Bush yönetimi artık örtbas edemiyor

Irak hükümetinin bitmeyen sivil katliamları karşısında kapıyı gösterdiği Amerikan özel güvenlik şirketi Blackwater, Bush yönetiminin kanatları altında olmasına güvenerek yeniden Bağdat sokaklarına döndü. Ancak Irak'ta direnişçilerle...

BAĞDAT - Irak hükümetinin bitmeyen sivil katliamları karşısında kapıyı gösterdiği Amerikan özel güvenlik şirketi Blackwater, Bush yönetiminin kanatları altında olmasına güvenerek yeniden Bağdat sokaklarına döndü. Ancak Irak'ta direnişçilerle PKK'nın eline geçen silahlarla ilgili Amerikan federal soruşturmasına uğramaktan kaçamayan Blackwater, Bağdat'ın 16 Eylül'de 11 sivilin katledilmesi olayına dair soruşturmasında da 'hiçbir tahrik altında kalmadan ateş açmakla suçlanıyor.' Zira elde bunu gösteren bir video kaset var.
Tüm bunlar, şikâyetlere 16 Eylül katliamına dek kulak tıkayan Bush yönetiminin, Cumhuriyetçi Parti'nin en büyük bağışçılarından Erik Prince'in patronu olduğu Blackwater'a artık sahip çıkmakta zorlanacağının işareti. Kuzey Carolina eyaletinin Raleigh kenti savcılığının Pentagon ve Dışişleri müfettişleriyle yürüttüğü kayıp silahlara ilişkin federal soruşturmaya yakın kaynaklar, Blackwater'a dava açmak için yeterli delil olduğu bilgisini verdi.
Suçlamaları yalanlayan şirket, silah kaçakçılığı suçunu 2007 başında itiraf eden ve şimdi soruşturmaya destek veren iki eski çalışanı hakkında ise şu açıklamayı yaptı: "İkili, şirketten silah çaldıkları ortaya çıkınca kovulmuştur. Olayı soruşturması için Alkol, Tütün ve Ateşli Silahlar Bürosu'na (ATF) başvurmuştuk."
Iraklı müfettişlerin raporuysa, Bağdat'ta Blackwater korumalarının direnişçi saldırısı üzerine ateş açıp meşru müdafaa yaptığı savunmasını yalanladı. Olay yeri yakınındaki bir polis merkezinin kamerası, korumaların hiçbir kıştırtıcı harekete maruz kalmadıkları halde 11 sivili öldürdüklerini gösteriyor. İçişleri sözcüsü Abdulkerim Halef konunun yargıya havale edildiğini, soruşturmanın genişletileceğini söyleyip ekledi: "Bakanlık, Blackwater'ın karıştığı ve 10 Iraklının ölüp 15'inin yaralandığı altı vakayı daha inceliyor. Bunlar da şirketin davasında kullanılacak." Washington Post, Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Muvaffak Rubai ve İçişleri Bakan Yardımcısı Tümgeneral Hüseyin Kemal'in, ABD ordusu ve Bağdat elçiliği yetkililerinin katıldığı toplantılarda, Blackwater'ı defalarca şikâyet ettiğini ama sonuç alamadığını yazdı. Kemal, yabancı güvenlikçilere Irak yargısında dokunulmazlık tanıyan 17 no'lu karara atıfla, "Irak hükümetinin ABD yargısında dava açmasını engellemez. Blackwater ABD yasalarına göre de suç işledi" diye konuştu.
Polisin gördüğü dehşet
Polis Ali Halef'in tanıklığı da 16 Eylül'deki dehşeti özetliyor: "Konvoy ulaştığında her zamanki gibi yol açmak için trafiği durdurdum. Sonra nedensiz araçların hemen üzerinden havaya dört el ateş açtılar. Fakat kurşunlardan biri aracının içindeki adama isabet etti. Hemen yardımına gittim, ölmüştü. Ardından eşi gözlerimin önünde başına isabet eden kurşanla öldürüldü. Ateş sürerken korunmak için kulübeme sığındım. Ölü çiftin aracı ise kapıları açık hayalet araç gibi hareket ediyordu. Amerikalılar otomatik silah hatta bomba atarla hareket eden her şeye ateş açıyordu. Panik vardı, herkes kaçıyordu. Her yerde ceset ve yaralı vardı. Yol kanla dolmuştu. Otobüs bile vuruldu, yolcuları yaralandı. Sonra küçük siyah helikopter saldırıya geçip alanı taradı."
Independent'a göre dört ay önce Irak Özel Güvenlik Şirketleri Birliği, 200 şirkete Amerikalı korumalarla Iraklılar arasındaki gerilimin silahlı çatışmaya yol açacağı uyarısı yapmış. (Dış Haberler)