlarca dolar dolandırdı. 69 milyon dolar bütçesi ve 300’ü sözleşmeli 600 personeli bulunan ofiste Acar, ihtiyaç duyulan ürünlerin temini için Hint-Amerikan İşadamları Derneği’nden 2008 Girişimcilik Ödülü’nü almış Bansal’ın şirketi gibi tedarikçilerle anlaşmalara onay veriyordu. Firmalar az mal getirip faturaları şişiriyordu. Belediyeden alınan paralar Acar, Bansal ve diğerleri arasında bölüşülüyordu. Özel iş yapması yasak olduğu halde Acar’ın kurduğu Circle Networks adlı şirket de, belediyeden 2.2 milyon dolar kazandı. Son beş yılda belediyeden 13 milyon dolar elde eden Bansal’ın firması da geçen yıl Circle Networks’a 200 bin dolar aktardı. Ayrıca Bansal, 2006 ve 2007’de Acar’ın eşi Galen’e 70 bin 201 dolar tutarında çekler verdi. 

Telekulakla izlendi

Savcı Thomas Hibarger, 40 yaşındaki Acar’ın FBI muhbirine bilgisayarda sahte doğum belgeleri düzenlediğini söylediğini, evinde buldukları 70 bin dolar ve kaydedilen telefon görüşmelerinden Türkiye’ye kaçabileceği sonucunu çıkardıklarını belirtti. Bu yüzden Sulh Hâkimi John M. Facciola, Acar’ın 21 Nisan’daki duruşmaya kadar kefaletsiz tutuklu kalmasını emretti. Aralıkta kaydedilen telefon görüşmesinde Acar, yakalanırsa ne olacağını soran muhbire “Hiçbir şey. İlk uçağa atlar, Türkiye’ye gider ve kaybolurum” diyor. Ayrıca Acar, Bansal’la paraları nasıl bölüşeceklerini de telefonda tartışıyor. Bir telefon konuşmasında da Acar, “Elimizin altında 6 milyon dolar para var. Tam 6 milyon dolar anapara. İkimiz en az bunun 3 milyonunu cebe indirmemiz lazım” diyor.  (Dış Haberler)