Britanya ABD'nin izinden gitmeyecektir

Chirac'ın dediği gibi teröre karşı tam olarak korunan hiçbir ülke yok. Ancak her terör eylemi sonrası yöneltilen soru şu: Niçin bu ülke de şu ülke değil?
Haber: EDHEM ELTAVİL / Arşivi

Chirac'ın dediği gibi teröre karşı tam olarak korunan hiçbir ülke yok. Ancak her terör eylemi sonrası yöneltilen soru şu: Niçin bu ülke de şu ülke değil?
Bu sorunun yöneltilmesinde terörü savunma veya ona meşruiyet verme amacımız yok. Çünkü terör bütün biçimleri ve hedefleriyle kınanmalı. Ancak sorunun yöneltilmesi, terörün nedenlerini bulma amaçlı ciddi çalışmalar bağlamında kaçınılmaz.
ABD'yi vuran 11 Eylül ve Londra'yı vuran 7 Temmuz eylemleri yeryüzünün doğusundan batısına kadar birçok ülkeyi hedef alan terör saldırıları arasında belirgin iki örnek. 11 Eylül ile 7 Temmuz arasında bir karşılaştırma yapmak kesinlikle mümkün değil. Çünkü ABD'nin başına gelen çok daha feci ve korkunçtu. Ancak Britanya'nın başına gelenin önemini hafife almamamız gerek. Şöyle ki bu olaylar, güvenlik kurumlarının terörün yayılmasının önüne geçme gücüne sahip olmadığını ortaya koyan hayli derin bir güvenlik krizi yarattı.
7 Temmuz olayları 11 Eylül olaylarından çeşitli etkileri nedeniyle önem açısından daha geri planda değilse bu karşılaştırmanın götüreceği soru şu: Acaba Britanya tıpkı ABD'nin yaptığı gibi saygınlığı, güvenliği ve kurbanları uğruna intikam almayı, kendi evini vuran terörle savaşa karşı etkili saldırılar düzenlemeyi düşünüyor mu?
Kesinlikle hayır. Britanya terörle mücadele gerekçesiyle hiçbir ülkeye saldırmaz. Bu sadece Britanya'nın destek alacağı uluslararası ittifak kurma becerisine, gerekli askeri güce yahut gerekçeyi meşrulaştıracak uluslararası kararlar çıkarmak için baskı diplomasisine sahip olmamasından değil. O halde Britanya kurbanlarına önem vermiyor mu? Hayır tam aksine Britanya demokratik bir ülke olarak vatandaşlarının hayatına ve saygınlığına ortağı ABD'nin yaptığından daha fazla önem verdiği için terörle savaşın yeni bir macerasına girme eğiliminde değil ve kendisine Irak'taki acı tecrübesi yeterli. Hatta belki de bu deneyimden önemli ders aldı ve Londra patlamaları, aldığı dersleri sınaması bağlamında geldi.
Şu ana kadar Londra'nın ortaya koyduğu tavır sadece üzüm yemek, fazlası değil.
En azından şu ana kadar görülen o ki Britanya terörle mücadeleye yönelik Amerikan hamlelerinin başarısızlığının ve yararsızlığının farkında. Hatta bu hamlelere katılmaktan dolayı pişmanlık içinde. Blair'in bu pişmanlığı dile getirmesi uzak bir ihtimal değil. (Suriye gazetesi Teşrin, 17 Temmuz 2005)