Bush, Şaron'a açık mesajlar verdi

Bush ile Şaron, ABD Başkanı'nın çiftliğinde yaptıkları basın toplantısında dostluk ve ortaklığı ifade edecekleri yerde anlaşmazlıklarını ön plana çıkardı.
Haber: Aluf Benn / Arşivi

Bush ile Şaron, ABD Başkanı'nın çiftliğinde yaptıkları basın toplantısında dostluk ve ortaklığı ifade edecekleri yerde anlaşmazlıklarını ön plana çıkardı.
Bush'un mesajı net: Mahmud Abbas yönetiminde demokratik ve toprakları İsrail'e bitişik bir Filistin devleti kurulmalı. Amerikalılar sürekli şikâyet etmenizden, ayak sürümenizden bıktı.
Şaron geri çekilme sonrasında hiçbir şey olmayacağında ve barış süreci için öncelikle Filistin'in tüm terör altyapısının yok edilmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Bush ise bu tavrın yanlış olduğu, geri çekilme işi başarıyla sonuçlanırsa Şaron'un fikrinin değişeceği görüşünde. Bizim Gazze'den geri çekilmemiz, Filistinlilerin kendi kendilerini yönetebildiğini tüm dünyaya ispat etmiş olacak.
Ziyaretten önceki günlerde Şaron'un yardımcıları endişelenecek bir şey olmadığını söylemişti. Ma'aleh Adumim ile Kudüs arasında yerleşimlerin inşası tartışmasının toplantıya gölge düşürmeyeceğini, toplantının amacının Şaron'u geri çekilme hareketi nedeniyle övmek olduğunu söylemişlerdi. Gerçekten de Bush Şaron'u cesaret ve kararlılığı nedeniyle tebrik etti ve Gazze'yi terk etmekle attığı cesur adımı övdü. Geçen sene verdiğimiz sözü de hatırlatıp, kalıcı sınırlar oluşturulurken o topraklardaki 'mevcut sivil halk merkezleri'nin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Şaron da toprakları Batı Şeria ile bitişik bir Filistin devletini destekleme sözünü tekrarladı. Sorun şu ki, bunları söylerken iki lider de birer sopa yutmuş gibiydi.
Bush'la yine eski dostlar gibi espriler yapmasına rağmen, Şaron'un her zamanki etkileyici havasından eser yoktu. Şaron çiftliğe giderken yolda Abbas'tan bayağı şikâyetçi olmuş ve Gazze Şeridi'nde yeniden ateş açılmasının Bush'la konuşmasında önemli bir yer alacağını söylemişti. Gelgelelim pazartesi günkü manzaraya bakılırsa Amerikalılar bu mesajdan pek etkilenmemiş, her iki tarafın da kendi verdiği sözlere sıkı sıkıya sarılması gerektiğini tekrar etmişler. Nitekim Şaron basın toplantısında taktik değiştirerek Abbas'ı eleştirmekten kaçınıp, onun "teröre karşı daha fazla çaba harcaması" gerektiğini söylemekle yetindi.
Aslında Şaron ile Bush'un anlaşmazlıklarını açık etmekle kaybedeceği fazla bir şey yok.
Şaron Likud'daki rakiplerine 'sahibinin sesi' olmadığını, Bush da Avrupalı ve Arap dostlarına Şaron'un oyuncağı olmadığını göstermiş olacak.
Şaron açısından bakıldığında Bush'un en önemli mesajı "önümüzdeki yıllarda da kendisiyle birlikte çalışmak istediği"ydi. Bu ise, rakiplere ve İsrail'de beklenen seçimlere yönelik ilginç bir işaretti. (İsrail gazetesi, 12 Nisan 2005)