Bush yalancı çoban!

Irak savaşına gerekçe gösterdiği kitle imha silahları yalan çıkan Bush yönetimi zorda. Bağdat'ta gazetecilere verilen brifingde Amerikan askerlerini öldüren silahların İran'dan geldiğine dair 'kanıt' gösterildi.
Bu istihbarata ABD'li siyasetçiler bile inanmadı. Senatör John Kerry ve Senato üyesi Christopher Dodd "Yönetimin kanıtları Irak deneyiminden ötürü Kongre'de şüpheyle karşılanacaktır" diye konuştu.

WASHINGTON/TAHRAN - Irak savaşına gerekçe gösterdiği kitle imha silahları koca bir yalan çıkan Bush yönetiminin, bu kez İran'ı Irak'taki ABD güçlerine yönelik saldırılara silah sağlamakla suçlaması tüm dünyada kuşkuyla karşılandı. Bush yönetiminin iki resmi basın toplantısını iptalinin ardından, Bağdat'ta kimliği gizli tutulan üç Amerikalı yetkilinin bir grup gazeteciye İran'dan geldiği öne sürülen silahların görüntülerini göstermesi, uluslararası toplumda 'deja vu' hissi yarattı. Demokratlar bile Bush yönetiminin iddialarını benimsemezken, Tahran 'Hepsi uydurma' dedi.
Amerikalı yetkililer, önceki günkü brifinge kayıt cihazları olmadan aldıkları gazetecilere, Haziran 2004'ten beri en az 170 ABD askerini öldürüp 620'sini yaralayan 'delici patlayıcı'ların (EFP) imalat izinin İran'a uzandığını aktardı. Amerikalılar, Şii lider Mukteda Sadr'ın Mehdi Ordusu'na silah sevkıyatını Devrim Muhafızları'nın Kuds birliğinin yaptığını, bu gücün de İran dini lideri Hamaney'den emir aldığını iddia etti.
'Misilleme yapılsın istiyorlar'
Senato Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Christopher Dodd, "Geçmiş istihbaratları hatırlayarak şüpheyle yaklaşıyorum. İran'ın rolü vardır elbet, ama sorun diplomatik yoldan çözülmeli" derken, 2004 başkanlık seçiminin kaybedeni Senatör John Kerry aynı minvalde konuştu: "İran'la çatışmak yerine diplomatik olunmalı. Zira bölgedeki her uzman ve gözlemci bize İran'ın Irak'ı çökertecek iç patlama istemediğini söylüyor. Yönetimin kanıtı da Irak deneyiminden ötürü şüpheyle karşılanacak." Bush'un Ulusal Güvenlik Konseyi'nin eski İran direktörü Hillary Mann, Newsweek'e şöyle dedi: "Başkan'ın bazı danışmanları, İran'a saldırı için bahane yaratıyor. Mümkün olduğunca tahrik ederek İranlıların bir şey yapmasını ve ABD'nin buna misillemede bulunmak zorunda kalmasını sağlama peşindeler."
İran Dışişleri sözcüsü Ali Hüseyni ise şu çıkışı yaptı: "Böyle temelsiz iftiralar kanıt diye sunulamaz. ABD'nin kanıt uydurma mazisi epey uzundur. Kongre bile ikna olmadı. CIA zaten İran'ın Irak'taki sorunlara karışmakla suçlanamayacağını söylemişti."
'Yol bombası her yerde var'
Haber ajansları patlayıcı görüntülerinin bağımsız kaynaklarca doğrulanamadığına dikkat çekerken, Independent ABD'nin İran'la çatışma için zemin hazırladığı manşetini attı. Gazetenin Bağdat muhabiri Patrick Cockburn, ABD suçlamalarının 'pek tuhaf' olduğunu, çünkü Şii milislerle çarpıştıkları izlenimi yaratılan ABD güçlerinin aslında 3.5 yıldır eski Baas rejiminde sıkı askeri eğitimden geçmiş ve İran düşmanı Sünnilerle savaştığını, Sünni gerillaların ise Tahran'dan silah alma imkânı olmadığını anlattı. İşgal sonrası Saddam'ın yağmalanan cephaneliklerinden alınan ağır top güllelerindeki patlayıcıların pil ve oyuncuklarda bile bulunan basit uzaktan kumanda mekanizmasının yardımıyla yollarda infilak ettirilen patlayıcılara dönüştürüldüğünü aktaran Cockburn, bunların 1919-1921'de İrlandalılar tarafından Britanya işgaline karşı ve 2. Dünya Savaşı'nda tüm ordular tarafından yaygın olarak kullanıldığını anlattı.
Amerikalıların EFP terimini kendilerine karşı yeni silah kullanıldığı izlenimini vermek için kullandığını, bunlarla hiç de iddia edildiği kadar çok Abrams tankı imha edilmediğini öne süren Cockburn, 'Nereden nereye' istihzasından kendini alamadı: "Dört yıl önce Bush ile Blair, Iraklıların uzun menzilli füze geliştirecek teknolojiye sahip olduğunu, nükleer silah geliştirmeye de çok yaklaştığını iddia etmişti. Oysa şimdi Iraklıların İran yardımı isteyecek denli geri kalmış olduklarını söylüyorlar." (Dış Haberler)