Büyükelçi Wilson: İlişkilerimiz gayet iyi

ABD Büyükelçisi Ross Wilson: "Washington-Ankara ilişkileri gayet iyi, gerek sivil gerek askeri otoriteler arasında. Irak'ta büyük resme bakıyoruz. Ağırlık merkezi Bağdat."
Haber: ERDAL GÜVEN / Arşivi

Gazeteciler, ara sıra diplomatlarla bir araya gelir. Çoğu zaman yazılmamak kaydıyla konuşulur. Biz de yazı yazarken bunlardan yararlanır, dolaylı olarak kullanırız. Diplomatlar pek yazılmak kaydıyla konuşmaz. Yazılmak kaydıyla konuşma isteğinin diplomatlardan gelmesi ise ender görülür.
Dört gazeteci, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Ross Wilson'la önceki gün bu nadir isteklerden biri üzerine İstanbul'da bir araya geldik. Belli ki medya aracılığıyla iletmek istediği bir mesaj vardı Wilson'ın; yeterince iletemediklerini düşündüğü bir mesaj.
'Askerle ilişkiler de iyi'
Wilson, ağzındaki baklayı sohbetin ortasına doğru çıkardı: Ankara-Washington ilişkileri, gayet iyi; gerek sivil otoriteler, gerekse askeri otoriteler arasında... İttifakımız sağlam, ortaklığımız işliyor. Her alanda işbirliği içindeyiz ve ilişkilerimiz gelişiyor.
Türkiye ile ABD arasındaki 50 yıllık ittifak göz önüne alındığında bu ilk bakışta hiç de çarpıcı bir mesaj gibi gelmeyebilir. Ancak, epeydir Türkiye'de giderek yükselen bir Amerikan karşıtlığı ve Ankara-Washington ilişkilerinin dip noktasında seyrettiği yönünde bir genel kanı var. Son olarak, hava sahası ihlali nedeniyle olup bitenler malum. Dahası ve belki de en önemlisi, Wilson'ın üstüne basa basa bize o mesajı verdiği saatlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da şunları söylüyordu: "Mesela içeri (Kuzey Irak) girip sadece PKK'yla mı boğuşacağız, yoksa Barzani ile de bir şeyler yapacak mıyız? Bir de ABD var ortada." Dahası Başbakan Erdoğan da, iki gün önce, Amerikan uçaklarının Türk hava sahasını ihlal etmeleriyle ilgili olarak, "Tekrarı halinde ne olacağı zaten bellidir" demişti. Yani, sivil otoritenin başıyla askeri otoritenin başı, düpedüz, ABD'yle bir silahlı çatışma olasılığından söz ediyordu.
Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK varlığına karşı ABD'nin kayıtsızlık olarak değerlendirilen tavrına dair hayal kırıklığıyla karışık bir öfke bulunduğu vakıa. Her PKK saldırısından sonra bu kayıtsızlığın daha fazla battığı da.
'Irak'ta büyük resim'
Wilson, dünkü sohbetimizde, Türkiye'deki bu genel haleti ruhiyeyi ve Ankara'nın PKK'ya ilişkin beklentilerini anladıklarını söyledi. "Peki sizi harekete geçmekten alıkoyan nedir" yolundaki sorumuza ise özetle şu yanıtı verdi: "Biz büyük resme bakıyoruz. Şu anda Irak'taki sürecin ağırlık merkezi Bağdat." Bu da demek oluyor ki ABD'nin önceliği hâlâ Irak'ın bütününde güvenlik ve istikrarın sağlanması, dolayısıyla da merkezi yönetimin güçlenip ülke genelinde hâkimiyet kurması.
Buna karşılık ABD yönetimi, PKK'ya karşı kurulan üçlü mekanizmanın (ABD-Türkiye-Irak) işlediği görüşünde. Wilson, emekli orgeneral Edip Başer'in görevden alınmasını ise şöyle değerlendirdi: "Bu, daha ziyade Başer'in hükümet aleyhinde söylediği sözlerle ilgili. Başer'in yerine hemen Büyükelçi Rafet Akgünay'ın getirilmesi, Türkiye'nin de bu mekanizmaya güvendiğini gösterdi." ABD'li büyükelçi, Türk basınında ortaya atılan bir iddiaya yanıt olarak emekli orgeneral Joseph Ralston'ın işinin başında bulunduğunu belirtti. "Daha geçen hafta kendisiyle konuştum, istifa etmeye de hiç niyeti yok."
Wilson yine de PKK konusunda Türkiye'de eleştiri oklarının ABD'ye yönelmesini normal bulduğunu belirtti. ABD'li diplomat, bu eleştirilerin dozunun giderek artmasını ise bambaşka bir nedene bağladı: "Ne de olsa Türkiye'de seçim zamanı." Bu bağlamda, Türkiye'nin hava sahası ihlaliyle ilgili rahatsızlığını abartılı bulduğunu da saklamadı Wilson: "Olay, tamamen bir kaza. İnsan hatası. Pilotlar da insan sonuçta. Üstelik söz konusu sınır zikzaklı. Hiçbir şeyin işareti değil o olay, hiçbir mesaj falan da içermiyor. Yapmayın, biz müttefikiz!" Peki Türkiye'deki darbe tartışmalarını nasıl değerlendiriyor, Türkiye'de, 'Artık darbe olmaz' diyebilir miydi: "Türkiye'nin tarihini biliyoruz. Buna karşılık Türkiye'nin anayasal kurumlarına, demokrasisine güveniyoruz. Ama tabii hiçbir şeyden tam emin olamazsınız, hiçbir şeyin garantisi yok."
Ya abartı ya küçümseme
Günlerdir, haftalardır bizim siyasileri, askerleri dinliyorum, dün de Wilson'ı dinledikten sonra çıkardığım sonuç şu: İlişkilerdeki soğukluğu ya Türkiye abartıyor; ya ABD hafife alıyor. Ama şu kesin: ABD Türkiye'deki siyasi tartışmalarda kullanıldığını, malzeme yapıldığını düşünüyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

* * * * *
Bush: Irak'ta sözüme sadığım
ABD Başkanı George W. Bush, kilolarının bozuk olan sağlığına olumsuz etkisini kırmak maksadıyla zayıflamak için ABD'deki Mayo Kliniği'ne yatan Irak'ın Kürt kökenli Devlet Başkanı Celal Talabani'yi önceki akşam Beyaz Saray'da ağırladı. Irak hükümetine yardım sözüne 'sonuna kadar sadık oldukları' mesajı veren Bush, Talabani'ye Irak hükümetine yardım için kısa süre önce Ulusal Güvenlik Danışmanı yardımcılığından istifa edeceği duyurulan Meghan O'Sullivan'ı özel temsilci olarak yollayacağını aktardı. Talabani ise güvenliğin ABD ordusundan aşamalı devrinin süreceğini söylese de bir takvim vermedi.