Çin Erdoğan'a hesap sordu

Çin Erdoğan'a hesap sordu
Çin Erdoğan'a hesap sordu

Urumçi sokaklarında Çin askerleri kol gezerken, şüphe edilen herkes didik didik aranıyor. FOTOĞRAF: AFP

Çin, Erdoğan'ın Urumçi'deki olaylara dair 'adeta soykırım' sözlerini geri almasını talep etti. Resmi basın üzerinden Erdoğan için 'Gerçeği saptırıyor' denilirken, bir gazete 'Türkiye yeni şer ekseni mi' diye sordu

PEKİN/URUMÇİ - Doğu Türkistan’daki etnik gerilim sürerken, Çin yönetimi Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 5 Temmuz’daki Uygur isyanıyla başlayan ve Çinli Hanlarla çatışmalara dönüşen olaylar için ‘adeta soykırım’ tavrına karşı sesini yükseltti. İngilizce yayınlanan resmi gazetesi China Daily’de dün ‘Gerçekleri saptırmayın’ başlıklı başyazıda, Erdoğan’a şöyle yüklenildi: ‘Erdoğan’ın Sincan’daki gösterileri ‘adeta soykırım’ diye nitelemesi sorumsuz ve temelsiz bir suçlamadır. Ölen 184 kişiden 137’sinin Çinli Hanlardan oluşması olayın niteliğini ortaya koyuyor’.
Pekin’in, şiddetin en büyük özerk bölgeyi ayırmaya çalışan dış güçler tarafından organize edildiği görüşünü yineleyen yazıda, Erdoğan, Çin hükümetinin Urumçi’de nizamı tesis için yaptıklarını görmezden gelerek ‘Çin’in içişlerine müdahale’ etmekle suçlandı. Çin’in farklı etnik grupların uyumu için çaba harcadığı belirtilerik örnek olarak tek çocuk politikasının etnik azınlıklara uygulanmadığı, Uygurlara tüm Çin coğrafyasında yaşama imkanı tanınmasına dikkat çekildi. Radikal’in yorum sayfasında geniş yer verdiğimiz yazı, ‘Erdoğan’ın Çin’in içişlerine müdahale anlamına gelen sözleri Uygur ve Hanların kalıcı barışı arzuladığı bir dönemde en son duymak istedikleri şeydir’ diye sona erdi. 

‘Uygurlara desteği kesin’
Global Times’da 10 Temmuz’da Mo Lingjiao imzasıyla çıkan makalede, Çin karşıtlığıyla suçlanan Türkiye için ‘yeni şer ekseninde mi’ diye soruldu. Urumçi’deki olaylara tüm dünya temkinli yaklaşırken, Türk hükümeti ve sivil toplum örgütlerinin boykot gibi ‘komik’ yöntemler önerdiği anımsatılan yazıda, Ankara, Türkiye’de sürgünde yaşayan Uygur nüfusu nedeniyle Çin’i karıştırmaya çalışmakla suçlandı. Pekin’in İstanbul’da 2003’deki Kaide saldırılarını kınadığı anımsatılan yazıda, ‘Türkiye’nin Uygur ayrılıkçı ve teröristlere desteği Çin kamuoyunda sadece infiale sebep olur. İlişkiler mahvedilmek istenmiyorsa, şer ekseninde durulmasından ve bu ayak takımına destekten vazgeçilmeli’ denildi.
Çin Dışişleri sözcüsü Çin Gang da dün yaşananları ‘terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılık’ diye anarken, bunlara himaye, destek ve finansmanın kesilmesini istedi. Çin, Uygur nüfusunun son 60 yılda arttığını iddia edip, “Bu hangi ülkede soykırım olarak nitelenebilir” diye sordu.
Urumçi’de önceki gün iki Uygur’un öldürülmesi, birinin ise dövülmesinin ardından gerilim sürerken, Çin medyası bu kişilerin bir camide polise saldırmadan önce ‘cihat’ haykırışlarıyla cemaati kışkırtmaya çalıştığını yazdı. 

Kaide’den Çinlilere tehdit
Hal böyleyken Kaide de ‘topa girdi’. Kaide’nin Kuzey Afrika kanadı ‘Müslüman Uygurların intikamı için”, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da çalışan Çinlilere saldırma tehdidi savurdu. Çin ise dünyadaki tüm Çinlileri terörden korumak için her önlemi alacağı yanıtını verdi. 100’den fazla Çinli aydın ise yayınladıkları mektupta, geçen haftadan beri haber alınamayan Uygur ekonomist İlham Tohti’nin serbest bırakılmasını istedi. (Dış Haberler)