BMW'sinde çifte cep telefonuyla...

BMW'sinde çifte cep telefonuyla...
BMW'sinde çifte cep telefonuyla...

Hillary iki tarafı da protokolleri çöpe atmamaları için uyarmış.

ZÜRİH - ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, önceki gün Zürih’teki tarihi imza töreninde son dakika krizi yaşan Türkiye ile Ermenistan arasındaki arabuluculuk faaliyetlerine dair tüyolar verdi. Amerikalı yetkililer, Clinton’ın BMW marka siyah makam aracında elindeki çifte cep telefonuyla Türk ve Ermeni Dışişleri Bakanları Ahmet Davutoğlu ve Edvard Nalbandyan ile sürekli irtibat halinde kaldığını anlattı. Clinton da, Zürih’ten Londra’ya uçarken sohbet ettiği gazetecilere, pek çok kez tarafları “Bu protokoller çok önemli, çok yol kat ettiniz, başarıyla sonuca ulaştırmalısınız” diye uyarmak zorunda kaldığını aktardı. Clinton, aylarca dikkat ve titizlikle müzakere edilerek son haline kavuşturulmuş protokollerin, iki bakanın açıklama yapmasına gerek kalmaksızın kendileri için konuştuklarını belirtti.

Ermeni tarafı için çok zor
Clinton’ın önceki akşam 18.00’e programlanan tören için Zürih Üniversitesi’ne konvoyuyla giderken aniden otele geri dönmesiyle üç saatlik arabuluculuk maratonu başlamıştı. Yardımcısı Philip Gordon ve İsviçreli arabulucu Michael Ambühl otelde önce Nalbandyan ile biraraya geldi, daha sonra Ermeni bakanın Davutoğlu’nun açıklama metnine dair itirazlarını Türk heyetine aktardı. Davutoğlu da açıklama metninin değiştirilmiş halini otele gönderdi, ama Türk diplomatın siren çalarak gazetecileri kaçıran gıcır gıcır bir polis otosuyla otele gitmesi stresi daha artırdı. Tekrar Nalbandyan ile görüşen Gordon, Clinton ile kafa kafaya verdi. Önceki saatlerde Nalbandyan ve Davutoğlu’nu otelde ağırlamış Clinton, BMW’sinde en az üç kez Nalbandyan, en az dört kez Davutoğlu ve İsviçreli arabulucular ile diğer diplomatik oyuncularla konuşabilmek için çifte cep telefonunu kulağından düşürmedi. Bir saat sonra Gordon ile araçtan çıkan Clinton otele gidip Nalbandyan’ı aldı ve ikisi birlikte üniversitenin yolunu tuttu. Ama bundan ancak bir buçuk saat sonra, 21.15’te Nalbandyan ile Davutoğlu imza masasına gelebildi.
Onay sürecinde başka krizler çıkabileceğini belirterek “Halkların uzun süreli sorunlarını çözmelerine yardımcı olmaya çalışmak çok zorlu bir süreç” diyen Clinton, asıl zorlanan tarafın Ermenistan olduğunu anlattı: “Nalbandyan’ın gerçekten derin kaygıları vardı ve doğru anlaşılmak istiyordu. Anlamakla kalmayıp bunun ne kadar zor bir süreç olduğunu takdir ettiğimizi, ama yerine getirilmesi gerektiğini belirttik.” Ocaktan beri Türk ve Ermeni yetkililerle 29 kez telefonda konuşan ve önceki gün Ermenisten Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ı futbol maçında arayan kadın bakan, Zürih’te en büyük diplomatik meydan okumayla karşılaşıp karşılaşmadığı sorusunu “Bu benim işim” diye yanıtladı. (Dış Haberler)