Bin Ladin'e İngiliz gelin

Browni, eşine vize almaya çalışıyor.


Damat yarı yaşında

Kaide lideri Usame Bin Ladin'in 27 yaşındaki oğlu Ömer, üç çocuk ve beş torun sahibi, 51 yaşındaki İngiliz Jane Felix-Browne'yi kuma aldı. Browni, "Umarım insanlar beni acımasızca eleştirmez" diyor.

LONDRA - 11 Eylül saldırılarıyla dünya gündemine oturan Kaide lideri Usame bin Ladin'in ailesi, bu kez çok konuşulacak bir aşk macerasıyla sahnede. Ladin'in 27 yaşındaki dördüncü oğlu Ömer Usame bin Ladin, gönlünü üç çocuk ve beş torun sahibi 51 yaşındaki Britanyalı Jane Felix-Browne'ye kaptırdı. Mısır ve Suudi Arabistan'da İslami törenle hayatlarını birleştiren çift, evliliğin resmileşmesi için Riyad'ın onayını bekliyor.
Ömer'in ikinci, Jane'nin altıncı evliliğiyle sonuçlanan aşk hikâyesi, Eylül 2006'da oğul Ladin'in Mısır'daki Büyük Piramit'in yanında at sırtında arz-ı endam eden Britanyalı kadına vurulmasıyla başlamış. Cheshire'ın Moulton köyü meclis üyesi olan Jane, sinir sertleşmesi hastalığının tedavisi için gittiği Mısır'da, Ömer'in aşkına yanıt verip ismini Zeyna Muhammed olarak değiştirmiş.
Evliliği sır gibi saklayan Jane, sıra Ömer'in Britanya ziyareti için vize başvurusuna gelince cesaretini toplayıp ABD'nin başına 25 milyon dolar koyduğu Ladin'in gelini olduğunu ilan edivermiş. Mesleği ev ve uçak restorasyonu olup ata binme dışında tüple dalan Jane'in bir ayağı Britanya, diğeri Suudi Arabistan'da. Ladinlere yabancı olmayan, 16'sında bir Suudi ile evlenince Ladin ailesiyle tanışan ve 1970'lerde Usame'yle Londra'da bir partide karşılaşmış olabileceğini söyleyen büyükanne, Cidde'de hurda metal tüccarlığı yapan ve diğer 16 kardeşi gibi polis takibindeki Ömer'le her gün birkaç saat telefon ve internet yoluyla konuşuyor. Çift, nikahtan sonra sadece bir kez görüşebilmiş.
'Ömer'in eşiyle konuştum'
Ömer'in Arapça 'habibi' yani 'sevgilim' diye seslendiği Jane de, abayı fena yakmış: "Hayatımda karşılaştığım en güzel insan. Kalbi saf, dindar, sakin, gerçek bir centilmen ve en iyi arkadaşım. Farkına vardım ki, onsuz hayat zor, onun için de öyle." Ladin ailesine kuma giden Jane, Ömer'in ilk eşini ve iki yaşındaki çocuğunu henüz görmediğini belirtip "Ancak eşiyle bir saat telefonda görüştüm. Bu konuda rahat" diyor.
Ladin'e gelin olmanın zorluklarına gelince; Jane'in hisleri şöyle: "Diğer evli insanlar gibi ayağa kalkıp 'Bu benim kocam, adı da şu' diyebilmek güzel olurdu, ama gerçekçi olmam lazım. Umarım insanlar beni acımasızca yagılamaz. Oğluyla evlendim, babasıyla değil. Sadece karşılaştığım ve âşık olduğum bir adamla evlendim, Ömer'le... Ömer herkese karşı tetikte. Sürekli kendisini takip ettiğini hissettiği insanları izliyor. Kameralardan korkuyor çünkü Usame'nin oğlu. Ama bir araya gelince bunları unutuyor."
'Barış için uğraşacağız'
Jane, Ömer'in Kaide ile ilişkisine dair temiz sayfadan söz ediyor. Suudilerin sürdüğü babasıyla Sudan ve Afganistan'da yaşamış Ömer'in artık Kaide bağı kalmamış: "Yanlış bir şey yapmadı. Afganistan'dayken henüz daha çocuktu. Babasını son kez Afganistan'da gördü. Asker olarak eğitiliyordu ve 19 yaşındaydı. Savaşmanın doğru olmadığını hissederek babasından ayrıldı. Bana ayrıldığından beri babasıyla ilişki kurmadığını söyledi. Babasını özlüyor. Ömer babasının 11 Eylül'den sorumlu olup olmadığını bilmiyor. Sanırım bunu asla bilemeyeceğiz."
Ömer'in Londra'ya gitmek istediğini belirtip "Buraya gelmemesi için bir neden yok fakat havadan hoşlanacağını sanmıyorum" diye ekleyen Jane, evliliklerinin Usame'nin dünyada yol açtığı yaraları sarmada fırsat olacağına inancını, "Hepimiz barış istiyoruz, bunun için elimden geleni yapacağım" sözleriyle dile getiriyor. (The Times)