Bush itiraf ettiği hatasını yineliyor

Irak savaşının, Bush yönetiminin öne sürdüğü gibi Saddam rejiminin elinde Amerikan ulusal güvenliğine tehdit oluşturabilecek kitle imha silahları bulunduğuna dair yalan ve uydurma bilgi ve raporlar üzerine inşa edildiğini anlamak için...
Haber: USAM DARİ / Arşivi

Irak savaşının, Bush yönetiminin öne sürdüğü gibi Saddam rejiminin elinde Amerikan ulusal güvenliğine tehdit oluşturabilecek kitle imha silahları bulunduğuna dair yalan ve uydurma bilgi ve raporlar üzerine inşa edildiğini anlamak için, Amerikan itirafına ihtiyacımız yok.
Yine bu silahlarla ilgili ABD istihbaratının Bush yönetimine sunduğu
'doğru olmayan bilgiler' sonucu ağır bedel ödeyen Irak halkına hiçbir şey getirmeyecek Amerikan özrüne de karnımız tok.
Fakat bugün ve yarın Irak savaşının bir kısmı ABD, bir kısmı İsrail kaynaklı başka nedenleri olduğuna yönelik açık bir Amerikan itirafı gerekli. Bush yönetimi Irak'ın, kitle imha silahlarına sahip olmadığını, ayrıca Arap komşularının yanı sıra Washington'ın dünyadaki tek müttefiki ve ortağı İsrail'i de tehdit etmekten aciz olduğunu çok iyi biliyordu.
ABD lideri şaşırtıyor
Kitle imha silahları yalanıyla başlayan, Bağdat rejiminin uluslararası denetçilerle işbirliği yalanından geçerek Irak halkı için demokrasi ve özgürlükler yönündeki Amerikan arzusuyla son bulan yalanlar dizisini burada zikretmeye gerek yok. Çünkü bu, malumun ilamı olur. Ancak güçlü istihbarat örgütünün, bilgilerin sunumunda hata ettiğini ve ABD'ye doğruculuğuna zarar verdiğini itiraf eden Bush'u izlerken şaşıp kalıyoruz.
İşte can alıcı nokta burası: Bush nihayetinde dünyanın Amerikan doğruculuğundan kuşku etmeye başladığını anladı. Fakat aynı dünyanın, yeni muhafazakârlar grubunun mutluluğu için yalanlar ve çürük gerekçeler üzerine inşa edilmiş bütün dış politikaları ve tutumlarıyla kendi yönetimini de doğrulamadığını açıkça kabullenmedi Bush. Bu yeni muhafazakârlar grubu ABD ordusu halkların kanını içince ve ülkeleri yerle bir edince ancak mutlu olmakta. Halkların ve ülkelerin Amerikan tanklarının gölgesinde özgürlük, egemenlik, bağımsızlık ve insan haklarından beslenmesi için tabii!..
Küstah sağcılar
Bush'un gerçeği sonunda anladığını ve dünya halklarının Washington'ı doğrulamadığını bildiğini düşünüyoruz. Belki de bu halkların kendisine karşı iğrenti duymasına yol açan nedenin, küstah sağcı akımın politikaları, hareketleri ve eğilimleri olduğunu anlamaya başladı
Bush. Bu sağcı akım dünyaya dört yıl zarfında ölüm, yıkım, dar ve geniş ölçekli birçok savaş, parçalanma, bölünme, etnik ve mezhepçi tırmanış dışında başka bir şey getirmedi.
Bush'un hatalı bilgiler dediği yalanlardan dolayı 100 binden
fazla Iraklı şehit oldu, Irak yerle bir edildi, şiddet ve istikrarsızlık hüküm sürdü. Bu ülke parçalanmaya yol açacak iç savaşın eşiğinde şimdi.
Son olarak Bush'un itirafının, başka ülkelere yalan suçlamalar yöneltmek süretiyle bugün aynı hatayı işlemekten kendisini alıkoymadığına dikkat çekmeliyiz. Maalesef Amerikan yönetimi bir yandan yanlışı kabul ediyor diğer yandan devam ettiriyor. Üstelik cehalet veya aptallıktan
dolayı değil. Çünkü yalanlarla da olsa hayata geçirilmesini ısrarla istediği bir planı var elinde.
(Suriye resmi gazetesi Teşrin, 2 Nisan 2005)