Bâki kalan İsrail elinden yıkımmış

Bâki kalan İsrail elinden yıkımmış
Bâki kalan İsrail elinden yıkımmış
İsrail'in 1417 Filistinlinin öldüğü Dökme Kurşun operasyonunu başlatmasının üzerinden bir yıl geçerken, binlerce binanın yıkıldığı Gazze hâlâ virane, elektriksiz, susuz, yardımsız ve dünyaya kapalı

GAZZE - İsrail, güneyine yönelik roket saldırılarını durdurma gerekçesiyle 27 Aralık 2008’de başlatıp ve 18 Ocak 2009’da sonlandırdığı Dökme Kurşun operasyonunda 1.5 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’ne kara, hava ve denizden saldırdı. En az 1417 Filistinli ile 13 İsrailli öldü. Filistin İnsan Hakları Merkezi’ne göre Filistinli kurbanların 1181’i sivil, bunların da 313’ü çocuk, 116’sı kadın. İsrailli kurbanların 10’u asker, üçü sivil.
Binlerce Filistinli yaralandı. 4 bin evin yıkılması sonucu on binlerce Filistinli evsiz kaldı. BM’nin yardım depoladığı merkezi, çocuklara eğitim verdiği okulları da vuruldu, buralara sığınmış siviller öldü. Hastaneler, morglar, mezarlıklar hedef alındı. Çok sayıda aile tümüyle yok olurken, ellerini kaldırıp beyaz bayrak sallayan sivillerin öldürüldüğüne dair tanıklıklar medyada geniş yer buldu. Uluslararası hukuka göre sivil alanlarda kullanımı yasak beyaz fosfor bombaları BM binalarına bile atıldı. Fosfor bombasının alameti farika şekli operasyonun simgesi haline geldi.
Operasyona katılmış 26 İsrailli asker, temmuzda Sessizliği Kırmak adlı İsrailli sivil toplum örgütüne verdikleri ifadelerde, ayrımsız ateş açtıklarını, sivil ölümlerine yol açacak şekilde orantısız güç kullandıklarını ve sivillere beyaz fosfor bombası attıklarını doğruladı. BM’nin görevlendirdiği Yahudi asıllı Güney Afrikalı yargıç Richad Goldstone Hamas’ın yanısıra İsrail’i de savaş suçuyla itham edip sorumluların yargılanmasını isteyen raporunu eylülde sundu ve Goldstone raporu ekimde BM İnsan Hakları Konseyi’nde onaylandı.
Filistin topraklarına işgal, ilhak ve abluka politikası uygulayan İsrail, Gazze’ye Haziran 2007’de tümüyle Hamas’ın eline geçmesinden beri uyguladığı toptan ablukayı operasyondan sonra da sürdürüyor. Buna beton ve çelik girişi de dahil. Dolayısıyla Gazze yeniden inşa edilemezken, İsrail ve Mısır’dan izin çıkması halinde insanı yardım güçlükle ulaştırılıyor. Gazzeliler, susuz, elektriksiz,  hijyenden yoksun, tıbbi yardıma muhtaç halde ölüm kalım mücadelesini sürdürüyor. İsrail, yabancı yetkililerin ziyaret taleplerini reddederek, bölgeyi uluslararası kamuoyunun gözünden uzak tutmaya çalışıyor. 

‘Mısır İsrail’in suçuna ortak’
Üzerine Gazze’nin karadan tek kapısını oluşturan Mısır’ın kaçakçılık tünellerini önlem gerekçesiyle yeraltından duvar örmeye başlaması eklendi. Mısır’ın Gazze’ye geçişini engellediği ‘Filistin’e Yol Açık’ uluslararası konvoyunun Türkiye organizatörü İHH Başkanı Bülent Yıldırım, “Mısır Türkiye’ye verdiği notada, ’Bu siyasi konvoydur, özgürlük kelimesi geçiyor, geçişine izin vermeyiz’ diyor. Bütün dünya sadece İsrail’in suçunu biliyordu. Mısır da suça ortak olduğunu gösterdi” dedi.  (Dış Haberler)